Çürük Elma

Zaman öyle bir şeydir ki her canlıyı süresi içerisinde olgunlaştırır. Süresi geçmeye başlayınca çürütmeye yok etmeye başlar.Toplumun öyle kalıcı ve sağlam değerleri var ki zaman değişse de, kurallar değişse de o değer değişmez.Böylesi değerler unutturulur ama yok edilemez. Örneğin toplumu koruyanlar, insanlık adına eser ve buluş yapanlar,toplumun çıkar ve menfa atlarını kendi çıkar ve menfa atını üstünde tutanlar.Kolay kolay unutulmazlar.Zamanla  sessiz kalırlar ama asla yok edemezler. Yaşayan bireylerin  emeği,alın teri,fikir ve ürettikleri ürünler bir şeyin şahsi menfaatine aitse  toplumda pek dikkate alınmaz.

         Elmanın bir yanı çürümüş diğer yarısı çürümeye meyilliyse o elmanın tadı bozuk demektir. Diğer elmalardan derhal uzaklaştırılmalı. Toplumda suç ve  yanlış yapanları da cezalandırılıp mahkum ediyorlar. Peki adalette çürüklük varsa ne yapmalı? Toplumun ahlak değerleri bozulmuş, yalan, talan, rüşvet, kayırmacılık artmışsa. Ticaret bozulmuş, bire aldığını ona  satıyorsa. Yalanı gerçeklerin üstünde tutuyorsa. Helalı harama karıştırıp, dini çıkarı için her yerde kullanıyorsa. İnsanları uyuşturup, köle misali çalıştırıyor, haklarını vermiyorsa. Hak hukuk, adalet karşısında varlıklarıyla varlıksız aranıyorsa. Elmanın tadı bozulmuştur. Elma çürümüştür. Diğer elmaların yanından uzaklaştırılmalıdırlar. Veya yeni mahsul elmaları sağlam ve sağlıklı eğiterek üretmeliyiz.

            Toplum olarak huzur, mutluluk geleceğe güvenle bakmak isteriz. İnsanız Dünya'ya bir kez geldik, onurumuz, şerefimiz, gururumuzla yaşamak her bireyin doğal hakkıdır. Öyleyse yanımızda yöremizdeki bu çürük elmalar niye. Cumhuriyetin en güzel faziletlerinden biri de kişilere seçme ve seçilme hakkının verilmiş olmasıdır. Allah akıl, fikir vermiş ki düşünüp taşınıp oy zamanı oyunuzu toplum olarak, toplum yararına kim fazla çalışıyorlarsa ona verin diye. Aklın ve ortak yaşamın yolu birdir. Dövüşe, kavgaya, şiddete gerek kalmaksızın, karşımızdaki insanları da kendimizden bir parça görerek, düşüncesine saygılı, hoş görüyle oyumuzu kullanmalıyız. O zaman çürük elmaları hep beraber ayıklamış oluruz. Haksızlık ve yanlışı kim yaparsa yapsın  karşısına toplum olarak çıkarsak adaleti hep beraber sağlamış oluruz.

            Hep deriz ya ''çok laf yalansız, çok mal haramsız olmaz." diye. Çürükler kötü model olarak, toplumun her değerini çürütmeye devam edeceklerdir. İçinde bir kaç tane çürük elma var diye sağlamları gözden çıkarmayalım. Sağlam elmalara sahip çıkalım. Bu kasadan başka kasamız yok. Ya hep beraber sağlam ve sağlıklı yaşarız veya da hep beraber çürür, kokuşur birbirimizi yer dururuz. Adaletin ışıkları hepimize eşit ve paylaştırıcı doğması dileklerimle.

            Sevgi yolunuz açık olsun...

 

 

          Süleyman Erkan    05-09-2015

                                  Şişli-İstanbul.