KORKU NEDİR BİLİNMEYEN DOSTLUK

Sevgili  Dostum,

Korkuyu sözlükler şöyle tanımlamakta “ Tehlikeli bir hal, sıkıntı veya bunlarla ilgili  düşüncelerin doğurduğu   heyecanla yüklü his”

Başka bir tanım ise “kaygılı ve endişeli,  tasa ile  üzüntülü  olma hali” olarak tanımlar korkuyu. İnsanlar genellikle çekindikleri, zarar görecekleri insan ve olaylardan korkarlar. Çevredekilerden veya bilinçaltından etkilenen  insana Bu öyle hal alır ki  kendilerine tehlike değil fayda verecek  şeylerden bile korkar hale gelir insan . Mesela okul korkusu gibi.. Bu korkuyu daha okulun başında yenen ve  okula gitme korkusunu sevgi haline getiren insan zamanla, hayatta rahat yaşayan ve zorlanmayan insan haline gelir.

Sevgili dostum,

Seninle kurduğumuz dostluğa baktığım zaman  bizim dostluğumuzda korkuya yer olmadığını, her sorunun bir çaresi olduğuna inandığımız için de korkularımızı  birbirimize olan sevgi ile çabucak atlattığımızı  söyleyebilirim.

Can dostum,

 Dostlukların sağlam olması için insanların arasında korkuların en az olması ve  sevgilerin ise en yüksek mertebede olması onların dostluklarının pekişmesine sebep olur. Dostluklarda sağlamlığın sevginin artması, korkunun azalması ile doğru orantılı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Sevgili dostum,

Bugün günümüzde insanlara, özellikle de gençlere baktığımız zaman  yüzlerinde sevgiden çok korkunun izlerine rastlamaktayım.  Kişisel Gelişim dergilerinde şöyle bir ifade vardır. Ben bunu uygularım ama  ne yazık ki tam tersini görürüm. Bu ifade “yolda bir insanın yüzüne bakarsanız ve gülümserseniz, o insan da mutlaka size gülümseyecektir.”  Der. Ben de aynısını yaparım ama  çok insan içten  selam vermeyi bırak yüzüme “ bu adam bana neye bakıyor, deli mi manyak mı ?” der gibi bakan ve çoğunun da içten küfür ettiğini dudaklarının   hareketinden anlarım. Ne yazık ki yazılanları uygulamak çok zaman aynı  sonucu vermiyor. Bu da toplumun sevgisizliğini açıkça göstermektedir.

Sevgili dostum,

Başka bir  kişisel gelişim kaynağında veya takvimlerde “ bir insan başkalarını sevmiyorsa  o insanı da başkaları sevmiyordur” veya “ toplumda bakın, başkalarını sevmeyen insanları, başkaları da sevmiyordur” yazar. Bunlara ben inanmam. Günümüzde insanların ilişkilerini çok zaman,  her zaman demiyorum ama, maddi çıkarlar belirlemekte.

Sevgili dostum,

Bazen sevdiğimiz arkadaşlarımı çalıştıkları kurumlarda ziyaret ederim. İnsan davranışlarına çok da dikkat ederim. Maddiyata çok önem  veren İnsanlar,  bir birini çok seven iki arkadaşın  muhabbetinden rahatsızlık duyarlar. Bu onların yüzünden okunur. Birde kendisini anormal şekilde işe kaptıran insanların, işlerini zamanında yapmak dışında  gelen misafirleri ile de güzel şekilde ilgilenen arkadaşlarından rahatsız olduklarını ve  arkadaşlarını severek onları ziyarete gelen insanlardan da  memnun olmadıklarını gördüm.

Sevgili dostum,

Her şeyi maddiyat ve iş yapmaktan ibaret zanneden insanlar gerçek sevgiler besleyemeyecekleri gibi,  sağlam dostluklarda kuramazlar ve kuranlardan da kıskançlıklarından dolayı rahatsız olurlar.

Sevgili dostum,

İnsanların bu tutumlarında  kaybetmek korkusu yatar. Mesela sevdikleri bir arkadaşa başka bir arkadaşı ziyarete  gelse, arkadaşı  onlarla aynı yerde çalışsa bile dışardan gelen insan onlardan daha samimi sohbet etse  acaba bu arkadaşı  benden daha mı samimi,  onunla  sohbet ederken beni unutur korkusu vardır. Bu yüzden de telaşlanarak  gelen misafire soğuk davranma, sözlü taciz ederler. Mesela “bu saatte burada ne işin var*” derler . Halbuki ziyaret eden insan ona  gelmemiştir ki.  Bu davranışları ile insana  “ buraya gelmesen iyi olur” davranışları sergilerler..Halbuki gelen misafiri ciddiye akıp onunla iletişime geçseler belki de  gelen misafirin bilgi ve sevgisinden onlarda istifade eder.Maddiyat sevgisi ve bencillik ve elindekini kaybetme korkusu insanları işte böyle kıskanç yapar.

Sevgili dostum,

Korku ile yaşayan insanlar sevdiklerini kaybetme yanında, kendilerine sevgi gösteren insanların çoğunun kendilerine zarar vereceğini veya kendi çıkarları için bir beklentileri olduğunu zannederek ona göre davranırlar. Bir çıkar için  onlara yaklaşmayan ve sadece  insani duygularla yaklaşan insanlarda  bir süre sonra  muhatabından   sıcak ilgi bulamayınca  onlardan uzaklaşırlar. Yani korku insana daima kaybettirir ve ne kadar çok şeye sahip olsalar da  mutlu olmazlar. Karşılarındakine  güven duymazlar  ama karşılarındaki inanın ona hep güvenmesini isterler..Olur mu ama hep fedakarlığı karşısındakinden bekleme ancak  ya hastalıklı kişiliğin ürünüdür ya da karşındaki insanı aptal yerine koymaktır.

Sevgili  dostum,

Birbirini seven insanlar gerçek manada severse birbirlerini çevrelerinin söz atmalarına  soğuk davranmalarına, bakmazlar. Onlar dostluklarını başkalarını memnun etmek için değil, kendileri dostlarını sevdikleri için  bu dostluktan da yüce Mevlalarının memnun kalması  için  çaba harcarlar. Bizim seninle kurduğumuz dostluk gibi aynen .

Canım dostum,

Korkularını atan insan  yüce mevlasına daha çok sevgi besler “yaratılanı hoş gördüm yaratandan ötürü” diyerek kendisini gerçek manada seven  insanlar ile arkadaşlık kurarak onların sıkıntılarını  azaltmak için çaba harcarlar. Ben buna korkudan arınmış dostluk derim.

Can dostum,

 İnsan neye evet neye hayır diyeceğini de bilmeli ki, veya insanların ne zaman yanına gidileceğini veyahut da  ne zaman gidilmeyeceğini  bilmeli ki o zaman   o zamanda hayatı korkularla geçmesin.

Sevgili dostum,

Bazen bir insanla arkadaşlık kurarsın. Ona güzel önerilerde bulunursun. Fikirlerinin ne güzel olduğunu ve  harika olduğunu söyler. Ama bu fikirleri hiç uygulamaz ve  uygulanacak olanları da erteler durmadan. Davet edersin davetine icap etmez. Sen her hafta onu iş yerinde ziyaret edersin ama , onca davetine rağmen ne senin iş yerinde ziyaretine gelir ne de  evine. Ama senin çok sevdiğini söyler. Başkalarını iş yerlerinde ve evinde ziyaret eder. Bir gün senden bir istekte bulunur ve  hayır dersen hemen bozulur. Onca  fikrini savsakladığını görmemezlikten gelerek  ben olsam  sana yardım ederdim havasına girer. Bu dostluk mudur?  İnsanlara sorsan dostluktur. Hep ona gideceksin  hep isteklerini karşılayacaksın. O sadece söz de sana destek olacak özde olmayacak . Böyle şey olur mu ama ? Oluyormuş işte hayatta.

Sevgili dostum,

Bizler işte bunları yaşamadığımız için ve korkmadığımız için başkalarının  bizi ayıplamasını takmadığımızdan dostluğumuz da örnek dostluk olmaya devam etmekte.  Ben sana bir gelsem bana sen iki gelirsin ve şunu yapacağım dediğin zaman onu yaparsın ve asla ertelemezsin.

Sevgili dostum,

Korkuların biz üstüne giderek korkularımızı  yok edemedik ama en az düzeye indirdik. Bu en az düzeye indirme sonucunda da  düşüncelerimizi çekinmeden ve  doğru anlatmaya, güzel düşüncelerimizi yaşayama , ertelememeye, üşenmemeye   ve sorunlarımızı da hemen çözmeye baktık. Sonunda da mutluluk bizimle oldu.

 

Korkmadan dostluğumuzu pekiştirmeye devam edeceğiz . Buna ikimizde candan inanıyoruz. El alem ne derse desin.