YUNUSÇA SOHBET

   

             İnsanların birbirleriyle münasebetlerini düzenleyen kültürün bütün alanlarına dayalı her şekilde seslendiği kişi veya toplumu etkilemeyi başarması çok önemli bir noktadır.

            Bizim görevimiz zamanın kendisiyle barışık oluşu, gülümseyişi, mutlu olduğunu görmek,bu zeminin sürekliliğini desteklemektir. Zamanın ve mekânın huzurlu, güvenli, başarılı, donanımlı şekilde yarın olmasıdır.

            Gelin tanış olalım,

            İşi kolay kılalım,

            Sevelim sevilelim, 

            Dünya kimseye kalmaz.

           İfadeleriyle Yunus Emre’ye her dönemin önemine ve mevcudiyetine göre değer bulan bir dörtlüğü unutulmaz kılacağız. Israrla okuyacak, söyleyecek, bilmiyorum diyenlerinde gönüllü öğrenmesi için elimizden geleni yapacağız.

           İlmi çalışmaların devamında çok önemli ayrıntıların ortaya çıkardığı sanayi ve teknoloji gelişmelerinin gücüne inanmak gerek. Üreten bir toplum olmak, maddi zenginliği manevi değerlerle güçlendirmek mutlaka planlı bir şekilde devrede olmalıdır. Bu çalışmalar muhtemel birçok problemi daha oluşmadan, oluşmaya yüz tutmuşken çözüme kavuşturmuş olacaktır.

           Unutulmamalı ve iyi bilinmelidir ki başlangıcında eğitim diye bildiğimiz ve yıllarca çalıştığımız birçok şey, basın yayın, kültür sanat ve edebiyat yoluyla görev değişimi yapmıştır. Gelişmiş ülkelerin dünya kültürlerini ele geçirmek, kendini üstün görmek ve maddiyatın da rahatlığı ile müdahaleleri huzur getirmemektedir. İçinde bulunduğumuz asır mazlum milletlerin zor yaşadıkları yılları içinde barındırmaktadır. 

          Yazıların ara sokaklarında ifadelerin Yunusça olması için adeta sevda türküleri söylemekteyiz. Bizim dünya hayatımızda Ahmet Yesevi, Yunus Emre, Hacı Bektaşi Veli, Mevlana, Mehmet Akif Ersoy, Necip Fazıl Kısakürek, Arif Nihat Asya gibi daha nice değerlerin etkileri vardır. Bu etkiler ve muhabbetimiz devam edecektir.

Bizim ifade etmek istediğimiz ve okurken dinlendiğimiz,  huzura ulaşmak istediğimiz hâl Yunus Emre’de zirve yapmaktadır.  Sözü tesirli, manalı ve öz ile söylemenin üst seviyede, zirvede söylenişi o’na aittir. Tabii sözün söyleniş biçimi, tonunu da bize o söylemektedir.

          Söz ola kese savaşı, söz ola bitire başı

          Söz ola ağulu aşı bal ile yağ ede bir söz.

          Şiirde söz zirvedir dediğimizde, bu iki kelimenin ne kadar yakın akraba olduğunu, birbirini tamamladığını görürüz. Dil, kendini gösterme şansını yakalar. Dilin tadı ve lezzeti, huzur ve mutluluğu şiirle hedefine ulaşır, bu çalışmalar ve kullanışlar, mensubu olduğumuz dilimizi dünya dilleri arasında olması gerekli yerde tutar ve daha büyük başarıları da beraberinde yarınlara ulaşmamızı sağlar.

         Tabii ele alacak ve inceleyecek o kadar çok konumuz var ki, günübirlik oluşan ve bizleri üzüntüye götüren her şey beynimizi kilitlemekte, çalışmalarımızı da olumsuz yönde etkilemektedir.

Biliyorum ülkemizde mutlaka sağduyu hâkim olacaktır.

         Uğruna şehit düştüğü, toprağa verdiğimiz evlatlarımızın acısı yüreğimizi yakıyor. Terörün yaraları derinleşiyor.

         Umarım gözleri ve beyni kapalı tutan perdeler açılır.

         Doğruya ulaşmak, konuşmak zor olmasa gerek.