Selamın Önemini Anlayan Dostluk

Sevgili  Dostum,

Bazen bizleri  dini konularda sohbetlere de davet ediyorlar, kültürel ve sanatsal sohbetlere de. Bizlerde  “Davete icabet sünnettir” diyerek severek gidiyoruz. Orada  bir çok insanla tanışıyoruz. Tabii ki amacımız da  yeni tanıştığımız insanlar ile, seninle kurduğumuz  dostluk  gibi, gerçek dostluklar kurabilmek ve bunu da   ömür boyu devam ettirmek temennisi ile  bu sohbet ve toplantılara gidiyoruz.

Sevgili dostum,

Sohbetler o kadar güzel ve  samimi görünüyor ki, sohbetlerden sonra çay kahve  muhabbetleri gerçek manada  ikinci bir sohbet oluyor.”Nerede çalışıyorsun, nerede oturuyorsun, seni sevdim, devamlı görüşelim, ailece  sohbet edelim” konusu ile başlayan sohbetler sanki  ölene kadar devam edecekmiş gibi görünüyor. Telefonlar alınıyor, “semi ziyaret edeceğim” sözleri veriliyor.  Ertesi gün o sohbette tanıştığın  Üniversiteli genci yolda gördüğün zaman seni tanımamazdan geliyor. Hocaları soğuk bir selam ile uzaktan geçiyor. Ya biz dün sohbet eden adamlar değil miydik? Hani ne  sözler  ne konuşmalar yapmıştık.

Sevgili dostum,

Bu muamelelere maruz kaldıkça senin ne kadar içten dost olduğunu ve   dostluğun ve devamlı dost olmanın o kadar kolay olmadığını ve sohbet etmek ile dost olmak  kavramlarının  çok ayrı kavramlar olduğunu   yarım asırlık yaşantımızda yeni yeni  anlıyoruz..Madem dostluklar pekişmeyecek, madem  sohbetten sonra selamlar  alınmayacak , yüzlere bakılmayacak, o zaman sohbete gitmenin ne anlamı var? Bir gün başka öbür gün başka olacaksak sohbet yerine evde kitap okuyalım da gelişelim daha iyi.

Sevgili dostum,

Amaç  konuşmak değil, kalıcı dostluklar kurmak olmalı  sohbetlerde. Sana ve   dinleyene faydalı olacak beyninde kalıcı izler bırakacak ki o zaman   o sohbetin faydasına inanarak  gidelim.

Sevgili dostum,

Boş sohbet  etmek, yeni dostluklara  kapı açmayacak  konuşmalarda bulunmaktansa kitap okumayı tercih ediyoruz.Nu da okuduklarımızı anladığımız ve hayata da uyguladığımız zaman  bizlere  artı değer katıyor.  Hem de sevdiğimiz kitapları tekrar tekrar okumak bizlere zevk veriyor. Bu yüzden  boş sohbetler etmek yerine okumayı tercih ediyoruz.

Bununla amacımız sohbet edenleri küçümsemek , hor görmek değil.  Bizim sohbetlerden fayda sağlamadığımızı, karşımızdaki insana güven vermediğimizi   anlıyoruz. O zaman yapacak şey, faydamız olmayacak  ve insanlara güven ve  saygı aşılayamayacağımız  ortamlardan sessiz sakin olarak uzak kalmak en iyisi Çünkü bizim amacımız  öğrenmek. Sohbet etmek   değil. Öğrenemeyeceksek konuşmanın ve  dinlemenin bir anlamı da kalmıyor.

Sevgili dostum,

Bir insanla sohbet etmiş ve “ seni ziyarete geleceğiz” demişsek hiç olmazsa bir kere ziyaretine giderek o sözümüzü  yerine getirelim. Sen ve ben bunu yaparız ama   toplumda  çok insan buna dikkat etmiyor. Söz  özdür ve sözünde durmayan insan da  kalabalıklar arasında bile yalnız kalır ve  bu sözde durmama onu huzursuz eder. Bu tür söz verip de sözünü yerine getirmeyen insanların  yaşadıkları ruhsal ve duygusal sıkıntısını   yüzlerine baktığımız zaman anlayabiliriz. O yüzden   biz  konuşurken ne konuştuğumuza dikkat ederiz ki yalana dilimiz alışmasın ve   doğru söyleyen insan olarak tanınalım. Biz doğru olan insan olmaya gayret edersek toplumda  az sayıda da olsa doğru olan ve  “sözümüz özümüzdür” diyen ve buna  inanan insanlarda gelip bizi bulurlar. Bizde  öyle insanlar  ile dost olmanın sevincini yaşarız. Bazen  bir dost bile dünyadaki milyonların yapamadığı sevgi ve yaşama sevincini bize  aktarabilir. Tıpkı senin gibi..

 

Sevgili dostum,

Yukarıda anlattığım sohbette konuşup da ertesi gün görmemezlikten gelme durumu  insanların  özgüven noksanlığı ve   hastalık derecesine  o insanların içine yerleşmiş olan önyargılardan meydana gelmektedir.Bu önyargıları içinden söküp atamayan insan da  böle çelişkili durumlara devam ederek  ömür boyu bunun sıkıntısını yaşar ve kalabalıklarda , büyük topluluklar içinde bile kendisini   yalnız bularak  bunalımlı bir hayat yaşar.

Sevgili dostum,

Bu yüzden  ilk tanıştığımız insanla mesafeli olsak, O insan hakkında  dedikodu duysak bile mesafeyi ilk başta koruyarak ama selamı sabahı da kesmeden   tanımaya bakmak lazım. Sonrasında bizi rahatsız eden davranışı çok olursa uzak kalırız ama  sabredersek bakarsın o da senin gibi  dostumuz olur.Böyle  çok arkadaş dost edinmiştim tabii ki

Sevgili dostum,

Başkaları ne yaparsa yapsın biz sohbetlere katılınca  orada tanıştıklarımızı ve samimi sohbet ettiklerimizi unutmayarak  tekrar gördüğümüzde   onunla sohbet ederek  dostluğa devam edelim. Bakarsın ilk başta ufak tefek hoşlanmadığımız davranışlarını  bizim   sevmediğimiz davranışları da terk ederek dostumuz olur. Senin gibi onunla da dost oluruz .Böyle ne güzel olur değil mi?

Dostlarımızın  çoğalması , önyargılarımızın  ve   yanlış düşüncelerimizin  giderek azalması temennisiyle..