DERS YILI BAŞLARKEN

 

            Okullar açılıyor. Velî bir yetkiliye:

-Bu yıl öğrenciler için nasıl bir kıyafet belirlediniz?

-Ne giyerse giysin, efendim. Açık saçık gelmesinde… Başörtüsüne karışamıyoruz. Kot pantolonuna mı karışacağız.

            İyi oldu böylesi. Liseler de kavuştu özgürlüğüne, üniversite gibi. Ne idi o günler? Tek tip önlükler. Hepsi birbirine benzeyen öğrenciler. Biri suç işlese, diğerlerinden nasıl ayırt edilecek? Zengini yoksulu belli değil. Eski öğretmenlerde Eyüp sabrı varmış anlaşılan. Sınıfa giriyorsun kapkara bir topluluk. İnsanın içi kararır vallahi. Şimdi öyle mi ya? Allı yeşilli cıvıl cıvıl öğrencileriyle sınıflar birer cennet bahçesi gibi. Öyle ki eşarpla ayakkabı bile aynı renkte.  Baktıkça içi açılıyor insanın.

            Bazı dükkânların önündeki çarşaf çarşaf ilanlarda hâlâ çeşitli liselerin kıyafetleri duyuruluyor.  Kardeşim, bu insanlar günceli hiç mi takip etmezler? Okullarda tek tipi kaldırdığımızı Mısırdaki sağır sultan duydu. Bunlar hala Kovaloğlu’na tıraş oluyorlar.

            Geçenlerde bir emekli öğretmen anlatıyordu: Duvarın dibinde, penceremin altında ortaokul öğrencisi olduklarını tahmin ettiğim üç dört kız öğrenci sigara içiyorlardı.

-Bu yaşta sigara içmeye utanmıyor musunuz? Şimdi müdürünüzü arayacağım.

-Hangi okulda okuduğumuzu nerden bileceksin?   

-O zaman çocuk polisini arayım da görün gününüzü.

-Bizden de selam söyle, dede)

            İlahi hocam ne yitirdin de ne arıyorsun? Kendini rahmetli Halis Cinlioğlu mu sandın? O, bağları bahçeleri, dereleri tepeleri gezer, okulunu kıran, yaramazlık yapan, istenmeyen maddeleri kullanan öğrencileri kulaklarından tuttuğu gibi okullarına teslim edermiş. Senin kızlar, yine iyi çocuklarmış ki dönüp sunturlu, yakası açılmadık bir küfür savurmamışlar, yüzüne karşı... Şimdiki çocuklara ebeveynlerinin bile gücü yetmiyor. Hocayla tartışan öğrencilere gelince onlar, kesin düz ortaokul öğrencileridir.

            İmam hatip ortaokulu öğrencileri olsalardı böyle mi davranırlardı? Gerçi onlar sigarayı sokak aralarında içmezler. Hırsızlık yapmaz, yalan söylemez, yetim hakkı yemez, ellerine, dillerine, bellerine sahiptirler.  Bulduğumuz uygun binalara imam hatip tabelasını boşuna mı asıyoruz, yani?

 

            Çabalarımızın tümü dürüst, hırsızlıktan haydutluktan uzak, ahlaklı ve dindar nesiller yetiştirmek içindir. Bunda da epey yol aldığımızı düşünüyorum.