İSTANBUL ÇÖ-KÜ-YOR

İstanbul'un çökmesi demek, herhangi bir felakete uğraması demek Türkiye'nin felaketi demektir. Felaketler gelmeden tedbirini alıp, yaşamımızı ona göre ayarlamalıyız. Dünyada sadece bir İstanbul var. O İstanbul ki tarih boyunca tüm milletlerin gözünün olduğu, yaşamak istediği yerin adıdır. Asya ve Avrupa'nın köprüsüdür. Karadeniz’le Egeyi buluşturan ve ortada salon olarak muhteşem Marmara’yı kullanan bir yer ve alandan bahsediyoruz. Bu beldede yaşamak ve vatan yapmak için ne canlar ve değerler verildi. Peygamber efendimizin de övgü ile bahsettiği şehrin adıdır İstanbul. Yüz yıllar boyunca değişik medeniyetler gelip geçti. Her medeniyet kendine göre bir eser bıraktı.

 

            Türkiye'nin hemen hemen tüm illerinden göç alan, gereğinden fazla büyüyen bir şehir. Ayrıca Dünya'nın her ülkesinden gezip görmek ve kalmak için gelen insanların buluştuğu muhteşem bir mekan. Peki, bizlerin ve dünya insanının bu kadar övgü ile met edilen şehre bizler gerektiği gibi koruyor muyuz? Bizlerin aç gözlülüğü, çıkar ve menfa atları yüzünden İstanbul çöküyor. Yollar aynı yol, kaldırımlar aynı kaldırım ama yapılan binalara bakınca katları sayarken insan şaşırıyor. Ayrıca ofisler, iş merkezleri ile insan hareketliliği sağlanmaktadır. Nasıl bir mimar ve mühendislik anlayışı ile inşa edilir bilinmez, yollarda taşıtlarla saatlerce beklersiniz. Yayalar için yürüyecek yollarsa hiç yok dersek uygundur. Medeni ve çağdaş uygar dünyada insana sunulan bunca imkanı kullanırken, neden mekanlarımız insanca yaşanacak bir yer olmaz şaşarım. Mimar ve mühendislerimiz elbette ilim ve bilimden elde ettikleri bilgileri siyasetçilerimize anlatırlar. Ne yazık ki siyaset insan için değil de oy ve çıkar için yapılırsa bu karışıklılığa şaşmamak gerek. Bu ve benzeri konular siyaset üstü olmalıdır. Arabaların egzoz dumanı, sesler, çöpler, daracık sokakta ve betonlaşmış bir şehir. Nefes alamazsınız, rahat uyuyamazsınız, gezip eğlenemezsiniz. İstanbul çöküyor.

 

            Alt yapısı olmayan yerleşim yerlerine muhteşem üst yapı yapılmakta. Ulaşımı Avrupa ve Rusya nasıl çözmüş bir gidip baksalar, inceleseler ya. Yedi katlı tren peronlarından bahsediliyor. Japonya da 300 km hız yapan trenlerden bahsediliyor. Bizlerin hala ulaşım sorununu konuşur dururuz. Hangi eğitimimizle, hangi teknolojiyle, hangi bilimle biz bu çöküşü durduracağız. Akılcı ve mantıkla düşünmeliyiz. İstanbul çökerse Türkiye belini doğrultamaz. Siyaset ve menfa atları bir kenara atıp, el birliğiyle yaraladığımız bu güzel İstanbul'u kurtaralım. İstanbul'un güzelliğini anlatmaya değil, sorunları nasıl çözülür çaresine bakılmalı.

            Bir kısım fabrikaları, üniversiteleri, sanayi ve üretim yerlerini Anadolu'ya dağıtılmalı. Çevre ve doğaya kıymadan tahrip etmeden gelecek nesillere yaşanacak bir yurt bırakmalı. Acı çeken İstanbul'a kulak verin. İstanbul ÇÖ-KÜ-YOR...

Süleyman ERKAN

19-09-2025 CUMARTESİ

Şişli-İSTANBUL.