TUTARLI DOSTLUK

 

 

Sevgili  Dostum,

“Tutarlı olmak” ne demektir? Çok insan bunu bilmediğinden dolayı dostluklarında seviye, gelişme ve kalite bulunmaz. Sadece dost olmuş olmak için de dost olunmayacağını bildiğimizden bizlerde dostluğumuzun “ Tutarlı  dostluk” olmasına büyük çaba harcamak zorundayız.Bugün mektubumda bunu anlatarak “tutarlı dostluk” konusunda seni aydınlatmak istemekteyim.

Can dostum,

“Tutarlı olma” dan ne anlamaktayım? Önce bu konu üzerinde durmak lazım.  Tutarlı olmak demek insanın  Kendi Düşünce ve duygularını  davranışlarına aktarırken  bir zamandan diğerine,  bir ortamdan diğerine  değişmezlik ve süreklilik göstermesi demektir. Yani insanın  bir şeye inanması ve onu  her zaman yapması tutarlılık olmakta.  Bizim dostluğa inanmamız ve her zaman birbirimize dostça davranacağımıza söz vermemiz ve buna uymamız “ Tutarlı dostluk” olmakta yani.Özü ve sözü bir olan insanlar karşılarına güven verecekleri için kendilerinin el emin yani güvenilir insanlar olarak tanınmalarına da vesile olacaklardır.

Sevgili dostum,

Birde Kişisel Bütünlük kavramına değinmek istemekteyim.  Nedir Kişisel Bütünlük? Kişinin kendi kendini aldatmaması ve  inandığı ilkeler ve  değerler çerçevesinde  yaşamını oluşturması ilkesidir.  Ama ne yazık ki günümüzde insanlar birbirlerini sevmedikleri halde  “ Birbirini seviyormuş gibi yaparak sevmek oyunu oynamaktalar. Kişisel Bütünlüğü ve tutarlılığı olmayan insanlarda zaten mutlu olamamaktalar. Tutarlı olmaya inanmak yetmez, bunu aynen hayatımıza da uygulamak ile olacak iş.

Can dostum,

Biz, bu dostluğumuza inandığımız gibi  geliştirmeye kendimizi adadığımız, aynı zamanda da dostluğun gelişimine   çaba harcadığımız için mutlu olmaktayız işte.  Kendini adama ne demek? Bunu çok insan bilmez. Kendini adama demek “ Kendinin bilincinde olan kişinin  vicdani yeteneklerini kullanarak  kendi zayıf taraflarını,  gelişmesi gereken yönlerini,  ya da yaşamından atılması gereken tutum ve davranışlarını  belirleyerek  daha iyi bir insan olmaya söz vermesi olarak tanımlayabiliriz.

Can dostum,

Yani bizler dostluğa kendimizi adadık ve bu dostluğun gelişmesi için nelerin gerekli olduğunu ve nelerin gerekli olmadığına bakarak  dedikodudan uzak, birbirimize yalan söylemeden, samimi duygularımızla, kendi özümüze de saygılı olarak  birbirimize ve kendimize karşı tutarlı olacağımıza her zaman söz vererek bunu da hayatımıza uyguladık. İşte bu aşamada da dostluğun hakikisini yaşamanın mutluluğuna erdik.İnsanın kendisini adayacağı ilkelerinin ve hayat felsefesinin olması da mutlu ve huzurlu olmasına sebep olacak mutlaka.

Can dostum,

Bu anlattıklarım çerçevesinde insanlar tutarlı olmadıklarından, dostluk dedikleri  arkadaşlıklara kendilerini bir insan gibi adamadıklarından dolayı da hayat onlara istedikleri  mutluluğu verememekte. İnsanlar geçmişteki hatalarını bırakarak   bundan sonra tutarlı ve kişisel bütünlük içinde  kendilerini dostluklara adarlarsa mutlu olacaklarına candan inanmaktayım.

Can dostum,

İnsanlar kişisel olarak kendilerini ifade edemediklerinden dolayı da dostluk kurmamaktalar çok zaman kişisel ifade ne demek? Tutarlı dostlukta neden gerekli? Bakın onu da size anlatayım. Kişisel ifade  etkili yaşam kurmak isteyen bilinçli kişinin, ilke ve değerlerini yaşamı boyunca gerçekleştirmek  istediği amaçlarını  yazılı olarak veya sözlü olarak belirtmesi.

Canım dostum,

Bizde söz vermek kolay ama tutmak, tutarlı olmak zordur. İnsanlarımız belki söz verme ve sözde durmamayı önemsemez ama  karşısındaki insan önemserse o zaman  karşısındaki insan “ ya kibirli olur ya gururlu. Halbuki  insanlar  kendilerini dinlemeyen, anlamayan ve dedikodusunu her fırsatta yapan insanlardan uzak kalmak haklarının var olduğunu göstermek için insanlardan uzak kalırlar. Bunu karşı taraf kibir olarak algılar. Mesela bizler dedikoduyu sevebiliriz ama karşımızdaki insan sevmiyor olabilir ve onun  dedikodu sevmemesi ve biz dedikodu yapığımız için de bizlerden uzak durma hakkı vardır her zaman.. Onun hakkına hiç kibir veya gurur deme hakkı da yoktur insanın .

Canım kardeşim,

Dostluğumuzda işte bu ilkeleri ön plana çıkardığımız için hem güzel dostluk kurmanın sevincini yaşamaktayız hem de  başkalarına nasıl dostluk kurulacağının dersini ve örneğini gösterdiğimiz için de mutlu olmaktayız. İşte dostluğumuzu pekiştiren ve geliştiren de  başkalarına örnek olmasını sağlayan da bu duygu değil midir?

Sevgili Kardeşim,

Tutarlı olmak  tutmaktan gelir. Nedir tutmak? Söz tutmak. Bilgi tutmak.İlkeleri tutmak. Kısaca bütünleşmek ve paylaşmak demek. Ama insanlar tutmanın önemini bilmediği için  tutarlı olmayı da önemsemez kendileri hata yaptıkları zaman hatalarının hoş karşılanmasını isterler..Başkalarının hatalarını da af etmek istemezler. Kısaca tutarlı olmak  işlerine gelmez. Halbuki bizler “ Kendisi için istediğini kardeşi içinde istemedikçe  insan kemale ulaşamaz” diyen bir dinin mensuplarıyız.  Bunu uygulamayan buna inanmayan tutarsız insana bizler nasıl hoş görüde bulunacağız?

Canım kardeşim,

Hayatımızda tutarlılıklar  ön plana çıkmazsa tutarsızlıklar ile kişisel ifadesi olmayan insanlar olarak günü kurtaran, o günün şartlarına uyarak haklıyı savunmayan, hakkı  vermeyen insanlar olursak zaman gelir ki bizlerin de hakkı yenir. Zamana göre davranırsak o zaman,  zaman bizim aleyhimize de olur “ Zamanın kime dost, kime düşman olacağı bilinmez” deyimi üzerine iyi düşünmek lazım değil mi ?

Canım dostum,

Tutarlılık  insana sadece dostlar kazandırmaz, ilkelere bağlı olarak yaşamayı, hayatı sevmeyi de öğretir. Ama küçük yaşta anne ve baba tarafından çocuklara tutarlı olmak öğretilmezse hayat  sonunda bizlere  her zaman mutsuz olacağımız, çok zaman “ keşke zamanında tutarlı olsaydık “ diyerek hayıflanacağımız  zamanları da sık görmeye başlarız. Bunu yaşamak istemiyorsak  tutarlılıklarımızı önemsemeliyiz.

Can dostum,

İlkelerden bahsetmiştim sana biraz önce. İlke merkezli bireyler olarak yaşamak da dostluklarımızın pekişmesine sebep olur.İlke merkezli birey,  yaşamını kendi özgür iradesi ile  seçtiği ilkeler içerisinde  yöneten, dört yaşam boyutunun  temeline bu ilkeleri  koyan kişi olarak tarif edebiliriz. İnsanların belli ilkeleri olmadan işlerine geldiği gibi, insanları sevemeden, sevgi gösteremeden nasıl yaşadıklarını düşünelim.. Tutarsız insanların mı yoksa tutarlı, çevresine sevgi gösteren insanların mı daha çok sevildiğini ve önemsendiği  bir düşünelim.

Canım dostum,

Biz işte bu ilkelere  göre tutarlı ve sevgiye dayalı bir dostluk kurduğumuz  ve insanlara da bu güzel duyguları aşılamaya çalıştığımız için dostluklarımızın tadını yaşamaktayız.

Bu  duygularla size selam ve sevgilerimi iletmekteyiz.

Dostun.