MUHALEFET

 

 

Muhalefet denince aklımıza ilk önce siyaset gelmektedir. Aslında bakıldığında yaşantımızın birçok alanında muhaliflik yaparız. Okurken okuldaki arkadaşlarımız arasında daha iyi olmak için yaptığımız yarıştaki tavrımız. Arkadaşımızın eksiklerini bulur, eleştiririz. İş hayatımızdaki çalışmalarımızdaki rakibimizi eleştirir, ondan daha iyi, güzel ve yenisini yapmaya çalışırız.

            Muhalefet bir yerde eksikleri görme, doğru ve iyiyi tarif etme sanatı olsa gerek. Eleştiriden ders alan, hatasını görüp yanlıştan dönenler kısa yoldan hedefe ulaşırlar. O başarı kendinin emek mücadelesi olduğu gibi muhalefette bulunmalarının da payı vardır. Genellikle eleştiri ve muhalefet demokratik toplumun vazgeçilmez unsurudur. Muhalefet eden kişi topluma kızmaz, öfkelenmez. Sadece saygı duyar. Haklı olduğu yanları savunur, eksik ve hatalı yanlarını düzeltir ve özür diler. Sadece baskıcı, dikta ve feodal toplumlarda eleştiri ve muhalefet olmaz. Bu gibi eleştiriler suç unsuru sayılır.

            Her birey öğrenip yaptığı eserin mükemmel, şahane olduğunu sanır. Bir başkası tarafından eksik yanları gösterildiğinde olgunlukla eleştiriyi kabullenen kişi demokrattır. Öfke ve kavgacı bir hırsla yaklaşanlarsa diktatördür. Bu bireyler kendinden başka üstün hiç bir kimseyi görmek istemezler.

            Günümüzün siyasetinde de bu böyle değil mi? İktidarda bulunanlar, muhalefetin hiç bir sözüne kulak asmazlar. Dedikleri hep olumsuzdur. Doğrusunu, yanlışını ayıklayıp ortak paydalarda buluşsalar, hem iktidarı yönetenler hem de muhalefet başarıya ulaşacaktır. Bu arada kazanan o ülkenin insanları olacaktır. Kazanmanın ve başarının yolu ortak akıldan geçmektedir. Birlikte yönetilen, birlikte kazanılan her şey güzeldir. Muhalefetsiz iktidar olmak ne kadar güzel olur. Çünkü ben yaptım, oldu bitti, denilebilir.

            Her eleştirinin ve muhalefet yapmanın bir yol, yöntem ve tekniği vardır. Acımasız, hırs ve öfkeyle yapılan muhalefet ve eleştiri de doğru değildir. Her zaman empati kurarak hareket etmeli. Akıl, mantığı ön plana koyarak bilim, kültür sanatı öne koymalıyız. Akılcı muhalefet yapmak, her iki tarafı da kazandırır, geliştirir. Yalanla, menfaat ve çıkarla yapılan her işin sonu hüsranla sonuçlanır. Çünkü "yalancının mumu yassıya kadar yanar."

            Muhalefetsiz geçen zamanda gelişmenin yavaş olduğu görülür. Bazı bireyler kendi kendilerine muhalefet yaparlar. Eleştirisini acımasız yaparlar. Aynanın karşısına geçer, yaptığı çalışmanın, hareketin sorgulanmasını karşılıklı konuşarak yaparlar. Hatanın, yanlışın, eksiğin nerede, ne zaman, nasıl yaptığını bulmaya çalışır. Eksiğini bulduğunda ödülü başarı olur. Başarı toplumla paylaşılır.

            Muhalefet yapmak bir eksiklik ve noksanlık değil, aslında yapılan eksikliğin tamamlayan bir unsuru olarak görülmelidir.

            Kısacak yönetenin okyanustaki pusulası, rehberi, kılavuzudur. Hatasız, eksiksiz, yanlışsız doğruyu bulmak ve ulaşmak zordur. Herkes bir şeyler öğrenirken hata yapar. Muhalif ve eleştiri de burada ortaya çıkar.

            Hayat denen iktidarınızda, muhalif olanlar rahat yaşar. Sevgi yolunda insancıl duygularla bir birimizi kırmadan, üzmeden muhaliflik yaparak huzur içinde yürümemiz dileklerimle.

            Başarı bizle başlar. insanlığın tüm boyutuna ulaşarak dorukta soluklanır.

 

            Sevgi ve saygı sizinle olsun.