AZ AMA SAMİMİYETLE DEVAM EDİLEN DOSTLUK

 

Sevgili  Dostum,

Günümüzde yaşadığım dostluklara bakınca , insanlar birbirinden korktuğu için  dostluklara ilk başta korku ile  temkinle , tedirginlikle bakmaktalar. İlk başta bu gözle bakılan ve başlanan dostlukların  zamanla samimi havada devam etse bile  , korkular ve şüpheler devam ettiği için zamanla unutulma , dostluktan sıkılmalar başlamakta. Bu benim açımdan olmasa da karşımdaki insanlarda  bunu gözlemledim.

Canım sevgili dostum,

Dostluğa  ilk başta korku ve temkinle yaklaşan insanlar, “ hele bir dostluk kuralım, onunla anlaşırsak anlaşırız, anlaşamazsak uzak kalırız, ya da  uzak dururuz” düşüncesinden kaynaklanmaktadır.  Biz ise ilk başta “ işte dost olunacak, dost kalınacak insan “ gözü ile dostluğumuza baktığımızdan dostluğumuz  samimiyetle bugünlere geldi. İnşallah aynı samimiyetle de devam edecek.

Can dostum,

İçinde samimiyet , sevgi olmayan dostluklar gerçek manada uzun ömürlü olamaz.

Nasıl ki ibadetlerde samimiyet olmazsa, ibadetler insanın  kötü alışkanlıklardan  insanı alıkoyamazsa , samimiyetten  uzak dostlukta usun ömürlü olmaz ve ibadetler gibi insanları kötülüklerden alıkoyamaz.

Can dostum ,

Hakiki dostlar başladıkları andan itibaren sevgi ile yoğrulursa, kesinlikle bitmez, uzun ömürlü hatta ömür boyunca devam eder. Belki de bu dostluklar .çocuklara miras bile kalır. Az ama öz ve samimi havada devam eden dostluklar  tabii ki çocuklara da  geçerek , onların da dost olmasını sağlar.

Can dostum,

Amcam ve babam  gerçek manada ağabey  kardeş ilişkisi yaşamışlardı ve  bunu samimiyetle  bir ömür devam ettirdiler. O kadar samimi havada devam ettirdiler ki, onların ağabey kardeş ilişkisi  bizim bazı amca çocuklarımız ile  devam etti. Hatta öyle hale geldi ki , bizim çocuklarımız da ağabey kardeş ilişkisini aynı samimiyetle devam ettirmeye  çalışmaktalar.

Can dostum,

Görüldüğü gibi samimiyetle, az ama öz ile devam eden akrabalıklarda dostluklarda  uzun ömürlü olmakta. Bizim dostluğumuz gibi…

Sevgili dostum,

Dostluk gerçek manada olursa , o dostluk çevreye pozitif enerji yayar ve hiçbir kötülük , o iki dost istemedikçe bozulamaz. Ama  sen  kötü niyetli insanlardan etkilenerek, dostluğumuza sorgulayıcı, şüphe ile bakan insan konumuna düşersen o zaman  bu dostlukta çatırdamaya başlar. Bozulmaya yüz tutar. Şüphe her zamana insanı olumsuzluklara  götürür. Bu yüzden şüphelerden uzak kalmak için dostluğumuza daha samimiyetle daha sevgi ile , daha bir bağla bağlanmak ve  bu dostluğu kuvvetlendirmeye bakmamız lazım.

Canım dostum,

Sadece seninle değil, başkaları ile de kurduğum dostluklara baktığım zaman uzun ömürlü dostluklarda dostların dış etkenlerden etkilenmemesi ve samimi olmasının yanında dostluğumuz hakkında konuşanlara karşı “ sağır olmasının” da etkisinin olduğunu anladım.Yani insan  bazı olumsuzlukları duymayacak ki, olumlu şeylere de olumlu aççıdan bakabilsin ve hayat ona  güzellikleri ve sevgi ile dostlukları versin. Bu yüzden ben de ilerleten hayatımda hakkımızda konuşan insanların boş ve faydasız sözlerini duymamaya ve değer vermemeye başladım. Değer verilecek sözlere değer verelim ki hayatımızda güzellikler daha hızlı  ve güzel yayılsın.

Dostum,

 Bazı işitme engelli insanlara rastlayanların “ sen duysan, seninle  sohbet edebilsek, dostluğumuz daha da pekişirdi” diye  güya iltifat ettiklerine şaşırarak şahit oldum. Bir insanla dostluk kurmak sadece duymaya ,  görmeye  mi şartlanmalı. İki insan gerçek manada dostluğa inanarak dostluk kuracağına inanarak dostluk kurarsa  o dostluk her şeye rağmen devam eder.

Can dostum,

Ben bilirsin ki , sevdiğim insana hemen samimiyetimle iletişim kurmaya bakarım. İnsanlar gerçek manada benim samimiyetime karşılık verirse , bu  karşımdaki insan usanmadan , samimiyetle dostluğuma karşılık verdiği müddetçe devam eder.Ama  insanlar hemen samimi olmadıklarından  biraz uzak kalırlar veya ben buna temkinli davranmak diyeyim. “Gözden ırak gönülden de ırak”  misali  insan benden uzak kalırsa bende ondan uzak kalmaya bakarım. Soğuduğumuz insanlara da bir daha kolay kolay ısınmamız  mümkün olabilir mi sence? İşte dostluklar her şeye şüphe ile bakmamız ve dostluklara sahip çıkmadığımızdan  ya bizler tarafından  ya da bir türlü şüpheleri içimize sokan şeytan tarafından dostluklarımıza zarar veririz. Şeytan ne de olsa güzel dostlukları istemez bilirsin. Onun ve  şeytan kılıklı insanların oyununu bozmak için dostluğa işte bu yüzden sahip çıkmalıyız.

Canım dostum,

Dostluk kurmak kolay, kurulan dostlukları devam ettirmek , daha doğrusu uzun zaman devam ettirmek ise  gerçek manada zordur. Neden hem dostluklar kurmayı candan isteriz, çok isteriz de sıra bunu yaşatmaya, uzun süreli yaşatmaya çaba harcamayız. Bunun tek sebebi olsa olsa bizim dostlukları yaşatmak için gerçek ve samimi manada  çaba harcamadığımızı gösterir.

Sevgili dostum,

Bu çabayı sen ve ben gerçek manada göstermekteyiz. Bu çabamızı çekemeyenler de dostluğumuz için her şeyi söylemekte . Sen ve ben bu konuşmalara sağır olunca, duymamazlıktan   gelince onlarda bir şey yapamamakta. İki kişi samimi olursa  Allah’ta onların  daha güzel dostluklar  kurmaları için zemin  hazırlar. Gerçek dostları Allah sever. Allah kendisine dost olanları da sever . İki kulun dost olmasını da  gerçek manada sever. O her şeyin az ama devamlı olanını , faydalı olan şeylerin her zaman devamlı olanını , çok ama  kısa vadeli olanına nazaran daha çok sever.

Can dostum,

 Bazen basından isleriz. İki insan hemen dost olur, sevgili olur , “ bizi ölüm ayırır ancak” diyerek beylik laflar da ederler. Sonunda da  bir bakarsın ki , sanki o beylik lafları edenler kendileri değilmiş , hiç dostluk yaşamamış gibi hareket eder ya da  birbirlerine hiç de  konuşulmayacak şeyleri konuşurlar.

Can dostum,

İşte bu insanlar dostlukta gerçek manada samimi olmadıkları ve  dostluğu kurarken en az birisi samimi olmadıklarından bu dostlukta hemen biter. Samimiyetsiz  kurulan dostluklar , çürük tuğlalardan yapılan yapılara benzer. Bir çürük tuğla sadece dostluğun değil, birbirine bağlı dostlukların da hemen bitmesine sebep olabilir.

Sevgili dostum,

 Biz de birbirine bağlanan, kenetlenen tuğlalar gibi bu güzel dostluğu devam ettirmeye azmettiğimizden işte dostluğumuzda hep yaşayacak ve bizler  bu dostluğu yarınlara da  bırakmak için çaba harcayacağız.

Sevgili dostum,

“Damlaya damlaya göl  olur, damlacıktan sel olur” diyen atalarımız az ama devamlı dostlukların zamanla çoğalarak  göl olacağını, bu göllerin de sel gibi insanlara sevgi taşıyacağını , güzel dostlukların önünde hiçbir kıskançlığın barınamayacağını  söylemişler anlayana . Biz de bizi düşünerek özlü sözler söyleyen ve  güzel dostluklar kuran atalarımızın dostluklarını samimiyetle yarınlara taşımaya gayret edelim.

Varsın el alem ne derse desin. El alem için değil kendimiz ve dostluğumuz için yaşayalım yeter ki…