ÜLKE BU HALE NASIL GELDİ?

Ülkemizde artık insanların birbirine saygısı ve tahammülü kalmadı. Facebook ve Tvıtter’da insanlar birbirlerine dinsiz, kâfir, it-köpek, şerefsiz, ahlaksız,hain ve küfür  gibi ağza alınamayacak kelimelerle hitap ediyorlar. Bunların başında Cumhurbaşkanı gelmektedir. Aslında sorumluluk makamında olanların, bin kere düşünüp bir defa konuşmaları gerekmez mi?

Herkes birbirini suçluyor. Aslında burada suçlanması gereken vatandaşlar değil 13 yıldır bu ülkeyi idare edenlerdir. Cumhurbaşkanı başbakanlığı döneminde muhalefet partilerine “Sivas’ın ötesine geçemezsiniz.”demişti. Eğer muhalefet partileri Sivas’ın ötesine geçemiyorlarsa suç kimin? Şimdi onlar da geçemiyor Sivas’ın ötesine…

Çözüm süreci” dediler, PKK-KCK’yı palazlandırdılar. Yaptıkları yanlışlıkların başında:

1.PKK’nın değişmeyen amaçlarını göz ardı ederek hafife aldılar.

2.Kürtleri PKK’dan, PKK’yı da bebek katili Öcalan’dan ibaret saydılar.

3.İmralı’da teröristlerden aldıkları kararları Diyarbakır meydanında ve TV kanallarında,Dolmabahçe sarayında milyonlarca insana okudular. Öcalan bölge halkına hükümet tarafından “ılımlı, zamanında namaz kılan, kimseyi incitmeyen bir lider” olarak sunuldu. Halka, akiller ve hükümet tarafından, o olmadan hiçbir şeyin çözülemeyeceği gerçeği vurgulandı.

4.”Çözüm süreci” denilen gaflet, rehavet ve sorumsuzluk hali sonucu göz göre göre yöre halkı PKK’nın rehinesi haline getirildi.

5.Yıllarca bölgede görev yapmış ve o bölgeyi karış karış gezen, tanıyan ve bütün istihbarat bilgilerine sahip özel hareket polislerini hallaç pamuğu gibi dağıttılar. Koruculuk sistemini hafife alıp, korucuları ve hükümet yanlısı aşiretleri PKK’nın kucağına attılar.

6.O zamanki başbakan ve bugünkü Cumhurbaşkanı bu milleti sürekli TV konuşmalarında ve yaptıkları toplantılarda “Türk,Kürt, Çerkez, Laz, Gürcü, Alevi, Sünni” diye etnisitesine ve mezhebine göre 36 parçaya bölerek insanların arasına nifak tohumlarını ekmeye çalıştılar.14 yıl öncesinde insanlar mezheplerini ve hangi etnisitesiye ait olduklarını umursamazlardı.

7.PKK bölgede vergi birimleri oluşturarak halktan vergi aldılar ve vermeyenlere ağır cezalar kestiler.

8.PKK’nın vatandaşlardan %10 çevre vergisi kesmesine; AKP’nin 2013 yılında verdiği Ramazan iftarında o zaman çözüm ortağı olan PKK’ya Başbakan Erdoğan, “Yüzde on da ne oluyor?” diye bu yüzden sesleniyordu.

9.PKK, devletten okul, hastane, ihalesi alan müteahitten, ihale bedelinin %10,karakol yapan müteahhitten %30 vergi tahsilâtı yapmış ve ödemeyi yapmayana yüksek faiz uygulamıştır. Vermeyeni cezalandırmış ve haraç vermeyenin şantiyesi yakılmıştır.

10.Devletin ve milletin birliğinden yana olan bir çok aşiret,bölgede oluşan fiili PKK yapılanmasının baskısıyla BDP/HDP  ve PKK’ya katılmaya zorlanmıştır. 

11.Teröristlerin heykelleri Belediyeler tarafından Diyarbakır’ın Dağ kapı, Urfa kapı ve Mardin kapı gibi meydanlarına dikilmiş, Van ve Diyarbakır’ın bazı yerlerine Kurtuluş Savaşında hainlik yapmış Seyit Rıza ve Şeyh Sait’in heykelleri yapılmıştır. Valilerden ve Emniyet güçlerinden ses çıkmamıştır. Hatta içişleri Bakanı Efkan Ala bunu hafife alarak, “Beherglas’tan yapılmıştır” denilerek hafife almıştır.

12.PKK öz savunma birlikleri kurarak mahallelerde kontrolü ellerine geçirmiş ve bu gün birçok il ve ilçede hendekler kazıp, buralara bombalar yerleştirerek polisimizin şehit olmasına sebep olmaktadırlar.

13.Güneydoğu da halen girilemeyen mahalleler var. Her gün şehit haberleriyle uyanıyoruz. Her yerde korku, her yerde meçhul ölüm…

14.Suriye’de Süleyman Şah türbesi aceleyle vatan toprağından alınıp PYD’nin hâkim olduğu yere getirildi. PYD’ye katılmak istenen PKK’lıların Urfa üzerinden Suriye’ye geçmesi için askerler eşliğinde PKK sempatizanlarının alkışlarıyla ve yemek masrafları da devlet tarafından karşılanarak Suriye’ye geçmeleri sağlanmıştır.

15.Suriye politikasında da taraf olduk. Oradaki muhalif örgüt başkanlarını İstanbul’da toplayarak onları yönetmeye kalktık. Suriye’yi karşımıza alıp düşmanlığını kazandık. Türkmenlere yardım ediyoruz diyerek İŞİD’e yardım elini uzattık. ABD ve AB ülkelerini karşımıza aldık.

16. Ege’de 16 adanın Yunanlılar tarafından işgali, Suriye’de iki uçağımızın düşürülmesi ve iki pilotunun şehit edilmesi, sınırda bir askerin şehit edilip bir askerin kaçırılması ve yakın zamanda Rusya’nın sınırımızı birkaç defa ihlal etmesi ve daha bunun gibi birçok olay karşısında tepkisiz kalmamız; bizim saygınlığımızı kaybettirmiştir. Kimse bizi dinlemez olmuş ve test etmeye de devam etmektedirler.

            İşte bu saydığım nedenlerle ülkemiz bir Ortadoğu ülkesi olmuştur. Irak ve Suriye’de olduğu gibi yakın zamanda Suruç ve Başkentin merkezinde bombalar patlatılmış, onlarca vatandaşımız katledilmiştir. Yetkililerin ellerinde istihbarat raporları olduğu halde bir şey yapamamışlar ve bunun sorumlusu olanlar ise hiçbir şey olmamış gibi havanda su dövmektedirler.

Yazık bu ülkeye…

Bu ülkeyi kan ve gözyaşına boğanlara lanet olsun!

Her yerde korku, her yerde kan ve her yerde ölüm…

Yok mu biçarelerin talihini değiştirecek yiğitler?

Bir Kasım bunun için tarihi bir gün olacaktır.

Haydi hayırlısı!