İnsanın En Büyük Gücü –Akıl-

Asırlar boyu bitmez tükenmez güzelliklerin onlarca farklılıkların çeşnileriyle üzerinde yaşadığımız vatan toprağımız…

            Öte yandan bu topraklar üzerinde yaşayan canlıların, canlılıkların, beşeri ilişkilerin en güzelini ve insanı değerlerin en özelini yüreğinde yaşatarak paylaşan yüce Türk Milleti ve gölgesinde huzur bulduğumuz ay yıldızlı al bayrağımız..! Asla vazgeçemediğimiz, uğruna onlarca canlar feda ettiğimiz sevdalarımızdır bizim.

            Günlerdir içimiz yanıyor. Biri bitmeden diğerine ağıtlar yaktığımız, göz yaşlarımıza dur diyemediğimiz şehitlerimize ağlarken, insanlığa yakıştıramadığım, adını koymakta zorlandığım bir başka acı ile tanıştık ülke olarak.

            Milleti mutlu edecek güzelliklere sevinemedik bile.

            Nedir bu gaflet… Allahım..! Nedir bu hıyanet..! Bu kadar kin ve nefret neden? Neler oldu bize..!

            İnsani genleri dış güçlere alınmış, damarlarında zehri-zıkkım dolaşan sapık ruhların gerçekleştirdiği çirkinlikler bunlar.

            Cumhuriyet Türkiyesinin iç ve dış siyasi otoritesinin boşluğunu dolduran aymaz güçler belli ki iş başındalar. Bu güçler dün vardı, bugün de var, yarın da olacaktır.

            Bu yüzden; Eyy..! Ülkemin güzel insanları, gençleriyle, çocuk ve yaşlısıyla, milli irade dediğimiz güçler uyanın artık. Diri kalmanın, dik durmanın ve hepsinden önemlisi AKLINI KULLANMANIN zamanı geldi geçiyor. Aklını başına topla artık. Bir Suriye, bir Irak bir Afganistan olmamak için, vatansız kalmamak için aklını kullan. Seçme ve seçilme hakkını kullarken dünü, bugünü, yarını sorgulayarak aklını kullan ve işlet.

            Doğru ve yanlışlıkları aklına tart ve geleceğe hedef koy.

            Unutma ki, “Aklın, beyninin en değerli ve önemli ürünüdür.” Akılcı düşünemediğin sürece, aklını işletemediğin sürece hep kaybeden olacaksın bunu asla unutma.

            Yüce yaradan akılları insanoğluna sunarken çok iyi kullanılmasını istemiş “Aklını kullanmayan onu işletemeyenlerin üzerine pislik yağdırırız.” Sözleriyle de uyarısını vermiştir.

            Zira akla uygun olmayan hiçbir şey hayatta geçerlilik kazanamaz. Bunun içindir ki akılcı, bilimsel ve gerçekleri görerek düşünürsek geleceğe o denli sağlam adımlar atarız.

            Kesinlikle akılcı düşünmek zorunluluğu var ülkem için. Çünkü bu topraklar bizim elimizdeki tek ana sermayemizdir. O biterse bizlerin de biteceği kesindir. O yüzden tarihimizi çok iyi belleyip anlamalı ve de anlatmalıyız. Coğrafyamızın hassasiyetini, önemini çevremize açıklamalıyız. Yurttaşlık görevlerimizi bilinçli ve akılcı düşünerek yerine getirmeliyiz. Tüm bunları yaparken de ülkemiz üzerinde oynanan kirli oyunların farkında olarak uyanık olmak, akıl yürütmek zorundayız.

            Çünkü bu oyunları, bu çirkinlikleri üreten güçler zaman akışı içerisinde kutsal dinimizi, maddi manevi kültür değerlerimizi, siyasi boşlukları kullanıp yozlaştırarak ve fırsatları kendilerince değerlendirerek insanlarımızın canını yakmaktadırlar.

            Yine diyorum ki, uyanık olmak, akılcı düşünmek zorundayız. İslami güzelliklerin suiistimal edildiğinin farkına varmalıyız artık.

            Söylenenlere, söylentilere veya rivayet ağırlıklı her söze kanarak doğruyu ve yanlışı akılcı yolla tartamadan inanmış olmanın sıkıntılarını yaşamıyor muyuz günümüzde? Oysa cehaletle savaşmak için gönderilen barış dini halâ anlaşılamayan güzellikleriyle cehalete peşkeş mi çekiliyor diye düşünüyorum. Ve derecesiz üzülüyorum.

            Diğer yandan maddi ve manevi kutsal değerlerimizin, kültürümüzün yozlaştırılması. Yine aklımızı kullanamamış olmanın sıkıntıları ve yıkıntıları ile doluyuz. Dilimiz, sanatımız, ilkelerimiz, örf adet ve geleneklerimiz ve de insani ilişkilerimizdeki estetik sunumlar. Hepsi algılarını kaybediyor birer birer.

            Siyasi arenaların yarattığı ortamların oluşturduğu boşlukların birileri tarafından doldurulması ülkedeki sıkıntıların ana temasıdır diye düşünüyorum. Çünkü bu boşluklar genellikle projeler dahilinde şer güçlerin ülkeler için geçiş kapısıdır. Bedeli ise oldukça ağır olarak milletlerin omuzlarına yüklenir. İşte bu yüzden aklımızı kullanıp, akla uygun olmayan inancın yaşam için, insanlık için hiçbir yararı olmadığının farkına varmalıyız artık.

            Toplum olarak yaşadığımız akıl tutulmasına son vermenin artık zamanıdır. Uyanık olmak zorundayız. Bu ülke hepimizin.

            Ülkesi ve milleti ile bölünmez bir bütün olan Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti birlik beraberlik, barış ve sevgi türkülerine gönül vermiş ülke sevdalıları ile bu çirkin projelere asla geçit vermeyecektir. Buna gücü de vardır.

            Aksi taktirde gidebileceğimiz, yaşayabileceğimiz, beslenip özgürce gezebileceğimiz bir ülke var mı? Hayır!

            Bizi bağrına basan tem vatan TÜRKİYEMİZDİR.

            Bunun içindir ki, bir gün ‘KEŞKE’ dememek için, yitirdiklerimize hesap vereceğimizi düşünerek en büyük insan gücü olan AKLIMIZI işletip, bilginin, bilimselliğin ışığında yolumuza devam etmeliyiz. Doğruları görebilmeliyiz.

            Zira “AKLIN YOLU BİRDİR.”

 

            Esen kalın.