İşaret Dili Kursu Öğrencilerinin sorularına cevabımız

Tokat Halk Eğitim Merkezinde

İşaret Dili Kursu Öğrencilerinin sorularına cevabımız

 

22 Ekim 2015 tarihinde Tokat Halk Eğitim Merkezinde İşaret Dili Kursunda Kurs Öğretmeni Levent Türkmen’in daveti ile bir konuşma yapmış ve konuşma sonrasında da soruları cevaplamıştık. İşte o soru ve cevapları burada da paylaşarak herkesin faydalanmasını dilerim.

            *Öncelikle zekanıza hayran kaldığımı belirtmek istiyorum. Sorum ise şu: Duyan ve konuşan insanların davranışlarında gördüğünüz en büyük bilinçsizlik sizce nedir? Bu soruyu sormamdaki amaç farkına varamadığımızın yanlışlarımızın olup olmadığını öğrenmek. Teşekkür ederim. (Özlem Sezen)

CEVAP: Duyan ve konuşanlar her şeyin duyarak öğrenileceğini zannediyorlar. Dünyada o kadar bilgi kirliliği var ki, bu önyargıyı yıkamıyoruz. Halbuki duymayan bir insan olarak okuyarak bunu fazlası ile telafi ettim 40 yıla yakın zamandan bu yana okuyorum ama işitme engelli olmamızdan dolayı çok insan bir şey bilmediğimi zannederek ukalalık yaptığımızı sanarak bizimle alay etme veya uzaklaşmaya bakıyorlar. Halbuki bizi ciddiye alan insanlar “sizinle bir çay içmek bile çok öğretici” diyebiliyorlar. Bu konuda bir şey söylemek gereksiz. Anlamayınca insan biz ne yapabiliriz ki?

            *Engelinize rağmen hayatın farkına varmayı başarmışsınız. Bunu herhangi bir olay sonrası mı başardınız. Yoksa kendi içinizin sesini mi dinlediniz? (Merve Gömleksiz)

CEVAP: Bilinçlenme olayı bir olay etkisinde kalınarak varılacak bir şey değil. Tabii ki okuduklarımız ve yaşadıklarımız sonrasında iç sesimizin sesine kulak vererek hayatın farkına vararak bilinçlenmek ve gayret etmek gerektiğine inanarak ve bunu da zamanla güçlendirerek bu seviyeye ulaştık. Ama gençler günümüzde hemen her şeyden hemen vazgeçiyorlar.

            *Seri, düzgün ve akıcı bir şekilde konuşmayı çok okuyup ve gayret göstererek elde ettim dediniz.  Peki, karşınızdakini duymayı anlama sistemini nasıl geliştirdiniz  (Ayşe Darende)

CEVAP: Dudak okumayı geliştirerek yüz okuma sanatı öğrenerek, vücut dili konusunda kitaplar okuyarak ve psikoloji kitapları okuyarak karşımızdaki insanı anlamayı geliştirmek kolay hale geliyor.

            *Genel olarak engelli insanlarla toplumda çok fazla irtibata geçemiyoruz. Siz sosyal anlamda kendinizi çok geliştirmişsiniz. Bunu okuyarak mı gerçekleştirdiniz. Toplumdaki saygınlığınızı neye borçlusunuz? (Ayşe Betül Başer)

CEVAP: Toplumda ben dahil engellilerin saygınlığı olduğunu zannetmiyorum. Toplum engellileri seviyor görünerek baştan savıyorlar. Bu gelişimi tabii ki okuyarak ve okuduklarım üzerine düşünerek ve hayata uygulayarak elde ettim. Toplum bizlere saygılı olsa bizi her gün bir yurt veya okula konuşmaya davet eder, kitaplarımızı satın alarak okur ve okutmaya bakarlar. Üniversite öğrencileri de bizimle irtibat kurmaktan kaçınmak yerine bizimle her zaman iletişim kurmaya bakar.

            *Bu azminizin kaynağı nedir?  İnsanların cesaret edebilmesi için hayatında etkili bir şeylerin olması gerekir. Peki, sizin hayatınızda ne oldu da bu kadar azimle devam ettiniz. Mesela ben en ufak bir şeyde azmimi kaybediyorum. Nasıl devam ediyorsunuz bu azme?  (Tuğba Ramazanoğlu)    

CEVAP: İnsanlara faydalı olmak isteği ve toplumda engelliler insanlara faydalı olmaz yük olur yanlış inancını yıkmak ve imkansız bir şeyin olmadığını göstermek.  Zaman zaman bizimde gayretimizi kıranlar oluyor ama sonradan gayret edince her şey güzel olabiliyor.

Vazgeçmek, üşenmek ve ertelemek hayatımızdan çıkınca her şey güzel oluyor.

            *Sorum yok. Sadece imkansız denen bir şey olmadığını sizinle anladım. Hayatım boyunca duymayan birinin konuşamayacağını düşünürdüm.  Ama insan her şeye rağmen kendini geliştirebilirmiş. Ne kadar az şükrettiğimi ve gayretsi olduğumu anladım. (Feyzanur  Karademir)

CEVAP: Teşekkür ederim. Bizim amacımız da sizlerin bilinçlenerek bazı şeylerin farkına varmanız.

            *Milliyet Gazetesinde bloğunuz var değil mi, Blog kurmak nereden aklınıza geldi?  (Esra Şanlı)

CEVAP: Günümüzde fikirlerimizi en güzel anlatmanın yolu bloglar. O yüzden bloglar yoluyla da insanlara ulaşmaya bakıyorum.

            *Neden Tokat’ta kendinizi işitsel engelli anlamında tanıtım yapmıyorsunuz?  Şehrimizde işitme  engelliler ile alakalı   hiçbir    işaret yoktur.  Valilik ve belediyeyle daha çok iletişim sağlanmalı. (Yasin Bilici)

CEVAP: Bu konuda yöneticilerimiz hep bilgi sahibi uygulamaya geçmemek gibi sorun var. Her yere anlatıyoruz.

            *Hayatınızda birçok zorlukla karşılaşmışsınız. Hiç pes ettiğiniz durumlar olmadı mı, olduysa eğer bu kötü durumdan nasıl kurtuldunuz? (Zeynep Şahinbaş)

CEVAP: Çok zaman olumsuz davranışlara üzülerek evimize kapanalım işimize kapanalım derim ama bakarım ki içe kapanmak sorunları çözmüyor okuyarak yazarak ve konuşarak gene çabalarımıza devam ececeğiz bir gün toplum bu çabalarımızı anlayacak.

            *Azminizden ve başarılarınızdan dolayı öncelikle sizi tebrik ederim. Gelmiş olduğunuz nokta gerçekten takdire şayan. Peki, bundan sonra toplumu bilinçlendirmek adına, engelli kardeşlerimize yardımcı olmak adına neler yapmayı düşünüyorsunuz? (Dürdane  Baran)

CEVAP: Üniversitelerde engellilik adına konuşmalar yapmak Üniversite öğrencilerinin özellikle Engelleri Aşanlar kitabımızı alıp okuyarak engelli yakınlarına ulaştırmasını konferanslardan sonra engelli okullarını, derneklerini,  ailelerini Üniversitelilerle beraber ziyaret etmek,  Yöneticilerimizin kitabımızı toptan alarak beraber engelli ailelerine ‘Bakın bunlar engelli iken başarmış, sizlerde başarabilirsiniz’ diyerek kitabımızı hediye etmek ve farkındalık oluşturmak isterim. Öğrenci yurtları ve okullarında bugün ki gibi farkındalık konuşmaları yapmak bizi mutlu eder. Bunu sağlayacak olan da sizlersiniz.  Bizleri arkadaşlarınıza, hocalarınıza anlatacaksınız ki, onlarda bizleri davet etsin, kitaplarımızı okusun faydalansınlar.

            *Duymadan, dudak okumadan, beyin ile işleyip, yüreğinizle hissederek akıcı bir o kadar da mantıklı sohbetiniz. Harikasınız. Size sorulacak soru bulamadım ama kendimi sorgulayacak bilinçaltına bilerek veya bilmeyerek attığım eksikliklerimi gün ışığına çıktı Teşekkür ederim. (Hacer Bilgin)

CEVAP: Teşekkür ederim. Benim amacımda engelli yakınları başta olmak üzere herkese bilinç ve farkındalık aşılayarak engellileri anlayan bir topluma bir adım daha yaklaşmak.

            *Sizden örnek alanları gördükçe neler hissediyorsunuz? (Kezban)

CEVAP: Yazdıklarımızın okunması, konuşmalarımızın dinlenmesi ve uygulanması her insan gibi yazar gibi beni de mutlu eder.

Hepinize güzel sorular ve ilginiz için teşekkür ederim.