SIKILMAYAN KURŞUNLAR

 

Tokat’ın Pazar ilçe Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube Müdürü olarak görev yapan Sivas doğumlu Şair yazar Celaleddin Çınar “Sıkılmayan Kurşunlar” kitabını imzalayarak bana vermişti. Bu kitabı zevkle okuyarak tamamladım.

Kitap 150 sayfalık ve büyük puntolar ile yazılmış ki çocuklar sıkılmadan okusunlar diye. Kitabın konusu Sivas’ın Şarkışla ilçesi Mezere Köyünde yaşayan Hamza’nın ağzından anlatılmış.

Hamza kendisinden birkaç yaş büyük olan ve amcasının oğlu olan Ali’yi abisi kadar sevmektedir. İkisi de ailenin tek erkek çocuklarıdır. Bu yüzden birbirlerine ağabey kardeş gibi bağlıdırlar. Hamza kitap boyunca sevgi ile Ali’ye hep ağabey diye hitap eder.

1913 yıllarında Mezere köyünden yürüyerek birkaç gün mesafede olan Değirmene Ali, Hamza ve komşularının küçük oğlu Bekir ile değirmende öğütmeye iki kağnı dolusu buğday götürürler.  Onlar Değirmende buğdayları öğütmek için sıra beklerken seferberlik ilan edilir ve her evden 1 erkek askere alınır. Bunlardan biri de yaşı 60’ı aşmasına rağmen Ali’nin babası Hamdi amcadır.

Ali köyde Zeynep ile nişanlıdır ve babası evlenmelerini sürekli ertelemiştir. Bir gün Ali nişanlısını başka erkekle dere kenarında diz dize göz göze görünce savaşa giderken babası Hamdi’nin bıraktığı silahla nişanlısı ve sevgilisini öldürür. Cezası idamdır. Nasılsa cezaevi Müdürü ve hanımının bu delikanlının hapislerde çürümesine gönlü razı olmaz ve kaçmasını sağlarlar. Ali köye döner. Ali ve Hamza bir süre sonra değirmene giderken tanıştıkları akrabaları Hasan’ın kızları Zeliha ve Elif ile evlenerek bacanak olurlar ve birer oğulları olur. Ali oğluna Cemciş adını, Hamza da oğluna Ali Rıza adını koyar.

Ali köye dönüp de evlenerek çocuk sahibi olunca bu sefer de Kurtuluş savaşı başlar ve Ali ile Hamza yeni evlendikleri eşi ve doğan oğullarını köyde bırakarak bu seferde önce doğu cephesine sonradan da batı cephesine giderler. İki amcaoğlu ve bacanak savaşın son gününe kadar omuz omuza savaşırlar. Burada Tokat’tan Ali Paşa Camii müezzini Haydar ile tanışırlar ve kaynaşırlar. Ama Büyük Taarruz’da Ali yaralanarak şehit düşer.  Orduda 2 seneden fazla görev alanları terhis ederler. Hamza da şehit olan Haydar’ın mektubunu Tokat’ta Haydar’ın annesine teslim ederek köyüne döner.

Aradan yılar geçtikten sonra Ali Rıza ve Cemciş evlilik çağına gelince Ali’nin mezarını ziyaret ederek Ali öldüğü zaman mezar taşının altına sıkılmayan 2 kurşunu bulur ve bunları Ali Rıza ve Cemciş e hediye eder. Sonra Hamdi amcanın Çanakkale’de mezarını ziyaret ederek dua ederler. Hikaye burada biter.

Sıkılmayan Kurşunları okurken seneler önce okuduğum “Şu Çılgın Türkler”i okuyor gibi duygulandım. Bu kitabın kahramanlarının Sivaslı olması dolayısı ile Sivaslı gençlerin atalarının ne kadar kahramanca savaştıklarını görmeleri açısından kitabı okumalarını tavsiye ederim. Kitabın Sivas valisine, Sivas ve Tokat belediye Başkanlarına takdim edildiğini öğrendim. Onlarda okuyarak bu güzel kitabı öğrencilerle buluştururlar umarım.

 

Akıcı ve çocuklar ile gençlerin anlayacağı dilde şiirlerle süsleyerek gençlerin rahatça anlamaların sağlayacak şekilde kaleme almasından ve atalarını unutmamasından dolayı da Celaleddin Hoca’yı candan tebrik ediyorum.