“Konuşmak Yürek İster” kitabının yazarı Yrd. Doç. Dr. Hidayet Tuncay:

“Konuşmak Yürek İster” kitabının yazarı Yrd. Doç. Dr. Hidayet Tuncay: “Gençler kendi aralarında iletişim kuruyorlar ama tek problem bunca çabaya rağmen ya anlaşamıyorlar ya da birbirlerini yanlış anlıyorlar.”

            *Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız hangi okullarda okudunuz?

HİDAYET TUNCAY: Çorum-Bayat’ta dünyaya geldim. İlk ve ortaokulu burada tamamladım. 1975 yılında İskilip Endüstri Meslek Lisesi’ni bitirdikten sonra Atatürk Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden 1979 yılında mezun oldum. Çorum’da Meslek Yüksek Okulu ve bazı devlet okullarında İngilizce öğretmenliği yaptım. 1982’de TSK’nde Öğretmen Teğmen olarak atandım ve 1983’ten itibaren Kara Harp Okulu’nda, Kara Kuvvetleri Lisan Okulu’nda (1984-1998) ve Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde (1995-96) Yüksek Lisans İngilizce Hazırlık Programı’nda Öğretim Görevlisi olarak çalıştım. 1986 yılında yüksek lisansımı ve 1993’te doktoramı Gazi Üniversitesi Uygulamalı Dilbilim/İngiliz Dili eğitimi Ana Bilim Dalı’nda tamamladım. 1985 ve 1989 yıllarında ABD Savunma Dil Enstitüsü’nde (Teksas) akademik çalışmalarla ilgili araştırma yapmak ve ileri düzey İngilizce Öğretim Metodolojisi programını katılmak için gönderildim.1993 yılında Çekiç Güç bünyesinde 1 yıl süreyle Basın ve Halkla İlişkiler subaylığı görevinde bulundum. 1998 yılında TSK’nden Öğretmen Kıdemli Binbaşı rütbesinde emekli olduktan sonra, sırasıyla İstanbul Kültür Üniversitesi (1999-2007), İstanbul Arel Üniversitesi (2007-2009) ve İstanbul Aydın Üniversitesi (2009-2011) gibi vakıf üniversitelerinde yönetici ve öğretim üyesi olarak çalıştım. İngilizce Öğretimi ve Türkçe alanında 15 kitap çalışmamı tamamladım ve çok sayıda ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde makaleler yayımladım. Ayrıca Türkiye’de ve bazı yabancı ülkelerde alanımla ilgili birçok konferans, çalıştay, seminer ve sempozyuma konuşmacı ve dinleyici olarak katıldım.

            Çalıştığım vakıf üniversitelerinde Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürlüğü, Uygulamalı İngilizce-Türkçe Çevirmenlik Program Başkanlığı, Yetkili TOEFL-IBT Test Merkezi Yöneticiliği,  Yabancı Diller Koordinatörlüğü, Fakülte Yönetim Kurulu ve Senato Üyeliği gibi görevlerde bulundum. Ayrıca uluslararası alanda, City and Guilds Kalite Kontrol Müfettişi, TOEFL-IBT TCA-Sınav Merkez Yöneticisi, Continental Journal of Education Research dergisi editörü olarak görevleri de yürütmekteyim. Mayıs 2012’den beri Kırgız-Türk Manas Üniversitesi’nde (Kırgızistan) başladığım Genel Sekreterlik görevimden Ekim 2015 tarihinde ayrıldım ve halen aynı üniversitede Öğretim Üyesi olarak görev yapmaktayım. Evli ve 3 çocuk babasıyım.

            *İletişim alanında uzmanlaşmayı nerede hedeflediniz, o zamanki ve şuan ki duygularınız arasındaki farklar neler?

HİDAYET TUNCAY: İletişim insan yaşamının olmazsa olmaz koşullarından bir tanesi. Yaşamın her alanında ve her ortamda bir şekilde iletişim kurmak zorundayız. Bu ya yazı ile ya sözle veya bazen da beden dili ile yapılmakta. Nerdeyse her türlü iletişimin bir “tık” anlayışıyla yapıldığı günümüz ortamında insanların iletişmekten çok didiştiğine tanık olmaktayız. İşte tam burada iletişimle ilgili çalışmaya ve yazmaya gayret ettik. Bugün hala aynı duyguları taşımama rağmen bir gün çoğumuzun insan insana iletişimin değerini anlayacağımıza olan inancımız gittikçe güçleniyor. Bizler, sevdiklerimizle ve değer verdiklerimizle iletişim kurmayı, sonradan mezar taşına ağlamaya tercih ettiğimiz sürece kazanacağız.

            *“Konuşmak Yürek İster “ kitabınız hitabet sanatını öğrenmek isteyenlere güzel bir kaynak, bugüne kadar kaç kitap yazdınız konuları neler?

HİDAYET TUNCAY: Konuşmak Yürek İster benim Türkçe yazdığım ilk kitabım, daha çok Türkçe yazılar yazdım bu yazıları da www.hidayettuncay.com adresinde okuyucularla paylaştık. Diğer kitapların tamamı İngilizce öğretimine dair yazılmış kitaplardır.

            *Yıllarca ülkenizde ders verdikten sonra yurt dışında ders vermek nasıl duygu?

HİDAYET TUNCAY: Burası bizim Ata Yurdumuz ve Kırgız kardeşlerimiz de bizim Anadolu insanına çok benzer. Öğrencilerimiz son derece istekli ve azimli. Tabi ki çok güzel bir duygu burada Kırgız kardeşlerimizin gençlerine ders vermek ve onlarla bir yaşamı paylaşmak.

            *İletişimi sadece yazan ve konuşan değil uygulayan adamsınız . Bunun ne avantajlarını gördünüz.  Çok kişi iletişimin öneminden bahseder yazar ama uygulamaya geçmez. Siz ise geçmişsiniz. Bunun sebebi nedir bu size ne duygular veriyor?

HİDAYET TUNCAY: “İletişim çok önemli” gibi benzer klişe ve kalıplaşmış sözleri sıkça duyarız. Gerek konferanslarımızda, gerekse yazılarımızda her daim şunu vurguladık; iletişim bağlamında “Eğer bir söz ağızdan çıkarsa kulağı öte geçemez, ancak yürekten çıkarsa kalbe kadar ulaşır.” İletişimi yaşamın kendi boyutu içinde ayrı bir öğe gibi ele almak doğru değildir. İnsan insana iletişim yaşamın ta kendisi diye düşünüyoruz. En güzel iletişim dinleyerek “empatik dinleme yaparak” başlar diyoruz.

            *Gençler de genelde iletişimi sevmez siz sevince ne gibi farkındalıklar oluyor?

HİDAYET TUNCAY: Aslında gençler kendi aralarında iletişim kuruyorlar ama tek problem bunca çabaya rağmen ya anlaşamıyorlar ya da birbirlerini yanlış anlıyorlar. Çünkü artık iletişim herkes için bir “tık” mesafesinde. İyi iletişim kurabilirsek ve iletişimin en azından empatik ortağı olabilirsek, karşımızdaki iletişim ortağımızı, muhatabımızı daha az kırar, daha çok değerli zaman geçirmiş oluruz. Anlamanın ve anlaşılmanın doyumsuz hazzını yaşamış oluruz.

            *Gençler iletişimi sevmeleri için neler yapmalılar?

HİDAYET TUNCAY: İletişimi severim veya sevmem demek doğru olmayabilir. Ancak insan insana iletişimde çoğu zaman iletişim ortağımızı biz seçemeyebiliriz. Birçok ortam bizim dışımızda gelişebilir ve biz kendimizi genç veya yaşlı bu ortamın içinde bulabiliriz. Bu bağlamda, iletişimi sevseniz de, sevmeseniz de içindesinizdir artık. Gençlerimiz sosyal medyada iletişim kurarken çok daha dikkatli olmalılar, çünkü istemeden olumsuz sonuçlar doğuracak yazılar yayınlanabilmekte. Bununla ilgili birçok örnek vermek mümkündür. Ayrıca gençlerimizin daha çok yüz yüze gerçek iletişimi tercih etmelerini öneririz.

            *İletişim sizce nedir? Önemi nedir? İletişimi sevmeyenin hayatta karşılaşacakları zorluklar nedir?

HİDAYET TUNCAY: İletişim, yaşamın ta kendisidir. Önemine gelince; insan insana iletişimde bulunmanın görünür ve görünmez birçok kuralı vardır elbet. Bunlardan en önemlisi, hangi bağlamda ve hangi yaş grubuyla iletişim kuruyor olursak olalım, mutlaka kişilere değer verdiğimizi hissettirmek zorundayız. Aksi takdirde daha iletişim çabalarımız başlamadan bitmeye mahkûmdur, çünkü her iletişim ortağı kendisinin değerli olduğunun bilinmesini arzu eder. En önemlisi “ben” ile başlayan cümlelerden mümkün olduğu ölçüde kaçınmalıyız. Zira günümüzde insanların “ben”cilliklerinden dolayı birçok ayna onlarla iletişim kurmaktan yorgun düştü ve çatlama noktasına geldi. Yani “ben dili” değil bütünleştirici, birleştirici “biz dili”ni tercih etmeliyiz. 

            *İletişim sadece konuşmak mıdır? Sözsüz iletişimde ustalaşmak insana ne kazandırır?

HİDAYET TUNCAY: İletişim elbette sadece sözle değildir. Söz söylemeden de birçok şey ifade edilebilir. İnsanlar önce beden diliyle anlaşırlar. Daha bir tek kelime dahi sarf edilmeden, maalesef birçoğumuz karşımızdakiyle ilgili olarak beden diline bakarak ön yargı düzeyinde bir iletişim kanalı seçeriz kendimize. Sözsüz iletişime gelince; bu bir tür anlaşma biçimidir. Burada sözler değil, bedeniniz, yüreğiniz ve dahası gözleriniz konuşur. Bizler sevdiğimiz biriyle ilk olarak gözlerimizle anlaşmadık mı? Beden dilimizi kullanmadık mı? Maalesef insanlar bugün beden dilini ya hiç kullanmıyor ya da yanlış kullanıyor. Zira sosyal medya ve akıllı telefonlar çıktı çıkalı bedenimizi ve dilini unutur olduk. Eğer beden dilini iyi okuyabilir ve de iyi kullanabilirsek tek bir söz söylemeden, kelimelere eziyet etmeden, yüzlerce kelimenin anlatamadığını sözsüz iletişim becerilerimizi harekete geçirerek anlatabiliriz.

            *İyi bir iletişimci olmak isteyenlere neler önereceksiniz?

HİDAYET TUNCAY: İyi bir iletişimci olmak için önce iyi bir insan, iyi bir dinleyici ve iyi bir konuşmacı olmak gerekir. İyi bir iletişimci, boşa konuşmaz, boşuna iletişim kurmaz; aksine insanların duygusal ve zihinsel boşluklarını doldurmak için anlamı iyi kavranan, iletişim ortağına değer katan cümleler kuran kişidir. Ayrıca, beden dilini yerinde ve anlamı kuvvetlendirebilecek tarzda, itici gelmeyecek ve birbirini takip eden yeknesak hareketlerden oluşmayacak şekilde kullanabilendir. Velhasıl, iyi bir iletişimci kelimeleri özenle seçen, bulunduğu ortam ve konumu iyi değerlendiren, üslubunu incelikle belirleyebilen usta bir konuşmacı, içtenlikle davranan ve iletişimin empatik ortağı olabilen kişidir.