BİR YAZAR BİR KİTAP “SIKILMAYAN KURŞUNLAR”

BİR YAZAR BİR KİTAP

“SIKILMAYAN KURŞUNLAR”

 Hasan AKAR

Gazetemizdeki köşemizde bazen olmaması gereken uzun ayrılıklar oluyor.İnşallah bu hasreti biraz olsun azaltabiliriz ümidiyle değerli bir dostumdan ve özellikle yöremizde herkesin okumasını salık vereceğim bir eserinden bahsedeceğim.

Celaleddin Çınar kardeşimiz,“Sıkılmayan Kurşunlar” adıyla bir hikâyesinin yayınlanacağından bir yıl öncesinde bahsettiğinde zihnimde ilk çağrışımlar rahmetli Necdet Sevinç ağabeyin lise yılarında zor biriktirdiğim okul harçlıklarıyla alıp bir gece sabahlayarak okuduğum “Yazarını Kurşunlatan Yazılar” ı üzerine oldu.

Celaleddin Çınar,şu anda Tokat’ımızın şirin ilçesi Pazar’da İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü olarak görev yapıyor.1975 yılında Sivas-Altınyayla (Tonus),Başyayla Köyünde doğmuş.İlkokulu kendi köyünde,ortaokulu Hafik’te,liseyi Gemerek’te okuduktan sonra Ankara Gazi Üniversitesi’nden mezun olup aynı okulda yüksek lisans yapmış değerli bir eğitimci.Ülkemizin güzel şehirlerinden Muş ve Yozgat’ta sürdürdüğü öğretmenlik görevini 2014 yılından itibaren Pazar ilçemizde Şube Müdürü olarakbaşarıyla devam ettiriyor.

O,mesleğinin yanı sıra kültür ve sanat bakımından oldukça zengin olan doğduğu topraklar ve eğitimciliğinden aldığı feyzle şiir ve nesir alanında yazı çalışmalarının içindebulmuş kendini.Ayrıca Tokat Şairler ve Yazarlar Derneği’nin üyesi ve aktif,güçlü bir kalemi olarak daima aramızda.

“Sıkılmayan Kurşunlar” adlı eser,İstanbul’da Regulus Yayınevi tarafından 2015 Mayıs ayında1000 adet basıldı.Tokat Şairler ve Yazarlar Derneği tarafından Ağustos ayında Niksar Değirmendere Tesislerinde düzenlenen bir kahvaltıda ilk kez eserin tanıtımı yapılarak okuyucuların istifadesine sunuldu.

Editörlüğünü Kübra Köroğlu,kapak çalışmasını Seyit Ali Başer,İç tasarımını Mert Can Meral yapmış.Ancak editörün bin bir özenle çalışılan bu hikaye kitabının orijinaline sadık kalmayarak daha ilk bakışta titiz bir çalışma içinde olmadığını görüyoruz.On üç bölümden oluşan eserin dört bölümüne de yer verilmemesi yazarla birlikte bizim de kaygımızı daha kuvvetlendiriyor. Yüz elli sahifeden oluşan eserin özünü dışa yansıtan kapağı bizden tam not alıyor.

Yazar hakkında kısa bir tanıtımdan sonra gelen teşekkür bölümünde Turhal Eski Mili Eğitim Müdürü Nihat Aymak ve şu an Turhal Belediye Başkanı olan Tarık Yılmaz Bekler’e vefa ifadesi sözler yer alırken önsöz bölümünün Tarık Yılmaz Bekler tarafından kaleme alındığını görüyoruz.

Sıkılmayan Kurşunlar’ın dokuzuncu sahifesinde bulunan Necip Fazıl Kısakürek’e ait Sakarya şiirinden bir bölümün konulması esere apayrı bir güzellik katarken hemen arka sahife de ilgi çekici bölüm başlıkları dört bölüm eksikliğine rağmen göz dolduruyor.

Bunlar sırasıyla;Kör Ali,Alacahan,Akdere’ye Yolculuk,Anadolu‘da Durum,Sivas’a Yolculuk,Erzurum,Karargâh,Sevkiyat,Köyde Durum,Cephede Durum,Büyük Karar,Memlekete Dönüş,Kavuşma.Bu başlıklar sanırım eserin konusunda sizlere açık ip uçları veriyor.

Bu yüzden bu değerli hikayenin içeriği konusunda size fazla bilgi vermeyeceğim.Sadece Birinci Dünya Savaşı ve İstiklal Savaşı yıllarındaki bir aşkı ve dramı hatırlatıp, şahsım gibi oldukça akıcı bir üslupla yazılan bu eseri büyük bir merakla bir gecede okuyacağınıza kani olacağım.

Tarihi olaylar,tarihi şahsiyetler, coğrafi yer adlarıyla muntazam bir dekor örgüsüyle verilmiş.Gazi Mustafa Kemal Paşa,Fevzi Çakmak Paşa,İsmet Paşa,Kazım Karabekir Paşa gibi bu savaşların içinde büyük bir mücadele veren komutanların değerlerinin dün olduğu gibi bugün de büyük bir itina ile korunmasının gerekliliğine vurgu yapılmış.

Hikayenin yaşandığı yerlerinin pek çoğunun bugün isimleri değiştirilmiş.Bu yüzden kaybolmaya,silinmeye yüz tutmuş bu coğrafi yer adlarının kayda geçmesini tarihimiz ve kültürümüz açısından önemsemek gerekir.Bir zamanlar Sivas Merkez Sancağı içinde Şarkışla’ya bağlı olan Tonus Nahiyesi, 1972 yılında adını Altınyayla olarak değiştirmiş.1990 yılında ise ilçe statüsüne kavuşmuş.O yörenin en yüksek yeri olan Başyayla Köyü ise eski kayıtlarda Mezra ya da Mezere olarak biliniyor. Diğer yerler arasında Ulaş,Alacahan,Sekitarla,Deli İlyas Köyü,Akdere Köyü Hançer Pınarı gibi Türk kültürünün coğrafyası içinde mevcut isimler görülüyor.

Kahramanlar arasında köyün güzeli Zeynep,nişanlısı Ali,Hamza ve nişanlısı Elif,Hizmetkâr Bekir,Hamdi Amca yer alırken olaylar başkahraman Ali etrafında gelişip düğümleniyor.Anlatıcı olarak Ali’nin en yakınında bulunan Hamza karşımıza çıkıyor.

Eserde yer almayan ancak yazarınca bana ulaştırılan “Son Söz” bölümünde dikkatimi çeken meşhur İranlı Keman Sanatçısı FaridFarjadve O’nun vatan sevgisine dair sözleri oldu.1938 doğumlu sanatçı vatanından ayrı Amerika’da bu hasretle yaşıyor.Tabii onun hayatı ve sözleri eserin içeriği ile de özdeşliyor.

Hikâyenin bazı bölümlerine, bölümlerin akışına ve o güne göre destan ya da ağıt sayılabilecek manzumeleryerleştirilmiş. İçlerinden biri eserin kahramanlarından Ali tarafından sevdiği Zeynep’e söylenmiş:

“Bir kere seslendim o nazlı yâre,

Dönmeni bekledim garip biçare,

Arkamı dönüp gitsem ne çare,

Belli ki küsmüş bana sevdiğim.”

Bizde yazımızı Celalettin Çınar kardeşimin Kazım KARABEKİR Paşa’nın hayatta olan kızı Timsal KARABEKİR‘denaktardığı sözlerle tamamlayalım:

“Tarihini bilmeyen milletin haritasını başkaları çizer”

Teşekkürler Celaleddin Çınar Kardeşim. Maalesef, her geçen gün biraz daha mananın azalıp maddiyatın yoğunlaştığı şehit kanlarıyla yoğrulmuş buaziz memleketin sizin gibi değerli kalemlere ihtiyacı gittikçe artıyor.

Yüreğinden güzel umutlar, kalemindensevgi, saygı ve dua dolu mısralar eksilmesin.

 

Yolun açık olsun, daha nice eserleri gün yüzüne çıkarmanız dileğiyle.