DOĞUMUNUN 90.YILINDA BAHTİYAR VAHAPZADE

DOĞUMUNUN 90.YILINDA

BAHTİYAR VAHAPZADE

Osman BAŞ

Bahtiyar Vahapzade ismiyle müsammaydı.”Bahtiyardı.”O Türk dünyasının şiir yıldızı, Azerbaycan’ın ve dahi Türk dünyasının aksakallarındandı.

Bizim kültürümüzde ölümü tevekkülle karşılayan çok güzel ifadelerimiz vardır: “Hakka yürüdü.”,“Uçmağa vardı.”,“Cennete uçtu.”, Sevdiklerimizin ardından söylediğimiz bu sözler, bizi hem rahatlatır hem de duaya götürür, saygıyla anmamıza vesile olur.

Bu sözlerin hepsi de güzeldir. Hepsi de Bahtiyar Vahapzade’ye yakışan, sevgi ve saygı ile beslenmiş duyguların ifadesidir.

15 Temmuz 2002 tarihinde TİKA Bakü Program Koordinatörü olarak göreve başladım. Ankara’dan ayrılmadan, son 15 günümü hazırlıklarla geçirdim. Başta Azerbaycan Ankara Büyükelçisi olmak üzere, görevim esnasında bana katkı saylayacak birikimleri, düşünceleri ve tavsiyeleri almak için kurumlara ve hocalara bir dizi ziyaret yaptım.

Kardeş ülkede yapacağım çalışmaları paylaşacağım, eksiklerimi ve görmediklerimi bana anlatacak aksakal arayışıydı girişimlerim.

1970’li yıllardan itibaren okuduğum dergilerde adına rastladığım Bahtiyar Vahapzade, ziyaret etmem, tanışmam ve düşüncelerini almam gereken birkaç isimden biriydi. Göreve başladım. İlk ziyaret ettiğim hocalarımdan biri olan Bahtiyar Vahapzade, bir kardeşi gibi, evladı gibi ne zaman arasam beni evinde kapıda karşıladı. Sanki bir ömrü bana anlatmak istedi, bir okul misali saatlerce ders yapardık. Derslerimize Hazar şahit olur, Bakü gülümserdi.

Bakü’de ilk günün anısına, “Hasret Bitiyor Firuzan” adlı denememi kendisine okuduğumda gözleri doldu. “İşte bu! Bizim birbirimize olan sevgimiz, muhabbetimiz ve kardeşliğimiz bu seviyede olmalı.” dedi.

Hazar’ı ve sahilin çok önemli bir bölümünü ilk kez Bahtiyar Vahapzade’nin evinin balkonundan izliyorum. Bana isimler soruyor, genel bilgiler alıyor. İlk görüşmemize rağmen abi kardeş güzelliğinde saatler geçiriyoruz. Ben dinliyorum. Öylesine samimi ve yüreğiyle anlatıyor ki âdeta ders veriyor. Kardeş ülkede görev yaparken bilmem gereken ya da bilmemi istediği her şeyi ilk görüşmemizde iletmek istiyor. Sovyet dönemi… Azatlık meydanında şehit olan gençler. Ve Karabağ savaşını bütün detaylarıyla anlatıyor. Hocalı katliamında gözleri doluyor. Annesinin kucağında cennete uçan bebelerle ilgili anlattıkları, her kaçkınlar kampı ziyaretimde hatırladığım, yaşadığım ve halen unutamadığım ifadelerdir.

Yazdığım denemeleri ve şiirleri okuduğunda mutlu olurdu.

Necesen Yahşımısan adlı denememi okuduğunda çok duygulandı. Yine aynı ziyarette Şeki’de üstadın Tenha Mezar şiirinin yazılı olduğu şehitlikte yaşadığım duygular halen anılarımda taze duruyor. Şiirin ilk kıtası;

“Yolun kenarında tenha bir mezar

Üstünde ne adı, ne soyadı var.

Yolcu, arabayı durdur bu yerde.

Bir sor, kimdir yatan tenha kabirde?

Daha Şeki’den ayrılmadan yazdığım “Şeki Türk Şehitliğinde” adlı şiirimi okuduğumda mutluluğu, o günkü sohbetimizi sonuna kadar besliyor.

Dost ve kardeş ülkede

Al bayrak dalgalanıyor

Bir şehit mutlu gölgesinde

Mehmet’im huzurla uyuyor.

Azerbaycan anılarımı ve Türk dünyası ile ilgili duygularımı önsözünü Bahtiyar Vahapzade’nin yazdığı Necesen Yahşısan mı kitabımda okuyucularıma sundum. Şiir yüreğin

derinliklerinde yazdıklarını besleyen alevler. Kor olmuş ateşin etrafı ısıtan közlerinden oluşan kelimeler şiir olursa, bunu hangi yürek izah edebilir. Birkaç söz söyleyebilir.

Daveti üzerine “Özümü Kesen Kılıç” oyununu birlikte izliyoruz, onca misafiri olmasına rağmen, gözyaşlarımı serbest bıraktığım dakikaları benimle birlikte yaşıyor.

Bahtiyar Vahapzade’nin Türkiye’de bilinen şiirlerinden birkaç tane saymam gerekse,“Azerbaycan-Türkiye”,“Bir Selama Değmedi”, “Ana Dili”, “Menim Anam”, “Tenha Mezar” şiirleri örnek olarak söylenebilir.

“Türk Cumhuriyetleri ve akraba topluluklarındaki bilim adamlarına, şair ve yazarlara düşen görev gönüllere hitap etmektir. Gönülden sevmeyi sağlamaktır. Gönüllere giden yollarda varsa yaramaz otlar, taşlar, çamurlar, çitler, duvarlar bunları temizlemek ve gönüllere giden yolların sürekli açık tutulmasını sağlamaktır. Zira insan vücudundaki birçok organ yalan yanlış görev yapabilir, lâkin gönül asla…”

Türk dünyasının derinliklerinde birlikte yürüyor olmanın rahatlığıyla gülümsüyor.

Balkondayız. Hazar’a kilitli. Yavaş yavaş konuşuyor. “Biliyor musun? Hazar’ın etrafında yaşayanlarla o kadar çok oynadılar ki. Bir milletin evlatlarını sürdüler, yok ettiler, ama Hazar asla onların olmadı. Hazar daima bize gülümsüyor. Hazar’ın yüreği ile bizim yüreğimiz bir bütün sanki. Sürekli bizi besliyor.”

XI. Hazar Şiir Akşamları, 10.04.2004 tarihinde saat 18.00’de Bakü’de, Azerbaycan Musikili Komedi Tiyatrosu’nda program Azerbaycan ve Türk dünyasının tanınmış şairi Bahtiyar Vahapzade’ye “Türk Dünyası Şiir Ödülü” ile başlıyor, üstadın rahatsızlığı nedeniyle katılamadığı törene torunu Bahtiyar Vahapzade katılarak duygulu bir konuşma yapıyor.

Üstat ile her görüşmemiz, sohbetlerimiz sayfalar dolusu yazı olabilir.

09 Aralık 2015 tarihinde doğumunun 90.yılında Bahtiyar Vahapzade’yi anma programı yaptık. 9 Aralık 2015 tarihinde Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı TÜRKSOY’un yaptığı programda, Dünya Yazarlar ve Aydınlar Derneği olarak birlikte olmanın, katkı sağlamanın mutluluğunu yaşadık. Yine 10 Aralık 2015 tarihin de de Mamak ilçesindeki Bahtiyar Vahapzade Ortaokulunda anma programı gerçekleşti.

“Türk Dillerinde Bahtiyar Vahapzade’nin 90 Şiiri” kitabını hazırlayan Elçin Gafarlı’yı tebrik etmek ve başarılarının devamını dilemek gerek.

Bahtiyar Vahapzade’yi ziyaretlerim, anlattıkları, bende bıraktıkları ve unutulmazlarım yazılmış olup, tamamlanmak üzeredir.

Yazımı Bahtiyar Vahapzade’nin Azerbaycan- Türkiye şiiriyle tamamlıyorum.

AZERBAYCAN-TÜRKİYE

Bir ananın iki oğlu,

Bir amalın iki golu.

O da ulu, bu da ulu

Azerbaycan - Türkiye.

 

Bir millətik, iki devlət

Eyni arzu, eyni niyyet.

Her ikisi cumhuriyet

Azerbaycan-Türkiye.

 

Dinimiz bir, dilimiz bir,

Ayımız bir, ilimiz bir,

Eşqimiz bir, yolumuz bir

Azerbaycan – Türkiye.

 

Birdir bizim her halımız

Sevincimiz melalımız.

Bayraklarda hilalımız

Azerbaycan - Türkiye.

 

Ana yurdda - yuva kurdum,

Ata yurda gönül verdim.

Ana yurdum, ata yurdum

Azerbaycan - Türkiye.