Dön Baba Dönelim

Geçmiş zamandan günümüze pek fazla olay geçmedi. Değişime uğrayan ufak tefek yapılaşmalar. Benim aradığım Dünya düzeninin değişmesi. Beyinlerin bilim ve bilgi ile dolup taşmasıdır. İşte o zaman çevremizdeki fiziki değişiklikler mükemmel olur. Kendisini değiştiremeyenler başkalarının değişimiyle yetinmek zorunda kalır. Onların görüş düşünce ve ürettikleriyle yetinmeye mecburdurlar. Olduğu yerde döner dururlar. Dön babam dön. Bir adım daha ileri atamazlar. Ne siyasi ne ekonomik ne de kültürel ilerleme olur.

Ne zaman yeni buluşlar ve bilimde söz sahibi olursak o zaman da ilerle babam ilerle deriz.

Dön baba dönelim adlı bir fıkra geldi aklıma, sizlere anlatayım, hem gülelim hem de düşünelim.

Hasan Pulur’un ‘Olaylar ve İnsanlar’ adlı kitabından alınmıştır bu öykü.

Olay Trabzon’da geçer. Vakit gece yarısıdır. Sokaklarda kimse yoktur. Üç bekçi Adapark’ta buluşurlar. Birer sigara yakarlar ve sohbete başlarlar. Laf arasında bekçilerden biri arkadaşlarına luna Park’taki döner salıncakları göstererek gelin şunlara binelim der. Gündüz binsek çoluk çocuk alay eder. Şimdi kimse yok.” Bu teklife diğer bekçiler de onay verir. ‘Hadi be’ derler. Oldu olacak biraz dönelim! İki bekçi salıncağa biner, üçüncüsü de elektrik şalterini indirir ve o da salıncağa biner. Salıncak yavaş yavaş hızlanarak dönmeye başlar. Beş dakika, on dakika, on beş dakika… Salıncak döndükçe döner ve sonunda bekçilerin de başı döner. Aşağı inmek isterler ama nasıl insinler? Salıncağı kim durduracak? Şalteri kim indirecek? “Hay Allah kahretsin!” diye başlarlar söylenmeye. “Binerken bunu hiç düşünmemiştik!” Dön baba dönelim. Hacılara gidelim misali tam 3 saat dönerler. Nihayet sabah namaza giden bir adam onları görür ve gözlerini ovuşturur. Allah Allah diye hayret eder. Bu bekçilere de ne olmuş der. Delirmiş mi bunlar? der.” Bekçiler adama bağırır ve adam gelir şalteri indirir ve bekçiler yarı baygın aşağı iner. Akılsız başın cezasını sefil tabanlar ceker. Akılsızlığın cezasını bir topluma çektirenler bile olur. O zaman dön babam dön deriz. Kim indirecektir, bizim şalterleri bekler dururuz.

 

Bir insanı zengin de eden, varlıklı da yoksul da eden bilgi, beceri tecrübesidir. Bu eksene dönmemek için okumalı, araştırmalı, incelemeli, bilgi hazinelerini iyi değerlendirmeliyiz. Aksi taktirde dön baba dönelim der, dururuz...