İrkilmek

Vücudunun her hangi bir yerine bir soğukluk ya da sıcaklık uygulansa irkilirdi. Ateş ölçer, vücut sıcaklığını 40,3 derece ölçüyor. Hasta yine de tir tir titriyor. Acilde kan alınıyor, tansiyon ölçülüyor, göğüs filmi çektiriliyor. İdrar isteniyor. İdrar kabını alan hasta oğluyla lavobaya giriyorlar. Hasta soruyor oğluna:

            -Bu kabın hepsi dolacak mı yav?

 -Hayır, dudak payı bırakılacak:))

Doktorlar sarıp sarmalayacağına hastanın soyulmasını istiyorlar. Serumlar takılıyor serum bitince tekrar ısı ölçülümü, sonuç: 39,9.

0,4 birim düşen sıcaklık, doktoru tatmin etmiyor. Bu kez, üsteki atleti de çıkarttırıyor. Hasta karakucak güreşçileri gibi bir alt pijamasıyla kalıyor. Buz uygulamasına karar veriyor.  Kalıbıyla getirilen buzlardan her biri koltuk altlarına, boyun boğaz bölgelerine yerleştirilip sonuç zamana bırakılıyor. Hatta oğullarından biri dışarıda eksilerde seyreden havada üşüttüğü elleriyle hastanın ayak bileklerini serinletmeye çalışıyor.

Tüm bu uygulamalar sırasında hastada en ufak bir itiraz duyulmuyor. Oysaki hasta olmadan önce çay getiren gençlerin burnundan getirmekle ünlüydü.

-Bardağı silme doldurmuşsun hani bunun dudak payı? Ben şimdi bu bardağı elim yanmadan nasıl tutacağım?  Acaba diyorum idrar verirken oğlu “Dudak payı bırakacaksınJ)” derken çay dökenlere attığı fırçalara mı gönderme yapıyordu ki. Yüksek ateşle cebelleşen hastanın göndermelerle uğraşacak hali mi var ki? O. Yalnız Ümit Yaşar Oğuzcan’ın dizeleriyle meşgul: “38.39.40 Ulan dünya ben ölünce bir karış büyüyecek misin? “                      

Uğraş didin ateş ancak 37’ye düşebilsin. Burası acil bölümü ne olacak! Ancak bu kadar düşürülebilindi. Zaten saat de 00 24’e yaklaşmıştı.

-Akciğerde enfeksiyon görülüyor. Yarın mutla uzman doktora, özellikle göğüs doktoruna görünün önerisiyle hasta taburcu edildi.

Yakında sağlına kavuşmasını istediğim hastaya ACİL şifa dileklerimle…