RUSLARIN TARİHİN DERİNLİKLERİNDEN GELEN KİNLERİ HİÇ BİTMEZ.

Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesinden sonra Ortodoksların Türklere olan nefretleri kat kat artmıştır. Ruslar her zaman kendilerini Ortodoksların temsilcisi olarak görmüşlerdir. Bu günde aynı çizgiyi takip etmekteler.

            Ortodoks Patriği Gennadiös İstanbul’u alan Fatih Sultan Mehmet’e müteşekkir olmasına rağmen içindeki kinini ve ihanet tohumlarını, “HACER’in Kanlı Köpekleri” diye açıklar.

            Yine Patrik II. Seremiah, mali kaynak araştırmak için Moskova’ya gider. ÇAR’a şunları söyler. “Roma, yani İstanbul kâfir Türklerin elindedir. Gök kubbe altında sadece siz, bütün Hıristiyanların imparatorusunuz. Yani kâfir Türklere istediğiniz muameleyi yapabilirsiniz. Hiç bir itirazımız olmaz.”der.

            Rusya’nın yeni lideri Putin de genlerine nüfuz etmiş olan tarihi kinlerini bu günlerde açıkça ortaya koymaktadır. Her konuşmasında Suriye üzerinden Türkiye’ye tehditler savurmaktadır. Atası olan Çar Deli Petro’un hayali olan “sıcak denizlere inme”yi gerçekleştirmek istemektedir. Kendince bunun hayaliyle yanıp tutuşmaktadır. Bu Rus Çarı Deli Petro’nun vasiyetidir.

            Rıza Zelyut el değiştirmeden önce Güneş Gazetesindeki köşesinde Rus Çarı Petro’nun vasiyetini şöyle yazmıştı:

                                           RUS ÇARININ VASİYETİ

             “O vasiyetnameyi okuyunca göreceksiniz ki aradan 300 yıl geçmiş olmasına rağmen, aynen devrededir. Sadece Ruslar değil ABD ve AB de Petro’nun işaret ettiği yolda yürümektedir.

            * Askeri daima harbe hazır tutmak için sürekli harp halinde bulunulmalıdır. Mali zorluklar yüzünden ara sıra ara verilir. Ara verilse de her an hücum için müsait vakit gözetilmelidir.

            * Avrupa’nın en bilgili milletlerinden subaylar ve ilim adamları getirilerek Rus milletini faydalandırmalı ve Rusya’nın kendi iyi şeylerinden de hiçbir şey kaybettirmemeli

            * Avrupa’da baş gösterecek olan itilaflara daima müdahale edilmemeli. Özellikle Almanya olaylarına fırsat düştükçe el konulmalı.

            * Polonya’da daima iç ihtilaller ve ayrılıkçı hareketler çıkarılmalı. İleri gelenler para ile kazanılmalı. Kral seçiminde müdahale edilerek, rüşvet kullanarak Rus taraftarı olanları seçtirmeli ve onları korumak için Polonya’yı bölüşerek başkalarına düşen payı fırsat düştükçe geri almalı.

            * İsveç’ten mümkün olduğu kadar fazla toprak zaptı için bir harp bahanesi bulmak üzere İsveç’i harp açmaya zorlamalı. Bu maksatla İsveç’le Danimarka arasına nifak sokmalı.

            * Rus imparatorluk hanedanına Alman hanedanından kız almalı bu suretle Almanya’da nüfuz kazanmalı.

            * İngiltere’yle ittifak etmeye gayret etmeli. Onlara kereste satarak altınlarını memleketimize getirmeli.

            * Baltık ve Karadeniz sahillerinde Ruslar günden güne yayılmalı.

            * İstanbul’a hükmeden, bütün cihanın hakiki hükümdarı olacağından Osmanlılara mütemadiyen harp açarak Karadeniz’de tersaneler yapmalı ve adım adım Karadeniz’i ele geçirmeli. Basra körfez’ine kadar inmek için İran’ın çöküşünü çabuklaştırmalı. Doğu memleketlerinin ticaretini Şam yolu ile yaptırarak cihanın ambarı olan Hindistan’a gitmeli, böylece İngiltere’nin altınlarından müstağni olmalı.

            * Avusturya’nın ittifakını temin edip onun Alman hükümdarlığını ele geçirmesini teşvik edip, bir taraftan da öteki hükümdarlara hasetlerini kışkırtarak onları Rusya’dan yardım istemeye zorlamalı.

            * Türkleri Rumeli kıtasından kovmak için Avusturya hanedanını kışkırtmalı. Avusturyalılar İstanbul’u alınca öteki devletleri Avusturya aleyhine tahrik ederek İstanbul’u elinden almalı.

            * Macaristan’da ve Türkiye’de yaygın olan Rum mezhebinde bulunan Hıristiyanların cümlesini kendimize bağlayıp Rusya’yı koruyucu tanımalarına gayret etmeli ve bu mezhebe bir başkanlık yaratmaya çalışarak her bir vilayete bize taraftar adamlar kazanmalıyız.

            * İsveç, İran, Türkiye zapt olunduktan sonra bütün Dünyanın hükümdarlığını paylaşmak üzere evvela Fransa’ya sonra Avusturya’ya gizlice teklif yapılmalı. Bunlardan birisi kabul edeceğinden kabul etmeyenin üstüne tahrik etmeli, geride kalan tek müttefik de imha edilmeli.

            * Bu devletlerden ikisi de teklifimizi kabul etmezse aralarında nifak çıkararak ikisini bir biri ile uğraştırmalı. Rusya, Anadolu’dan asker toplayıp Fransa sahilleri basılmalı. Bu iki devlet mağlup edilince bütün Avrupa elimize geçer.”

            Putin de bu gün Ortodoks mezhebinden olan Rumları kazanmak için Kıbrıs’ta üs açmak istiyor.

            300 sene önce Çar Petro’nun Rumlar için istediklerini ABD ve AB ülkeleri istemiyorlar mı?

            ABD ile Rusya, Suriye’yi bölmek için Viyana’da anlaşmadılar mı?

            Putin’in isteği de Çar Petro’nun vasiyetini gerçekleştirmektir.

            İnşallah, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini yönetenler, Batı Hıristiyanlığının bu 500 yıllık planı, “Türkleri sürme/Müslümanları ezme” politikasını farkındadırlar.