NE HALDEYİZ…

Ne haldeyim, diyecek gücüm varsa demek ki hala yaşıyorum. Nasıl bir yaşamaksa. Dünyaya baktığımda her yerde karışıklık, çıkar, savaş. Huzursuzluk diz boyu. Arap baharı diye esen bir rüzgar, Arapların ,insanların katliamı oldu. İslam ülkelerinin tamamında  karışıklık ve terör kol gezmektedir. Aynı terör olayları ülkemizin sorunları arasında baş köşesinde yerini almaktadır. Nice ocaklara ateşler düştü, nice kadınlar dul kaldı. Çocuklar babasız, evsiz, yurtsuz kaldı. Yok mu bunun bir çaresi acaba. Elbette vardır ama neme lazımcılık, sorumluluk almamak, konulara yabancı kalmak hepimizin yavaş, yavaş ateşe yaklaştığının işaretidir. Hani ''Komşun açken tok olan bizden değildi.'' Türkiye'nin bir kısım bölgesinde adata savaş var. Askerimiz, polisimiz, vatandaşımız ölüyor. Aç kalıyor, işsiz, okulsuz, susuz kalıyor. Şehitler al bayrağa sarılıp, doğduğu topraklara gönderiliyor. Bir gün üzüntü, ikinci gün unutuluyor. Üçüncü gün yenileri geliyor. Buna devlet ve millet olarak dur dememizin zamanı çoktan geldi de geçti bile.

            Irak 'a demokrasi gelecek diye beklerken; zulüm, kan göz yaşı hakim oldu. Iraklıların bir çoğu öldü, bir kısmı başka ülkelere göçmen olarak kaçtı. Saddam'ı  arar duruma geldiler. Ülkelerinin bölünmesi de ayrı bir acı verici tablo..Tunus, Mısır, Fas, Cezayir, Libya, Sudan, Çat, Mali, Nijerya, Arabistan, Suriye, Irak, İran vb hangi ülkede huzur mutluluk ve iyi bir yönetim var acaba. Bu ülkelerin arasında bir Türkiye var, onu da rahat ve huzurlu bırakmıyorlar. Suriye komşumuzda  yaşanan iç savaş ve huzursuzluk bizi de rahatsızlık etmektedir. Dokuz yüz kilometre uzunluğunda ki bir sınır komşuluğumuz var. Beni asıl inciten Müslüman, Müslüman'a kurşun atacak, çoluk çocuklarını katledecek, yakaladığı komşusunu Allahu Ekber deyip boğazını kesecek. Akıl alır gibi değil. Binlercesi ülkemize sığındı. Yarı aç yarı tok. Bazıları da değişik ülkelerden Avrupa ülkelerine gitmeye çalışıyorlar. Şişme botlar patlayarak, Akdeniz mezarları oluyor yaşlı, genç, çocuk ve kadınlara. Aklımın almadığı neden Avrupa. Bunca Müslüman ülkeleri varken? Kuralı, huzuru, güveni acaba Avrupa da mı buluyorlar. Bizler o güzel İslamın ahlakını, sevgi ve şefkatini  öğrenemedik mi? Her şeyi konuşup duruyoruz da ,neden uygulamaya gelince yokuz?

            Komşuda yanan ateş bizleri rahatsız etmeye devam edecek. Bizler kendi içimizde ki birlik ve beraberliği saracak, geliştirecek çarelere bakmalıyız. Sen, ben yok, biz varız. Bir millet, bir devletin  al yıldızlı bayrağı var. O tüm insanlığa yeter. Yeter ki biz  sevgi yolunda emin adımlarla, okuyarak, bilim ve sanat yolunu terk etmeyelim. Aklın açamadığı kapı yoktur. Sabır ve mücadelede  anahtarıdır.

            Dış ülkelerin sorunları ister istemez bizim ekonomimizi de etkilemektedir. Eğitimden, sağlığa, sanayiden, tarıma kadar her şeyimizi etkiliyor. Bizlerde yeni gelişimler yaratamadıkça işsizlik, yoksulluk ve çaresizlik başlıyor. Bu gidişatta hepimizi etkiliyor. Hepinize sevgiler dileyerek.

Süleyman Erkan

29-12-2015 salı

 

Şişli-İstanbul