AYDINLAR İHANETİ

Eğer akademisyen olmasam, bu yazıyı yazmaya tenezzül bile etmeyecektim. Zira ülkenin içinde bulunduğu durum karşısında devletimizin katliam yaptığını söyleyen, şehirlerin açık hava hapishanesine çevrildiğini, T.C. Cumhurbaşkanını Hitlere benzetecek aşağılayıp suçlayan şan bu ne idüğü belirsiz güruh, elbette hak etikleri cezayı bulacaklardır.

            Kim bu aydınlar?

            Hangi ülkenin taşeronluğunu yapmaktadırlar?

            Hangi üniversiteye ne zaman alınmışlardır?

            Buradaki görevleri nelerdir?

            Derslerinde de öğrencilere aynı zehirleri akıtıyorlar mı?

            Ülkemizi kana bulayan ihanet çeteleri ve karanlık odalarla nasıl bir ilişki içindedirler?

            Biz bu aydınları yalnız bugün değil, dün de çok iyi tanıyoruz.

            “Yaklaştı Yıldız’ın inkıraz günü

            Bozuldu yaldızı, çıktı düzgünü

            Siyaset mahkûmu jurnal sürgünü

            Görmeğe gelecek şanlı düğünü

 

            Toplanın kardeşler bayrak açalım

            Yıldız’ın üstüne ateş saçalım!

 

            Bir millet efradı hep me’yus oldu

            Ya mahpus, ya menfi, ya casus oldu

 

            Padişah millete bir kâbus oldu

            Vücudu vatana pek menhus oldu

 

            Toplanın kardeşler bayrak açalım

            Yıldızın üstüne ateş saçalım!”

            Diyerek, otuz üç yıl boyunca Osmanlı Devletini yöneten, Filistin parayla satın almak isteyen Yahudilere “Orası parayla değil kanla alınmıştır. Verilecekse yine bedeli kandır” diyen, Cennet Mekân Sultan Abdülhamid Hana saldıran, Ermeni Komitacılarını desteklemek için şiir yazan ve alkış tutanlar da aynı zihniyetin mensubuydular.

            İstiklâl Savaşında, savaşmak yerine yabancı ülkelerin boyunduruğu altına girmemizi savunan “Mandacılar” da aynı hain aydın tipindedirler.

            Dün TRT Genel Müdürlüğünün makamını işgal edip, daha sonra da Genel Müdür Şenol Göka’ya “Sen cami diliyle konuşuyorsun” diye hakaret eden vekil, nasıl gayri milli bir aydın tipiyse; ona “Ben cami diliyle konuşmaktan şeref duyarım.” diyen Şenol Göka da o kadar millidir.

            Biz bu ülkenin harimi ismetine değil silahla saldıranları, kan dökenleri, canlarımıza kast edenleri, ülkeyi bölmek isteyenleri; yan gözle bakanların bile gözünü oyacak kadar yürekli, imanlı, vatansever akademisyenleriz.

            Bizler zağarlık üç bucuk haini ve şer odaklarını değil; on binleri, yüz binleri hatta yetmiş yedi milyonu koca bir milleti temsil ediyoruz.

            Vesselam…

 

 

Mehmet Emin ULU