HACI İVAZ PAŞA Ya Da HACİVAT

 

Tokatlı olmanın haklı gururunu her zaman taşımanın heyecanını yaşamışımdır. Ömrüm oldukça da bu heyecanı yaşamaya devam edeceğim. Bu güzel memlekette yetiştirdiğimiz peki çok güzel insan geçmişte Osmanlı Devletine hizmet etmiştir.  Şeyhülislâm İbni Kemâl, Hattat Hafız Osman Enverî, Molla Lütfî, Sadrazam Seyit Hasan Paşa, Şeryhülislâm Mustafa Sabri Efendi ve Gazi Osman Paşa gibi…  

Tokat’ta doğup Osmanlıya büyük hizmetleri olan şahsiyetlerden biri de hiç şüphesiz Hacı İvaz Paşa ya da namı değer Hacivat’tır.

 İsmail Hakkı Uzunçarşılı, “Hacı İvaz Paşa’ya Dair”, makalesinin 25. sayfasında, İvaz Paşanın karıştığı olaylara dayanarak 1340’lı yıllarda Kazâbâd olarak bilinen Kazova’da doğduğunu söylemektedir. Babasının adı Fahreddin Beyazid’dir.  Fahreddin Beyazid’in kabir taşı Tokat Müzesindedir.

Pazar ilçesi bazı kayıtlarda Kazova kazası olarak da geçmektedir. Aynı kayıtlardan bazıları da Dimorta’yı merkez olarak göstermektedir. 

 İvaz Paşa’nın babası Ahi Beyazid, Tokat’ın nüfuzlu ailelerinden biridir. Ahi Beyazid’in kabri Tokat Müzesindedir.  Kabrinde “Haza merkadisseyyid, eşşehid, Ahi Beyazid bin İvaz, nurallahe Kabre” ibaresi vardır. Vefat tarihi belli değildir. Bu mezar taşı parçalanmıştır. Pazar Beyobası’ndan getirilmiştir. Beyobası Emir Dede muhtemelen İvaz Paşa’nın babası Ahi Beyzid’in olması kuvvetle muhtemeldir.  Zira İsmail Hakkı Uzunçarşılı bir makalesinde Tokat Emiri Fahreddin Beyazid’in Moğol İsyanları sırasında Beyobası’nda şehit düştüğünü ifade etmektedir. Fahreddin Beyazid, hem Emir Dede, Hem de Ahi Beyazid’dir.      

Hacı İvaz Paşa, Anadolu’nun Kösedağ savaşından sonraki en buhranlı yıllarında büyümesi, Tokat’tan Tebriz’e uzanan bir alanda üst düzeyde tahsilgörmüş olmasını, ayak iç kitabesindeki: “ … Kılıç, kalem ve hesap sahibi” ifadesinden anlamak mümkündür. Savaşlardaki cesareti ve aklı, taktikleri onun aynı zamanda iyi bir askeri eğitim aldığının delilidir. 

Hacı İvaz Paşa hakkında en geniş bilgiyi bize veren İsmail Hakkı Uzunçarşılı, İvaz Paşa’nın I.Murad, Yıldırım Beyazid, Çelebi Mehmed ve II. Murad dönemlerinde çeşitli görevlerin yanı sıra vezirlik yaptığını yazmaktadır.

            Uzunçarşılı’nın makalesinde İvaz Paşa hakkında: “ … Biri dahi hacı İvaz paşadır ki, üç bin akça tımar sipahisi iken, sıdk-güftarı ve emanet-i girdgârı ve selamet-i etvarı ile ileri gelmiştir. Nice Paye (unvan) katedip Bursa Subaşısı olduktan sonra vezaret verilmiştir…” ifadesi vardır.

            İvaz Paşa, dirlik sahibi Tımarlı Sipahi idi. Kazâbâd, Tokat ve Bursa Subaşılığı yapmıştır. Ayrıca Kocaeli Sancakbeyi olmuştur.

Yine Bursa muhafızlığı ve valiliği yapmıştır. Künyesi “İmameddin” olan Hacı İvaz Paşa, bazı vakfiyelerinde “Ağalar ağası”, “hayırlar temelinin hazırlayıcısı”, “iyilikler esaslarını sevk ve idare eden”, “büyük bey” gibi sözlerle vasıflandırılıyor. 

İsmail Hakkı Ayverdi, Dimetoka’daki Çelebi Mehmed Camisinin kitabesindeki  “Sanatında mahir, mühendislerin iftiharı, imarcıların kadimi İvaz Bin Beyazid” ifadesini kaydetmiştir.

            Bursa’nın Savunması (1413) ve imaretine yaptığı hizmetler Osmanlı coğrafyasına dört bir yanına yayılmıştır.

Çelebi Mehmed’in yattığı Yeşil Cami ve Yeşil Türbeye varıncaya kadar pek çok esere imza atmıştır.

O’nun Osmanlı Sarayındaki yükselen burcu karşısında düşmanları hased etmiş; bin bir iftira ile idam cezasına çarptırılmasına sebep olmuşlardır. Ancak idam cezası değiştirilerek1427 yılında gözlerine mil çekilmiştir.

Bu olay göz önüne alınarak Hacı İvaz Paşanın muhtemelen Hacı İvad Paşa bir başka ifade ile Hacivat olduğu konusunda pek çok iddia vardır.

Hacı İvaz Paşa, 1428 tarihinde Bursa’da meydana gelen veba salgınında vefat etmiştir. İvaz Paşa’nın kabri Bursa’da Pınarbaşı-Kuzgunluk mevkiindeki aile kabristanındadır.

            Baş taşının dış kitabesinin bugünkü karşılığı: “Hz. Peygamber (S.A.V.); Müminler ölmezler, belki fani evden beka evine naklolunurlar. Ölüm kâsesinden herkes içecektir.”

Baş taşının iç kitabesinde: “Kabir, insanların girecekleri kapıdır. Ölüm kendisini davet etmesine rağmen dünyayı isteyene şaşarım. Gideceği kabir olduğu halde, köşkler isteyene şaşarım. Bindiği şey hayat gibi inilecek bir şey olduğu halde, dünyada ferahlık umana şaşarım.”(*)

            Bu duygularla, Hacı İvaz Paşa (Hacivat’ı) bir kez daha rahmetle anar, uhrevî âlemdeki makamının yücelmesi için dua ve niyazda bulunurum.

----------------------------------------------------------------------

 

(*)Bkz. Mehmet Emin ULU-Erkilet Var Pazar Var-s.155