VAKİT VUSLAT DİYOR…

Zaman içinde dönüşümlerin yetersizliğinden hareketle güneşin etrafındaki turların, mevsimlere uzanacağını bildiği hâlde sessizliğin patika yollarına aşına olan sevgi yüklü heybesinden bir damla eksiltmeden, dökmeden, taşırmadan günü günlere ekliyor da akşamdan sabaha huzura akmak istiyor.

            Zamanın her alanında yaşam mücadelesi veren insan olgusunun beynin mevcut olan hayat anlayışı, akışı ve uzanışı daima ilgi alanımda olmuştur. Yakaladığım bir kelimeyi tahlil ederken aklıma gelen tüm yönleriyle irdeler, kültür seviyesi farklı olanların nerede duracaklarını, nereden göreceklerini dahi hesap etmek için araştırır dururum.

            Dünya hayatı insan hayatıyla uyumlu olmalıdır. Beyni dolduran ve meşgul edenler insan zihniyle uyumlu vakte uzanıştadır. Sayfalar dolusu yazılar yazıyor, şiirler okuyor, metinlerin, mısraların satır aralarında “Aşk vardır.” diyebilmenin tatlı gülümseyişle dudaklarımızdan şarkılar akıyor. Güneşe ramak kala esen yellerin serinliğinde rahatlamış tene ulaşan, vurgun titreşimlerini anlatan, mantık ve zekâ bütünlüğünde olgunlaşan kalbi ve beyni barışık tutan gücü selamlayışla güne başlamanın tadını ve lezzetini bilmek ve yaşamak ne güzel.

            Bize has olan, bize tabi olan insanlığın ortak paydası ile çelişmeyen, özel ve gizil tüten dumanların kaynağı aşk, bulunduğu ve görüldüğü yerde alınmalı, muhafaza edilmeli, yaşanmalı ve ne gerekiyorsa uygulanmalıdır. Her devirde ve dönemde popüler olan, modası geçmeyen yaşama gücümüzü besleyen duyguların ya da yaşamak istediklerimizin tamamının üç harfle sınırlı oluşu tatlı bir sunuştur. Aşkın tarifi var mıdır? Tarife cüret edenler, ifadelerindeki kelimelerin kaynağına nereden ulaşmışlardır? Bilinen o ki tarifler muhatapların kendi yaşadıklarının tanımıdır. Her insanın kendine özel olan yaşanmışları ortak payda olarak sunulması uygun değildir. Yaşadığım ve yaşıyor olduğumun izahı ancak tarafımdan yapılabilir. Bizi diğer canlılardan farklı kılan nokta da buradan başlar, yapay, eğri, kırık, düz gibi istediğince kilitlendiği hedefe doğru yürüyüşüne devam eder.

            Dağlar ardı şiirleri duygusal denemelerle süslüyor olmanın sıcaklığında mevsime merhaba demek için sessiz duyguları harekete geçirebiliriz. Varım diyen, yaşayan tarihin her döneminde aşka rastlayabileceğimizi biliyor olmamız umut kelimesindeki ifadesiyle bozkır çiçekleri gibi kendisini taze tutacaktır.

            Yaşamak istediğimiz, yaşıyor olduğumuz aşkın maddi ve manevi değerlerimize uygun ve uyumlu olmasını tescillemek, huzur içinde rahat ve anlaşılır yaşanması için her türlü ortamı sağlamakla aynı istikamettedir.

            Duygu mudur? Sevgi midir? Mutluluk mudur? Bölünen ve bölünmeyen rakamların sonuç hanelerindeki artanlı ve artansız çözümleri bilmek uygulamanın ve planların istenilen noktada sağlıklı olmasını sağlar. Hissetmek mi, yaşıyor olmak mı, yoksa görmek mi sevgiyi beslemektedir? Sorularla boğulduğumuz an çözümde ve cevapta pratik hareket etmek için hazırlık safhalarını bilmemiz, birimlerimizi hareket halinde bulundurmamız bizi zinde kılacaktır.

            Yazma eyleminin bütün zorluklarını biliyorum. Sevginin ve aşkın farklı olduğunu, izahının kişiye özel olduğunu da bilenlerdenim. Sevginin nerede ve nasıl biteceğini bildiğim kadar, aşkın bütün oluşumlarının dışında tutulması gerektiğini, asla bitmeyeceğini kabul ediyorum.

             “Vakit Vuslat Diyor” Akçağ yayınlarından çıkan son kitabım. Denemelerim zirve doğru adımlarla edebiyat dünyasındaki yerini alıyor.

            10. Ankara Kitap fuarında yayınevi bir de imza günü yaptı. İçin tebrik ve Çok bereketli bir günün ardından, imza günüme katılan, mazeretini mesajla, telefonla ileten, yeni kitabımız duygularını ileten dostlarıma, arkadaşlarıma, meslektaşlarıma, hemşerilerime, öğrencilerime ve tüm kitapseverlere teşekkür ediyorum.

 

Osman BAŞ