Ey Türk Gençliği

 

 

Zora düşmeden önce gerçekleri görmek gerekir. Gerçekleri gösterecek materyalde akıldır, bilimdi , ilimdir, tecrübedir. ''Bağımsızlık benim karakterimdir.'' ''Fikirler cürmü şiddetle, top ve tüfekle yok edilemez.'' Mustafa Kemal Atatürk. Türk milleti gelenek, görenek ve törelerine bağlı olarak , asırlar boyunca  bağımsız ve özgür yaşamışlardır. Dünya durdukça  da  bağımsız ve özgür kalacaklardır. Tarihte tüm Türk büyükleri milletini, vatandaşlarını ve vatanını en üst seviyede tutmuşlardır. Bunların üstüne  bayrağını çekip altında korkusuzca yaşamışlardır. Vatan toprağı her zaman kutsal,tek bir çakıl taşının bile verilmesi hainlik  sayılmıştır. Vatan için ölmek, düğüne eğlenceye, şerbet içmeye gider gibi gitmişlerdir. İnanışımızda şehitlik ulaşılması gereken  en son makamdır.

         ''Benim manevi mirasım olarak hiç bir ayet, hiç bir doğma, hiç bir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır. Zaman sür'atle ilerliyor, milletlerin, toplumların, kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada  asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilimin  gelişmesini inkar etmek olur. Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım  ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde  akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olur.'' ATATÜRK.  Türk milletinin başına  zor bir zaman diliminde, başa geçip yedi düvele karşı koyan Türk Atatürk'tür.Tüm mal varlığını Türkiye  Cumhuriyetine bırakan ve gerçek mirasının da  MANEVİ MİRASIM AKIL VE BİLİMDİR  diyen bir insan her Türk'ün kalbine girmeyi başarmıştır. Bir tek kalbine giremedikleri, akıl, bilim ve insanlığa düşman olanların kalbine girememiştir. Yabancı devletlerin bile minnet, şükran, şerefle anlattıkları insandır o. Çünkü bilim ve akıl tüm insanlığın ortak malıdır. ''En büyük eserim CUMHURİYETTİR diyen, kurduğu cumhuriyetinin değerini tüm yurttaşları bilir. Onu korur ve kollar. Zira çevremizde ki ve dünyada ki ülkelere baktığımızda  cumhuriyeti kuranlara  ne kadar  minnet ve şükran borcumuz vardır. İçimizden elbette  satılmış hain  ve aç gözlü sahtekarlar çıkacaktır. Onlara gerektiği yerde Türk milleti dersini vermesini bilir. Millet olarak Türk gençliği yazısını  bir kez daha sizlere hatırlatmak istedim. Bu zor ve çetin günlerde, bundan sonra ki günlerde  bizlere ışık olacak, rehber olacak bu yazıyı isterim ki herkes çerçeveletip evinin, iş yerinin duvarına assın.

              EY TÜRK GENÇLİĞİ !

       ( Birinci vazifen ,Türk istiklalini,Türk Cumhuriyetini ,ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.Mevcudiyetinin  ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir.İstikbalde dahi seni hazinenden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedbahtların olacaktır.Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen,vazifeye atılmak için ,içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkan ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar,bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili  olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri raptedilmiş , bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bir fiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr'ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

         Ey Türk istikbalinin evladı! İşte ,bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen; Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarında ki asil kanda mevcuttur.) Mustafa Kemal Atatürk. 20 Ekim 1927. 

         Bugünde  içine düştüğümüz karmaşa ve çevremizde ki ülkelerin kardeş ve iktidar kavgaları nedeniyle düşmüş olduğu duruma bakalım. İnanış, siyaset, menfaat, aç gözlülük bir birine karışmış. Birbirlerinin canına kasteder olmuşlar. Bu durumdan biz komşusu olan ülkelerde zor ve çaresizliği sürüklemektedirler. Sebebi sığınmacı oluşu, her türlü hastalıkları ülkemize taşıması, aşısı, tedavisi, yemesi, barınması ve insan olarak eğitilmesi sorun ve maddiyattır. Muhtaç olduğumuz kan damarlarımızda, akıl başımızda, bilim karşımızda. Bu değerlere sahip çıktıkça, birbirimizi sevip saygı gösterdikçe aşılamayan çetin engelli dağ ve sorun kalmaz. Cumhuriyetimizin ışığı güneş ışığı gibi engin ve sonsuzdur. Bu ışık hepimize yeter. ''Kimsesizlerin kimsesi cumhuriyet.'' hepinizin sevgi yolu açık olsun…

 

Süleyman ERKAN 

11-02-2016  

Ortaköy-Beyoğlu-İSTNB