MODERN SEYRAN OKUL

 

            Yürüyüş Arkadaşım Mustafa ÇAKIR, TED Kolejine müdür olunca sevinip tebrik etmiştim. Ziyaretine ancak 9 Şubat 2016 günü, Arkadaşım Rasim CANBOLAT ve Mustafa ÖZCOŞAN ağabeyimle gittik.

            Okulun girişindeki düzen hemen dikkatimi çekti. Girişin ilk kısmı araba parkı için ayrılmış, okulu önündeki geniş alan, öğrencilerin gezelemesi ve oyunları için ayrılmış. Böylece arabalar çocukları, çocuklar arabaları rahatsız etmiyor. Önündeki bu alandan, Tokat’ı ve Kazova’yı seyredebiliyorsun. Onun için buraya Seyran Okulu diyebiliriz. Dış görünüşüne bakıldığında altı ay önce açılan okula göre çok güzeldi.

            Kapımızı bayan eleman saygıyla açıp, dileğimizi aldı. Müdür bey geldiğimizi öğrenince ikinci kattan hemen girişe inerek saygıyla bizleri karşıladı. Rasim CANBOLAT’ı, oradakilere öğretmenim diye tanıtarak, elini öptü. O anda işte öğretmenin serveti diye düşündüm. Bizleri kurucu müdüriye hanımın odasındaki diğer misafirin yanına aldı. Hoşbeş ve müdüriye hanımın ikramından sonra, Mustafa Bey “okulu gezdireyim.” dedi.

            Okulun her katında uzun bir salon var. Soğuk havalarda, ders aralarında, öğrenciler dışarı çıkmadan, dinlenme ihtiyaçlarını gideriyorlar. Salonun bütün duvarları, çocukların yaptıkları, elişi ve resimlerle süslenmiş. Sanki çiçek bahçesi gibi.Bu çok iyi bir uygulama. Çocuklar küçük yaşta, yaratıcılığa sevk ediliyor. Kendini kanıtlama bakımından olumlu bir eğitim sistemi.

Mustafa Bey Genel Kurmay Başkanlığında aldığı Atatürk resimleriyle, Atatürk’ü çok güzel anlatıp, sevdiriyor. Portrelerde,  Atatürk’ün askeri dehası, muhteşem Cumhurbaşkanlığı, ve halkının arasında, “Ben sizden biriyim” diyen mütevazı halini görebilirsiniz.

            Dershanelerde çok güzel. Her çocuğun bir çalışma masası var. Dershane duvarları da öğrencilerin eserleriyle süslü. Branş öğretmenliğinde öğretmen sınıfta kalıyor, öğrenciler dershanelere gidiyorlar. Araç gereç bakımından güzel bir uygulama. Öğretmenlerin çoğunluğu genç ve bayan. En çok dikkatimi çeken, Türkçe bilmeyen, zenci İngilizce öğretmeni. Türkçe bilmediğine göre, İngilizceyi nasıl öğreteceğini merak ettim. İngilizcenin en güzel böyle öğretildiğini söylediler. Bizleri şekerler ve güzel yüzle karşılayıp uğurladı.

            Okulda, öğrencinin her türlü sosyal faaliyetini göstereceği yerler var. Müzik odasında çeşitli sazlar mevcut. Meyve odasında her öğrenci sevdiği meyveyi parasız yiyebiliyor. Fabrikasyon yiyecekler bulunmuyor. Yeni yapılan spor salonunda, her türlü sportif faaliyetleri yapmaları da güzel olacaktır. Mustafa ÇAKIR’ın, GOP Lisesindeki başarısını burada kat kat göstereceğini gözlemledim.

            Öğrencilerle öğle yemeği başka bir güzellikti. Büyük sınıflar kuyruk olarak yemeklerini alıp yiyorlar. Bulaşık kaplarını herkes, arabalı bulaşık yerlerine yerleştiriyorlar. Böylece planlı olma alışkanlığı kazanılıyor. Asıl güzellik ana sınıfı ve birinci sınıfların yemeklerindeydi. Onların yemekleri ilgili kişilerce masalarına konuyor.Bayan öğretmenlerinin öğrenciler arasında anne şefkatiyle, onlarla ilgilenmesi ayrı bir güzellikti. Her öğrenci yemekten önce ve sonra modern lavabolarda ellerini ağızlarını yıkama alışkanlığı da, güzeldi.

            Güzel bir ziyaretten sonra, danışmadaki bayan eleman kapılarımızı açarak güler yüzle buyurun dedi. Müdür bey arabamıza kadar bizi geçirdi.Mustafa Bey, öğretmeninin elini tekrar öptü. İlgisine teşekkür ederek ayrıldık. Yolda, haklının hakkını vermek gerektiğini düşündüm. Sayın Dr. Bilal DURMAZ’ın yaptığı işin önemini düşündüm. Bu okulun açılışını yapmakla, ilimiz ve yurdumuzun eğitimine hizmeti çok önemli. Yarın buradan insanlığa hizmet edecek nice büyük insanlar yetişecek. Ayrıca onlarca kişiye iş vererek, nafakalarını teminle en büyük insanlık görevini yapmış oluyor.

Çok sağ olun Bilal Bey.

Saygılarımla.

14.02.2016

Mehmet TAPAR

 

Emekli Öğretmen