HER KİM NE YAPAR KENDİNE YAPAR

 

 Kim neler yaparsa kendi için, kendine yapar. Vücut; ağrıdığı, kaşındığı yeri bilir. Ona göre tedbirini alır, savaşını verir. Vücut hoşlandığı yeri de bilir. Kısacası her yer ve bölge ihtiyacını bilir. İnsan kendi için küçük, insanlık için  büyük, devasa projeleri geliştirmeye ve yapmaya tasarlanmış  özelliktedir. Birileri acı çekseler bile, gelecek nesillere ışık tutacak, rahatlatacak imkanlar sunulmuş olunuyor. Tekerleğin bulunuşuyla, yolculuklar kısaltılıp rahatlatılmış oldular. Suyun kaldırma  kaldırma gücüne dayalı gemilerin bulunması, uzak kıt'alara gemilerle gidilmesi sağlanmıştır. Uçan kuşlara özenen insanlar, uçakları icat edip, ırak yerleri yakın eylediler. Amansız hastalıklara ilaç bulup, insanların dertlerine derman olmuşlardır. Güzel şeyler üretenler insanların kafasına, beynine, kalbine girerek, nesilden nesil e sevgisi, saygısı bitmeden yüzyıllardır günümüze kadar gelmişlerdir. Bu güzellikleri üretenlerde bundan sonra unutulmayacaklar. Nele yaptıysalar kendilerine yaptılar. Çalışanlar, üretenler kendine ve nesillerine yatırım etmiştirler. Asalak ve günü birlik yaşayanlarda kendilerini sıkıntıya soktukları gibi, çevresinde ki insanları da zora sokmuşlardır. Karınca ile cır cır böceğinin hikayesini bilmeyen yok gibidir. İyilik edenler, yardımda bulunanlara eninde sonunda birileride onun dar gününde yardımında bulunurlar. ''Çok eski zamanların birinde  bir vatandaş katillikle yargılanıyormuş. Yargılama sırasında, katil  orada  bulunanlardan birine hayati bir iyilik yapmış. Davayı dinlemiş, sonuna kadar. Katilin bu sucu işlemediğine inanmış. Katili bir ay sonra  asmaya karar vermişler. İyilik yaptığı adam araştırmaya, soruşturmaya ve delilleri toplamaya çalışmış. Gerçek katili bulmuş. Katil asılacağı gün ve saatte, gerçek suçluyu delilleriyle getirmiş. Suçunu itiraf eden adamı tutuklayıp, masumu bırakmışlar. Gerçek suçluyu asmışlar. Haline şükür eden adam, küçük bir iyiliğin  nelere  yol açtığını, kötülük yapsaydı bunun tersi olacağına karar verdi. (-Küçük bir iyilik,yeri gelince bir can kurtarırmış.) diye mırıldandı.''Yapılan  her olay ve eylem eninde ve sonunda karşına çıkar. Hiç kimse seni yargılamazsa, sorgulamasa dahi vicdanın her kalp atışında senden ayrı yerde olmayacaktır. Her an hesap soracaktır. Tabi merhameti ve vicdanını aklıyla buluşturanlar için. Rahmetli babam; (- Oğlum öbür dünyada  ne ateş, ne odun vardır. Herkes  bu dünyadan götürür ateşini de, suyunu da, yemişini de, meyvesini de, gülünü de.) derdi.

         Kimsenin yaptığı kimsenin yanına kar kalmıyor. Dedesinin yediği ekşi erikten ,torununun damağı  kamaşırmış. Her şeyin bir hesabı vardır elbette. Hesabını veremeyeceğin işler yapmamalı. Arap yarımadasında  kin, nefret ve savaşın yüzlerce yıl devamıdır bugünümüze yansıyan. Bugün  savaş haline gelindiyse, kendimizi ve ilişkilerimizi sorgulamak durumundayız? Güzellik yapan güzellik, çirkinlik yapan çirkinlik bulur. Peki bizim kısa hayat diliminde neden kural dışı hırçın, aç gözlü, başkalarının haklarına saldırmakla geçer günümüz. Güzelliği, iyiliği yaşamak ve yaşatmak o kadar zor mu acaba. Geriye bırakacak neyimiz var elimizde. Kendimizi sorgulamak, sormak o kadar zor mu acaba. Her birey kendini sorgulasa evde, yolda, iş yerin de, ülkede ve ülkeler arasında kavgalar olmaz. Tek savaş yenilikler, buluşlar, araştırmalar da daha iyisini ve güzelini yaratma savaşı verilir.

      (Sanma ki her kalbin içinde ki insandır. İnsanı insan yapan içinde ki vicdandır.) Vicdanının sesini dinleyenler, kendine de topluma da iyilik yaparlar. ''Her kim ne yapar kendine yapar.'' Hace Bektaş-ı Veli.

Süleyman ERKAN

16-02-2016 

Şişli-İstanbul..