“VAKİT VUSLAT DİYOR” YENİ KİTABIM

Sevginin ve aşkın kişiye özel olduğunu da bilenlerdenim. Sevginin nerede ve nasıl biteceğini bildiğim kadar, aşkın bütün oluşumlarının dışında tutulması gerektiğini, asla bitmeyeceğini kabul ediyorum.

            Hoş görü azalıyor. Sevgi kıskanç altında, sahiplenme zarara uğruyor, dur durak bilmeyen değerlerin bozulmuşluğunda var olan güzellikler sevgiyle nefes alacaktır. Acı çekiyor olduğumuz anlarda, tedaviye evet demek bir yudum sevgi midir? Aşk mıdır? Etrafımızda dolaşıyor olan bütün virüsler huzuru, mutluluğu uzaklaştırmak için hazır hâldeyken sevgi nerede durmalı ve aşka ulaşmalıdır?

            Duygu dünyamı tatile gönderiyorum. Mevsim pastırma sıcaklarını yaşıyor, kışa hazırlanıyorken, üşümeye başlamışken, uzaklara, çok uzaklara, ötelerin ötesine, ufukların ardına salıyorum.

            Başarıya giden bütün yolları bilimsel verileriyle birlikte havuza alıyorum. İnandığım bütün güçleri harekete geçiriyor, sevgiye ulaşmak, onu beslemek, aşka merhaba demek yüreğin derinliklerinde ebedi mekânına yerleştirmek, tarafları mutlu kılmak için mevcut şartlara gülümsüyorum.

            Her şeye yeni baştan merhaba demek için hazırlığı tamamlamak ve ikindi sonrası yüreği, yüreğin üzerine koyup beklenen yolcuya uzanmak, tutmak, koklamak, sevmek, dünya hayatına bir damlada bizden hediye sunmak için güneşe merhaba diyor, Ay’a ses veriyor, şafağa yol gidiyorum.” “Vakit Vuslat diyor” adlı denememden bir bölüm.

            Akçağ yayınlarından çıkan yeni kitabım “Vakit Vuslat Diyor” inanıyorum ki tez vakitte edebiyatımızdaki yerini alacaktır.

            Deneme üzerine bu güne kadar söylenmedik söz kalmış mıdır?

            Okurun zevkle sayfalarında mutlu olacağı, huzura akacağı, kendinden kesitlere ulaşacağı bir çalışma ile okuyucularıma ulaşmanın mutluluğunu yaşıyorum.

İki bölümden oluşan kitabın birinci bölümünde 23 deneme bulunmaktadır. Şiir tadında, duygusal denemeler, yaşanmışların okuyucu ile paylaşımıdır.

İkinci bölümde “Önden Gidenler” baki âleme bizden önce giden gönül dostlarına ithaf dört denemedir.

            “30.10.2014 tarihinde çocukluk arkadaşım, köylüm, dostum Veysel Yıldırım için yazdığım “Kelkit Gözyaşı Döküyor” başlıklı yazıdan kısa bir bölüm.

            “25 Ekim 2014 Cumartesi doğduğumuz köyün mezarlığında ebedi hayata yolcu ettiğim gün Kelkit’e bakamadım, elimi uzatamadım, ıslatamadım, selamlayamadım, ooofff! Ben yaşadığım sürece köyün dört bir yanında ebediyen var olacaksın.

            Ağlamaksa, paylaşmaksa, üzülmekse bütün kotalarımı kaldırıyorum.

            Şimdi seni özleyecek, hasretini yaşayacak gönül penceremden gülümseyecek ve unutmayacağım.

            Dostların, arkadaşların, köylülerin seni ebedi hayata yolcu ettiğimiz gün doğduğumuz köyde birlikteydik.

            Kelkit gözyaşı döküyor, güneş bulutların ardında sessizce ay ve yıldızlara seni anlatıyordu.

            Sen, ebedi hayata merhaba dedin.

             Şimdi sana dualar gönderiyoruz.

            Bizi karşılamayı unutma…”

 

            Yeni kitaplarda buluşmak üzere…

            Gün azalıyor, geceler daralıyor, vakit vuslat diyor.

Osman BAŞ