BULANIK SUDA BALIK AVLAMAK

Ülke’nin hali bulanık su ortamına ne kadar da benziyor. Her gün gündem değişiyor. Bu özellikle yapılıyor. Muhalefet ayrı telden çalıyor, hükümet ayrı telden… Cumhurbaşkanı beşinci parti gibi çalışıp sürekli gündem yaratıyor. Ülkenin milli meselelerine sıra gelmiyor.

            Büyük şehirler yangın yeri gibi… Bombalar patlıyor,insanlar ölüyor. Ankara ve İstanbul örneği… Diyarbakır Sur, Bağlar ve ilçeleri, Şırnak, Cizre, İdil, Nusaybin ve daha birçok yerde her gün çatışma haberleri ve buralarda şehit olan asker ve polisler… Şehit haberleri artık sıradanlaştı ve TV’lerde normal haber gibi veriliyor. Halk duyarsızlaştı. Neden?

            Şu an ki gündem Yeni Anayasa, Başkanlık sistemi… Hâlbuki anayasa maddelerinin %70’i değişmiş ve geri kalanını da değiştirmek için komisyon kurmaya çalışıyorlar. CHP yanaşmıyor. MHP ise hazır ol vaziyetinde değiştirmek için emir bekliyor. MHP lideri Devlet Bahçeli; “Üç parti yeni komisyon kurulmasını istiyor. Siz CHP genel başkanı Kılıçdaroğlu’nu ikna edin” türünden açıklama yapıyor. HDP ile hiç yan yana gelmeyen Sayın Devlet Bahçeli’ye son zamanlarda bir şeyler oldu. Mecliste maaşlarını artırırlarken yan yana gelip kabul oyu vermişlerdi. Mecliste yan yana oturuyorlar zaten. Son günlerde MHP’de, HDP muhabbeti depreşti…

            Devlet Bahçeli, kendisini eleştiren İl, İlçe Başkanlarını görevden alıyor ve teşkilatları bir bir kapatıyor. Tabanın sesine kulak vermeyip partiyi mahkemeye taşıyor.AKP’den destek görüyor ve iktidarın ekmeğine yağ sürüyor.

            Cumhurbaşkanı bu bulanık ortamı değerlendirmek istiyor ve bu nedenle de iki de bir Meclise çağrı yapıyor: “millete gidelim”  Millet dediği kendisine oy vermiş %50’lik kesim… AKP bunu istemiyor. Abdullah Gül’de istemiyor. AKP’de muhalif bir gurup var.

            Bunun hiç önemi yok. Erdoğan varken, o partide Erdoğan’ın dediği olur. Ortamdaki hava “Başbakan, başkanlık sisteminin yolunu açmak için her türlü adımı atmaya hazır.”gösteriyor.

            Ahmet Davutoğlu, “AKP’nin doğal lideri Cumhurbaşkanı Recep Tayyib Erdoğan’dır.”Diyor. Sormazlar mı adama sen neyin liderisin?

            Kamuoyu anketlerine bakılırsa şu durumda 1 Kasım’dan beri AKP oylarını artırıyor. HDP hızla barajın altına doğru kayıyor. MHP ise komutansız bir ordu gibi sağa sola serpilirken eşiği aşamayacağı bir noktaya geliyor.

            Recep Tayyib Erdoğan’ın böyle bir ortamı bulup meclise, “millete gidelim” çağrısı yapması son derece akıllıca değimli?

            Eğer anket sonuçlarındaki tablo seçim sonuçlarına yansırsa AKP’nin tek başına referandum kararı alacak çoğunluğa ulaşması kesin olur. HDP’nin ve hatta Milliyetçi Hareket Partisinin mahkemenin kıskacından kurtulması mümkün olmadığı takdir de ve baraj altında kaldığı bir mecliste AKP’nin tarihi bir milletvekili sayısı yakalama şansı bile vardır.

            Türkiye’nin yeniden sandığa gitmesi ortaya 2002 seçimleri sonrasına benzer iki partili bir meclis tablosu çıkması, Türkiye’nin hiçte lehine olmayacak ve demokrasimiz büyük yara alacaktır.

            Muhalefetin pısırık ve yan yana gelmez ısrarcı tutumu, ölüm sessizliğine bürünmesi, tam anlamıyla bir acınası haldir. Cumhurbaşkanı muhalefetin bu durumunu iyi gözlemlediği için “millete gidelim” diyor.

 

            Hâlbuki normal memleketlerde muhalefet sandığa gitmek ister, iktidar yanaşmaz. Bizde bunun tam tersi oluyor.