Kadın her zaman asildir

Bugün "Dünya Kadınlar Günü"dür. Şu anda üzerinde yaşadığımız dünyada, yaklaşık 7 milyar insan vardır. Bu insanların yarısı kadındır. Bu kadınlar bizlerin annesi, eşimiz, kızımız, bacımız, sevgilimiz, ninemiz, teyzemiz, halamız, bizi doğurtan ebemiz, öğretmenimiz, can yoldaşımız, dostumuz, ortağımız, arkadaşımız ve kadınımızdır.

            Bugün 8 Mart 2016 "Dünya Kadınlar Günü" diyorlar. Oysa hangi günde, hangi saatte, hangi saniyede, hangi zamanda kadın yok ki?

            Daha doğar doğmaz erkeğe şekil vermek için kuşağı sımsıkı bağlayan, başbağını, kundağı saran annesidir. Kadın olmasaydı, içi boş parantez gibi çarpık olacaktı ayakları erkeklerin. Ve birer pancar yaprağı gibi yanlara doğru uzanacaktı koca kulakları.

            Başımız her derde girdiğinde gözümüz bir kadını arar.

            Daha beşikteyken uzanan ve acıları dindiren o gizemli eli ararız biz erkekler aslında. Hâlâ sancılarımız tuttuğunda yine arıyoruz...

            "Öğretmen" denilince de benim gözümün önüne nedense bir kadın gelir. Kara tahtanın önünde, elinde tebeşir. Hiç gözümün önünden gitmez.

            Bu sefer bacaklarımızı-kulaklarımızı değil, yine bir kadın, küçük erkeklerin kafasını düzeltmektedir. Öğreti hiç bitmez...

            Uğruna saçımı taradığım, uğruna kravatlar bağladığım, uğruna yazı yazdığım, uğruna sözlükleri kitapları yokladığım, uğruna çatalı sol elime aldığım, uğruna saz çaldığım, şiir yazdığım...

            Kadın yaşamın içinde değilse, uygarlığa ulaşamıyor toplumlar.

            Bak; dünyanın en zengin ama kadını reddetmiş ülkeleri sefildir.

            Çünkü mesele; dişi kuş oluşudur kadının.

            Kadın olmasaydı, ne kadar anlamsız olacaktı vitrinler, yollar, parklar, mekanlar, zamanlar, yaşamlar.

            Hatta bu kadar anlamı olmayacaktı sancılarımın.

            Annem, ebem, öğretmenim, sevgilim, can yoldaşım, dostum, ortağım, arkadaşım...

            Kadınım...

            Sen olmasaydın biz ne yapardık?

            Çok eski yıllarda kadınlar eziliyor, horlanıyor ve ikinci sınıf muamelesi görüyordu. 5 Aralık 1934 yılında Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda değişiklik yapılarak kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkı verildi.

            Bu tarihi çok önemsiyorum. Bakın bu hak, kadınlara Fransa'da 1944 İtalya'da 1945, Yunanistan'da 1952, Belçika'da 1960 ve İsviçre'de ise 1971 yılında verilmiş. Dünyanın pek çok gelişmiş ülkesinde 1934 yılından önce kadınların milletvekili seçme hakkına kavuştuğu ülke sayısı ise sadece 17 imiş.

            Ve de Türkiye'de kadınlara seçme seçilme hakkının verildiği ilk seçim olan 1935 yılı ara seçimlerinde kadınlar 18 milletvekili ile Meclis'e girmişler. Dikkat edin genel değil, ara seçim. O günlerin şartlarına göre müthiş bir rakam.

            Ancak büyük önder Atatürk'ün açtığı bu kulvar ne yazık ki yıllar içinde tıkanmış ve nüfusun yarısını oluşturan kadınların parlamentoda temsilleri, bugün yüzde 14,1 oranlarına kadar gerilemiş.  Yerel yönetimlerde ise kadının adı yok denecek kadar az.

            Özellikle kadının insan cinsi içinde ayrı bir yeri vardır. Çünkü kadın fiziksel, ruhsal ve duygusal yapısıyla erkekten farklıdır, daha güzel ve daha caziptir. İşte kadının bu farklılığı ve cazibesi, gözlerini dünya hırsı bürümüş bir takım insanlar tarafından, cinsellik, reklam, tele vole programları ve eğlencelerde öne çıkarılıp kullanılmaktadır. Bu; kiminin annesi, kiminin eşi, kiminin bacısı, kiminin de kardeşi olan kadını sömürmek, onun şeref ve onurunu çiğnemektir. İslam'ın ilkelerine de insan ve kadın haklarına da aykırı bir durumun önüne geçilmesi insanlık görevidir.

            Ülkemizde zaman zaman şahit olduğumuz "Töre Cinayetleri"ni de mutlaka önlememiz gereklidir.

            Yaşadığımız bu cennet vatanda, çok sağlam olan aile yapısının temel taşı kadındır.

            Peygamberimizin "S.A.V" buyurduğu sözlerden bir kaçı şöyle

            "Ahirette kocası tarafından dövülen kadının davasını ben olacağım"

            "Müslümanların en iyisi, hanımına karşı iyi ve faydalı olandır."

            "Kadınlarınıza eziyet etmeyiniz! Onlar Allahü Tealanın emanetleridir. Onlara yumuşak olunuz, iyilik ediniz!"

            "Cennet anaların ayağı altındadır."

            Ülkemin güzel insanları... Kadınları hiç bir zaman incitmeyelim, üzmeyelim, yüreğimizi verelim, başımıza taç yapalım ve kadın haklarına daima saygılı olalım!

            Kadınlar için yazdığım şiirimi aşağıda takdim ediyorum.

            Hoşça kalınız...

 

            KADIN HER YAŞTA GÜZELDİR

 

            Çok bağlıdır, vefâlıdır,

            Özverili, fedâkardır,

            Cefâ çeker, hep katlanır,

            Kadın her zaman melektir.

 

            Hep aradığımız cennet;

            Ayağının altındadır,

            Bir ana'dır, altın kalpli,

            Kadın her zaman kutsaldır.

 

            Yuva yapan dişi kuştur,

            O daima huzur verir,

            Tanrı'nın bir şiiridir,

            Kadın her zaman asil'dir.

 

            Paylaşmayı pek çok sever,

            Her anında yüzü güler,

            Mutluluğu hep hak eder,

            Kadın her zaman güzeldir.

 

            Câzibenin kaynağıdır,

            Güzelliğin timsalidir,

            Sevimlidir, çok zariftir,

            Kadın her zaman caziptir.

 

            Daima çok sabırlıdır,

            Hiç yorulmaz, çalışkandır,

            Tüm dertlerin dermanıdır,

            Kadın her yaşta güzeldir.

 

            Affedici, merhametli,

            Hoşgörülü ve değerli,

            Çok şirindir ve sevimli,

            Kadın her zaman güzeldir.

 

            Gönlümüzün sarayıdır,

            Başımızın hep tacıdır,

            Hiç bitmeyen bir kaynaktır,

            Kadın her zaman örnektir.

 

            Sevgilerin kaynağıdır,

            O her mevsim ilkbahardır,

            Hiç bitmeyen bir şarkıdır,

            Kadın her zaman güzeldir.

 

            Tokat 8.3.2016