YENİ UFUKLARA DOĞRU

Geçtiğimiz günlerde bir televizyon programında ülkemizi yeni ufuklara taşıyan projeleri heyecanla dinledim. Birçoğuna yakından vakıfım. Birçoğunu yerinde görmem mümkün oldu. Yavuz Sultan Selim Köprüsünden 3. Hava Alanına, Ovit Tüneline, Hızlı Trene varıncaya göz kamaştırıcı ve gururu verici projeler…

            Projeler sayılırken yüreğim hep bir isim bekledi…

            Tokat’ta da şu projeyi uygulayacağız!...

            Ne yazık ki böyle bir proje duymadım. Ya da söylendi, benim gözümden kaçtı…  Son yıllarda Fatsa-Niksar-Tokat yolu büyük bir proje diye dillerde dolandı durdu. Bu projenin devam ettiğini de biliyorum.  Fakat bu projenin, Tokat için büyük bir proje olmadığı herkesin bildiği bir gerçektir. İki bin yılların başında bitmesi icap eden bir yolun bu güne kadar sarkması, eksiklik değil de nedir?

            Sahi tam bir emeklilik şehri olarak kaderine terk edilen güzel şehrimizde ev kiralarının iki bin liraya doğru fırlamaya başladığını bilen var mı acaba? En sıradan evlerin kirasının beş yüz liradan başladığı bir şehirde asgari ücretli birinin nasıl geçineceğini birleri hiç düşünmez mi?

            Geçenlerde bir olaya şahit oldum. Tanıdığım bir dostum buradaki evini iki yüz doksan bin liraya satmış, İstanbul’a gidiyordu. Sordum “Neden İstanbul? “ diye. Cevap verdi: “Hocam bu parayla İstanbul’da en az iki daire satın alırım!…”

            Ne diyebilirdim. Düşündüm. Kaderine terk edilmiş bir şehre, yeni konutlar yaptırmak için bir daire arsası olanları müteahhitlerin kucağına atmak uğruna yeni arsalar üretmeyeceksiniz,  TOKİ arsa bulmak için dört dolanacak… Girebilirseniz sonda TOKİ programına gireceksiniz, o da yaparsa üç yüz beş yüz konut ya yapacak, ya yapmayacak, ondan sonra da “Şehir Göç Veriyor” diye yakınıp duracaksınız… Oldu mu?

            Tokat’ın dışındaki Tokatlılardan geri dönmek isteyenlerin sayısının yüz de biri bile geçmediğini bilmeyen bir yetkili var mı?

            Çalışma sahası yok, iş yok aş yok…

            Sahi “Emekli Şehri“ diye dilinizden düşürmediğiniz emeklilerin oturacağı, konuşacağı, günlük sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler yapacağı, bir mekânı bile yok.

            Bizim emekliler şehri Tokat’ta emeklilerimiz, bir zaman daha emeklemeye devam edecek gibi…

            Bir şehri yeni ufuklara taşımak her halde, projesiz, geleceksiz bir anlayışla şimdiye kadar olmadığı gibi bundan sonra da asla olmayacaktır.

            Tek umudum var… Hemen her alanda büyük bir potansiyele sahip olan insanlarımızın; el ele, gönül gönle verip, şehri geleceğe taşımalarıdır.

            Yoksa bu büyük potansiyele sahip kardeşlerimiz, bir zamanlar “ Tren gürültüsünden rahatsız olacağını düşünerek, tren yolu fizibilite raporunu hazırlayan ekibin yemeklerini çaldıkları gibi, bu şehrin geleceğini de “ Az olsun, küçük olsun, fakat bizim olsun” anlayışıyla yine sabote mi edecekler?

            Yaşayan değerlerinin yaşarken kıymetini bilmeyen, öldükten sonra adına heykeller yapacaklarını vaat eden şehrimin güzel insanları, sizi seviyorum. Ne olur bir defa da beni yanıltın…

 

Mehmet Emin ULU