YOLUMUZ YAPILDI

Evi satın alıp taşındığımızda okulun ihata duvarıyla karşı evin duvarı arasındaki yol; patika gibi, keçi yolu gibi bir şeydi. Yolu görenler: “Ehliyet sınavları bu yolda yapılmalı. Duvarlara çarpmadan geçebilene ehliyeti derhal verilmeli” derlerdi. Hacı muratla o yola girince dua üstüne dua ederdim, karşıma bir araç çıkmasın diye. Aracıyla yüz, yüz elli metrelik yola kim girse bir araçla karşılaşmadan, bir duvara çarpmadan sağ salim yolun sonuna ulaşabilmek için ecel terleri dökerdi.

Günün birinde yolu gören dönemin Valisi emir vermiş: “İlerdeki evlerde yangın çıksa itfaiye araçları bu yola giremez. Yolu derhal genişletelim.” Yolun kıyısındaki vatandaşın evi ileri kaydırılamayacağına göre okulun ihata duvarını geri çekmekten başka çare yok. Duvar,  yeteri kadar geri çekildi.

Duvar geri çekilmesine çekildi ama kentimizin duvar ustaları ip ve şakul kullanmayı mı bilmiyorlar ne? İş bitince ortaya Ankara Bağları’nın yolları gibi yılan eğrisi, büklüm büklüm bir duvar çıktı.

İyi ki de öyle çıkmış. Zaman geldi. İhata duvarının karşısındaki ev yıkıldı yerine kocaman bir bina dikildi. Eski belediye başkanlarımızdan inşaat mühendisi Nizamettin Aydın’ın yaptığı bina, ihata duvarının şeklini izleyerek girintili çıkıntılı duvarıyla yolu daralttıkça daralttı. Yeni binanın duvarının dibine bir kişilik kaldırım da unutulmadı.

İhtiyar heyetimizin baskısıyla mı, belediye başkanımızın inisiyatifiyle mi bilinmez. Dar yolumuza bir kez daha el atıldı. Önce okulun bahçesindeki trafo nakledildi. Sonra vurun abalıya hesabı okulun ihata duvarı biraz daha geri çekildi. Duvar, bu sefer ip çekerek düzgün yapıldı ama her müdahalede daralan bahçeyi eskiden bir okulun öğrencileri kullanıyordu. Şimdi iki okulun öğrencileri paylaşıyor. Hem Mevlana İmam Hatip Ortaokulu, hem de Vakıfbank Namık Kemal Ortaokulu aynı bahçenin içinde sürdürüyorlar hizmetlerini.

Ne ise bahçeyi okullara bırakıp biz dönelim yeni ve geniş yolumuza. Yol genişledi. İhata duvarının dibine de bir kişilik kaldırım yapıldı.  Kaldırımda yürürken karşılaşan iki kişiden birinin mutlaka asfalta inmesi gerekiyor. Aksi halde birinin ya da ikisinin birden asfalta düşmesi olasıdır...

Mahalle sakinleri olarak yolun bölünerek trafiğe çift yönlü açılacağını umuyorduk. Ne gezeeer? Şu anda okul bahçesinden kazanılan bölümü araçlar park yeri olarak kullanıyor. Trafik ise yine eski bölümden akmaya devam ediyor.

Gerçi park yeri de en az yol kadar önemli ihtiyaçtır ama… Amaç öyle değildi ki? Atılan taşın ürkütülen kurbağaya değip değmediği tartışılır:

 

İnsanlar, kaldırım yerine asfaltta yürümeyi tercih ediyorlar…