ÇOCUKLARIMIZI YETİŞTİRMEK

Çocuklarımız, evimizin gülü bülbülüdür. Onlar büyüdükçe bu gonca güllerin de dikenleri çıkacaktır. Az dikenin çıkması ve bizleri rahatsız etmemesi için onları yetiştirirken titiz olmalıyız. Onlar büyüdükçe dikenleri ellerimize batar ama Goethe’nin “çiçeğin dikeni var diye üzüleceğimize dikenin çiçeği var diye sevinelim sözündeki gibi bize bu dikenleri azaltma görevi düşmektedir. Peygamberimiz “hiçbir baba çocuğuna güzel bir terbiyeden daha iyi miras bırakamaz” demiştir. Bunu unutmayalım.

            Çocukların problemleri ile uğraşırken asla şiddete başvurmamalıyız. Onun yerine örnek davranışlar ve sözlü ikazlar kullanılmalıdır. Dört çocuk büyüttüm şiddet olarak parmağımı bile değdirmedim. Çocuklarım sayılan öğrencilerime gösterdiğim şiddetten utanıyorum. Çocuklarımıza göstereceğimiz sevgi, saygı ve ilgi içimizden gelmeli yapmacık olmamalıdır. Fiziksel ve duygusal ihtiyaçları ile ilgilenmeli, onlarla görüş alışverişi yapmalıyız. Aramıza daima bir sınır koyarak samimi ilişkiler kurulmalıdır. Dr. Faruk Bayülkem’in “En talihli çocuk anne ve babasını mutlu görendir” dediği gibi bu konuda ona örnek olmalıdır. Hayatındaki bu mutluluklar onun yaşamına yansıyacaktır. Çevresinde gördüğü pratik bilgiler çocuğun daha rahat öğrenmesini sağlar. Örneğin sigaranın kötülüğü lafla değil evde içilmeyerek daha güzel öğretilir. Tabi ki herkes her zaman mükemmel olmayabilir. Önemli olan hata ve kusurları zamanında kabul edip doğruya yönelmektir samimi olarak. O zaman çocuklar bize güvenir ve istediğimiz gibi olur. Hata yaptığımızda özür dilemesini bilip onun da hatalarını bilmesini sağlamış oluruz.

            Çevrelerindeki insanlarla olumlu ilişkiler kurmalarına yardımcı olunmalı. Onlara güvenerek sorumluluklar yüklemeli. İlgi çevresinin genişlemesi için çevre ile diyaloğa girmeleri sağlanmalı. İyi bir şey yaptıklarında teşekkür unutulmamalı. Yanlışlarında sebepleri araştırılıp olumlu durumlar aranmalı. Zorluklarla yüzleştiğinde pes etmesi değil problemi çözmesi öğütlenmeli. Sadece kendisi için değil herkes için yaşamayı öğrenmeli. Böylece toplum içinde aranan, değerli bulunan kişi olacaktır. Sevgi, sabır, şefkat, hoşgörü, adalet ve bağışlama.. gibi insancıl duyguları kazanması onu çevresine sevdirecektir. Sadece kendi problemleri yanında çevre insanlarının problemleri ile de ilgilenmeli.. Çevre ile birlikte çalışması onu liderlik durumuna getirecektir. Ailede yapılan işlerde çocuğun fikrinin sorulması demokrasi fikrinin gelişmesini sağlar. Yaramazlık yaptıklarında azarlamak ve susturmak yerine nedeni sorulmalı. Ailedeki demokrasi kazanımı topluma uyumunu kolaylaştırır. Kişiliğinin gelişmesini sağlar. Ailede çocuklar arasında eşitlik sağlanmalıdır. Bunları dışında iyi bir eğitim görmesi de önemlidir. Çocukların müspet bilimle yetişmesi ülkemiz ve insanlık için önemlidir.

            Bilgi; sevgi ve zekanın anasıdır. Çok okumaya sevk edip kültürü geliştirilmeli. Ders bilgileri ile profesör olan fakat okumayan kişi kültür cahilidir. Kültürlü kişiye bir kapı kapanırsa diğer kapı açılır. Çocuğa yılmayı unutturup sürekli çalışma ve araştırma verilmeli. Çiçero “Yarınlar yorgun ve bezgin kimselere değil, rahatını terk eden gayretli insanlara aittir” demiştir. Çalışma azminin aşılanması önemlidir. Tüm bu yazılanlar doğrultusunda çocuklarımızın yetiştirilmesi ülkemizin geleceği açısından da hayati öneme haizdir.

Saygılarımla.

15. 03.2016

Mehmet Tapar

 

Emekli Öğretmen