BİR PİŞMANLIK, BİR ÜMİT

Kazak edebiyatıyla ilk defa Kazakistan’ın büyük şairi MağcanCumabay’ın “Uzaktaki Kardeşime” şiiriyle tanıştım.

            Şiir, Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı için, büyük şair MağcanCumabay tarafından 1921 yılında Kazakistan’da yazılmıştır. İşte ilk ve son kıtası;

 

            Uzakta ağır azap çeken kardeşim!

            Kuruyup lâle gibi çöken kardeşim

            Amansız, zalim düşmanlar ortasında

            Göl gibi gözyaşı döken kardeşim!

 

            Kardeşim! Sen o yanda, ben bu yanda

            Kaygıdan kan yutarız, bizim ada

            Lâyık mı kul olup durmak? Gel gidelim

            Altay’a, atadan miras Altın tahta.

 

            80 yıl sonra Türkiye’den, Fevzullah Budak (Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Üyesi) tarafından vefa borcunun ifadesi olarak cevap yazılmıştır. “Mağcan’a cevap” başlığıyla yazılan bu şiirinde ilk ve son kıtası;

           

            Uzaktan azabımı bilen kardeşim

            Sevgisiyle gözyaşımı silen kardeşim

            Özü amansız düşman ortasında

            Gönlünü derdime bölen kardeşim.

 

            Kardeşim, sen o yanda, ben bu yanda

            Kudret doğmaz ayrı ayrı yatanda

            Gücü-kuvveti toplamak gerek

            Atalardan miras ortak vatanda” (Bizim Kümbet 2005 yıl; 1, sayı:1, sayfa: 18)

 

            Tabii zaman içinde Türk dünyası edebiyatıyla tanıştık. Kazakistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Türkmenistan, Özbekistan ve akraba toplulukları edebiyatı gönül dünyamızı zenginleştirdi hatta özlediğimiz güzelliklere kavuşup, mutluluğumuzu paylaştık. Hasret giderdik.

            Son dönemlerde Ankara’da Türk devletlerine ait çok güzel çeviri kitapları yayımlanmakta ve tanıtım programları yapılmaktadır. Yayınladığı kardeş edebiyatlarına ait kitapların önemli bir bölümü, genel yayın yönetmenliğini Yakup Ömeroğlu’nun yaptığı Bengü yayınları tarafından okuyucuya sunulmaktadır.

            Kazakistan Ankara Büyükelçiliğinin katkıları ile yayımlanan ve elçilik merkezinde tanıtımı yapılan çalışmalardan biri olan BeksultanNurjekelulı’nun yazdığı “Bir Pişmanlık, Bir Ümit” romanıdır.

            Kazak kadınının tabiatını, karakterini, toplumdaki yerini, hatta hissiyatını ustaca resmederek okuyucuyla buluşturuyor.            

            Elmira Kaljanova’nın çevirisini, yayına hazırlayan Malik OtarbayevTÜRKSOY Kazakistan ülke temsilcisi olarak görev yapıyor. Bu göreve başladığı günlerden itibaren sürekli üretiyor. İlk Kazak hikâyelerini onun çevirisiyle okuma ve tanıma fırsatı bulmuş genel yayın yönetmenliğini yaptığım dergide de yayımlamak bize nasip olmuştur.

            Kazakistan Ankara Büyükelçisi CanseyitTüymebayev sosyal ve kültürel faaliyetlere önem veriyor, katkı sağlıyor, tanıtımlar için de ev sahipliği yapıyor.

            Biz kardeş edebiyatları tanımak istiyoruz. Tanış olmak, zevkle okumak, sevmek, tavsiye etmek, sevdirmek, bilgi ve sevgi dağarcığımızı zenginleştirmek gönül dünyamızı da mutlu edecektir.

            Sayın büyükelçim sizin öncülüğünüzde ve katkılarınızla yapılan bu tanıtım programlar çok önemli. Kardeş edebiyatların tanışması, tanınması ve Türk edebiyatının zenginleşmesi için büyük hizmetler yapıyorsunuz.

            Dünya Yazarlar ve Aydınlar Derneği olarak bu alanda üzerimize düşen bütün sorumluluklarımızı yerine getirmeye hazırız

                                                           ***

            Kazak edebiyatıyla ilgili okuduğum kitapları hatırlamak için kitaplığımda yaptığın küçük bir gezintiyle, 2013 yılı Türk dünyasında yılın edebiyat adamı TölenAbdik’in Hayatı ve Eserleri tanıştık. TemirhanMedetbek’ten “Son Söz Öncesindeki Son Söz” şiirleri, SmagulElubay’dan Arasat Meydanı” Yine çevirisini Malik Otarbayev’in yaptığı doğumunun 200. Yılında SüyinbayAranulı”   kitaplarına ulaşıyorum.

            Daha okuyacağımız, ulaşacağımız çok var… Bu kutlu çalışmaların devamı hepimizi mutlu edecektir. 

            1941 yılında Almatı Eyaletinde dün­yaya gelen, Kazak Devlet Üniversitesi Filoloji Fakültesinden mezun olan yazarımıza bu güzel eseri için çok teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum.

            Kazakistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi CanseyitTüymebayev kitabın Takdiminde yazar için; “BeksultanNurjekeulı’nın tüm eserlerinde, roman olsun, uzun öykü olsun, hatta hikâyelerinde bile “Aşk” adlı bir tek konu işlenir. Mesela, “Beklentiyle Geçen Hayat” romanında Etike ile Kaynikeş gibi, “Bir Pişmanlık, Bir Ümit” romanında Şegen ile Bübiş,Şegen ile Şaziye gibi, “Suçlu Sevgi” uzun öyküsünde Zeren ile Nurcan gibi, kahramanları bu aşk ölümsüz sembolleridirler. Evet, aşk ve sevgi. İnsan sevgisi. Beyaz güvercinlerinin sevdası.  Karasevda. Bu konulardır yazarı yazar yapan. Bundan dolayı bu ünlü yazarı zaman zaman “ Aşk aşığı”, “Duyguların ressamı”, “Kadın Doğasının Cevahircisi”, “Kadın Sırrının Bilgesi” diye adlandırırlar. Şüphesiz aşkı duyan yaşıyor demektir. Aşk ile sevgiyi ebediyete armağan ederek yaşatanda gerçek hayat sahibi olsa gerek…” ifade etmiştir.

            İkinci takdim, Avrasya Yazarlar Birliği Genel Başkanı Yakup Ömeroğlu yapıyor. “Türk kültür ve sanat dünyası aşk eserleriyle doludur. Köroğlu ile Nigar’ın, Bircan ile Sara’nın, Ferhat ile Şirin’in, Leyla ile Mecnun’un destanlaşan aşkları nice aşk hikâyelerinin, aşk maceralarının ilham kaynağına dönüşmüştür. Dilden dile dolaşan bu hikâyeler günümüzde de büyük bir ilgiyle takip edilip sadece kitapların değil, minyatürden opera ve bale sanatlarının da eşsiz eserleri olarak kabul edilmektedir.

            Gerçek ve saf aşkı zamanla sınırlamak mümkün olmadığını herkes bilir. Bu bağlamda Kazak edebiyatının usta yazarlarından biri olan ve aşk konusuna hayatını adayan değerli kalem sahibi BeksultanNurjekeulı’nın “ Bir Pişmanlık, Bir Ümit” adlı romanı, zamandan aşkın, mekândan üstün olan aşk ve sevgiyi temele alarak ter ü taze duygularla ustaca yazılan bir eserdir.”

            Kitabın, arka kapak yazının bir bölümünü paylaşıyorum.

            “BeksultanNurjekeulı, toplumdaki kadının rolünü, erkeklerde bulunmayan hasletleri ince noktalarına kadar inceleyen, kadının dünyaya bakış açısı ve düşünce dünyasını, gerçek manada araştıran bir yazardır. Onun eserinde kendine has bir karakter saklıdır. Tabiatında ne kadar doğru ve doğal ise, eserlerinde de bu doğruluğu ve doğallığı görmek mümkündür. Mesela; “Bir Pişmanlık, Bir Ümit” romanında kadının soluğu, ananın sesi, kız kardeşin ve ablanın nefesi olmadan toplumdaki sorunları çözmek mümkün olmadığını okuruna ayan beyan gösterir ve bunu sanat yoluyla ispat eder.

            Türk okuru, bu roman aracılığı ile Kazak kadınının tabiatı ile tanışmış olacaktır.

            Tanıtım da Kazakistan Ankara Büyükelçisi Canseyit Tüymebayev, Avrasya Yazarlar Birliği Başkanı Yakup Ömeroğlu, Dünya Yazarlar ve Aydınlar Derneği Başkanı Osman Baş, Gazi Üniversitesi Öğretim üyesi Dr. Cemile Kınacı ve eserin sahibi Beksultan Nurjekeulı kitap tanıtımını TÜRKSOY Kazakistan ülke temsilcisi Malik Otarbayev’un sunumuyla yapıyoruz.

            Bu yayınların devamını diliyorum.

            Biliyorum ki yapacağımız çok işimiz var.