ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR

Yukarıdaki söz adaletin bayrağı, yurdun sigortasıdır. Devlet yönetimleri adaletle baki kalır. Adaletsiz devletler bir gün yıkılmaya mahkumdur. Adaletsiz yöneticilerin kendi iradeleri ile paldır güldür yönetimleri güneşin çıldırmış gibi yakmasına benzer. Bir gün sen sağ ben selamet durumu doğar. Bir avuç çıkarcılar dışındaki halkta sevgisizlik, güvensizlik ve korku vardır. Gına getiren halk da bir gün isyan edince etrafında çıkarcılar da dahil kimseyi bulamaz. İşte Saddam, işte Kaddafi her şey bana ait diyen bu kişiler sığınacak bir delik bile bulamadılar. Çürük bir baraka gibi yönetimleri devrilirken ne yazık ki halk ta ülkesi de büyük zararlar gördü. İşte Esat; ülkesinde demokrasi olsa milyonlarca ülke insanı göç etmez ülkesi parçalanmazdı. Sadece kendi görüşü için yaşayanlar, muhalefetin ne düşündüğüne bakmayan yönetimler ters teper, yanlış yapılıyor demektir. 
            Kendini herkesten akıllı sanan kişinin aklı kıt demektir. Az şey bilen bu kişiler kendi düşüncelerini doğru sanır. Bilgisi arttıkça içine şüphe düşüp bilgisinin doğru olup olmadığını yorumlamaya başlar. Kültür arttıkça insan yükselir. Bir yönetimde adalet yoksa hukuk biterse Tiranlık başlar. Halk arasında hoşnutsuzluk doğar. Bunu görüp akıllanacak yerde adaletsiz yönetici, korkusundan daha da arsızlaşır şiddetini artırır. Kusursuz insan yoktur önemli olan az kusurlu olup adalet karşısında kusurumuzu kabul etmektir. Adaletin kestiği parmağın acımayacağını düşünmek gerekir.
            Şimdi gelelim adaleti adalet yapacak yargıçlarımıza. Adalet onların vereceği adil kararlarla adalet olur. Mazlumların kurtarıcısı, kimsesizlerin kimsesi olur. Onlar sayesinde vatandaş yarınlarını güvenli yaşar.

            Yargıçlarımız yasaların hükümlerine ve vicdanlarına göre karar verirler. Aksini yaptıklarında ülkenin temeli sarsılır. Zengin hatırlı kişiler bir şekilde gemisini yüzdürür. İşte yargıçlar böyle kişilerin karşısına kaya gibi dikilmeli, fakirin mazlumun hakkını korumalıdır. Bu yapılmazsa mazlumların dünyası yıkılır. Tutunacak dal bulamayıp karamsarlığa bürünür. Yaşadığı stresle yaşamı bozulup kahredip gider. İşi Allah''a kalmıştır. O da öbür dünyaya kalırsa vay haline.

            Peygamberimiz “Bir gün adalet ile eylem yapmak, altmış yıl ibadetten üstündür" diyerek adaletin önemine vurgu yapmıştır. İnançlı kişi için en büyük ibadet, inancı yoksa en büyük insanlık gereğidir. 

            Yargıçlar ayrıca adaleti zamanında sağlamalıdır. Geciken adalet adaletsizlik demektir. Sonradan gelen adalet işe de yaramayabilir. Bayram geçtikten sonra kınayı neredene yakarsan yak sözündeki gibi. 

            M. Gandhi “adaletsiz rejimi adaletle yıkınız, alkışların önüne kansız elle çıkınız" sözü ile ünlüdür ve bu dediğini hayatında da uygulamış, ülkesinin bağımsızlığını şiddete davranmadan sağlamıştır. Bugün İslam dünyasında yaşayan diktatörler hala adaletin önemini kavrayamadıklarından adaletsiz yaşıyorlar. Er ya da geç bir gün yıkılacaklarını bilmelerine rağmen korkarak yaşamaya devam ediyorlar. 

            Sigmund Freud “bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun" diyerek adaletin gerçekleşmesi için hiçbir şeyin engel olmaması gerektiğini vurgulamaktadır. 
Saygılarımla.
22. 03.2016

Mehmet Tapar

Emekli Öğretmen