Adalet Terazisi

Şu günlerde ülkemizin ne kadar hassas bir dönemden geçtiği hepinizin malumudur. Hainlerin kurduğu tuzaklardan, dünyanın dört bir yanından gelen keskin nişancıların şehit ettiği yavrularımızın acısı yüreğimizi kavurmaya devam ediyor.  Her biri bir Ermeni uşağı olmaya and içmiş bu kelplerin elbette sonu gelecektir. Bunda kimsenin şüphesi yoktur.  Fakat asıl gözden uzak tutulmaması gereken ülkemizi yeni badirelerin içine çekmek isteyen odakların tuzaklarına dikkat etmektir.

            Kim ne dersin, kim hangi düşünce içinde olursa olsun, asırlardır bu toprakları ortak vatan olarak kullanıyoruz. Aldığımız hava, içtiğimiz su, yediğimiz ekmek: hep bu kutsal vatan topraklarının varlığı sebebiyledir. Yani var olma sebebimizin ilk müsebbibi Cenab-ı Allah ise (ki öyledir) ikinci sebebi de hiç şüphesiz üzerinde yaşadığımız Cennet Vatanımızdır.

            Hal böyleyken birilerinin ekmek yediği kaba def-i hacet etmesinden daha abes ne olabilir? Elbette hiçbir şey…

            Öyleyse burada büyük bir akıl tutulması var. Akıl tutulmasından öte, insanlık dışı değer yargılarıyla donatılan katillerin; hemcinslerine, onların çocuklarına, yaşlılarına, kadınlarına, kızlarına merhamet duygusu beslemesi asla düşünülemez.

            Merhamet duygusu ancak ve ancak gönlünde Allah, din, vatan, bayrak ve aile sevgisi olanların yüreğinde vardır. Bu duygu insanın bütün varlıklara karşı nasıl davranması gerektiğini belirler. Yüreğinde merhamet bulunan insanların gönlünde bir terazi de vardır.

            “Vicdan…”

            Vicdandan yoksun olanlar; akıldan, fikirden, zikirden yoksun olan zavallı güruhlardır. Bu güruhlara adalet terazisinin uzanması kolay kolay mümkün değildir.

            Vicdanı olmayanın adalet anlayışı olabilir mi?

            Olmaz!  

            Öyleyse bu tür hainlerin cezasını şimdi yaptığımız gibi anında kesmek gerekir. Vatanın bağrına hançer dayananın gırtlağını kesmek her vatanseverin boynunun borcudur.

            Adalet Terazisi, cemiyet hayatımızı düzenleyen en mükemmel olgudur. Bu olgu zedelendiği zaman (Allah korusun!..) herkes kendi adaletini ihdas etmeye kalkar. Bu da bir ülke ve bir millet için felakettir.

            Zaman zaman gönül teline dokunan kaymalar olsa da, ülkemizin kahir bir ekseriyeti var olan Adalet Terazisinden memnundur. Memnun olduğu için kaos yoktur. Memnun olduğu için ülkede istikrar vardır. Memnun olduğu için ülke hemen her alanda bütün engellemelere rağmen ilerlemeye devam etmektedir.

            Daha iyisi var mı? Elbette… İşte yeni bir anayasa çalışması yapılacak ya… Belki bu anayasada adaletin örselenen tarafları varsa düzeltilecektir. Daha iyisini buluncaya kadar…

            İnsan aklı, daima gelişmeye; daha iyiyi, daha güzeli bulmaya meyillidir… Yeter ki gayesi, dünyaya barış ve huzur getirmek olsun. Biz ülkemizin insanlarının dünyaya huzur ve mutluluk getirmek için uğraştıklarından eminiz.

            Yeter ki Adalet Terazisinden sapılmasın….

 

Mehmet Emin ULU