YUNUSLAR

Denizler engin ve sonsuz deryalardır. İçinde milyarlarca canlının evi, yaşam ortamlarıdır. Denizin maviliğine ,sonsuz ve  uçsuz bucaksız genişliğine, derinliğinde bir alem vardır. Bu alemin içinde  canlılar arasında birde yunus balığı yer almaktadır. Yunus balıkları insanlara yakınlığıyla bilinen canlılardır. Sevimli, sempatik, sportif olarak bilinir. İnsanlarda bu sevimli hayvanlara bilerek zarar vermemeye özen gösterirler. Yunusların bir çok özellikleri var. Bunlardan bir kaçını sizlere dilimin döndüğünce anlatmaya çalışayım.

            Yunuslar; dünya denizlerinde  ve bazı nehirlerde yaşarlar. Etçil canlılardır. Balık ve mürekkep balıkları ile beslenirler. Omurgalı hayvanlardır. Yunusgiller (Delphinidae) familyası, balinalar (Catacea) takımı içinde ki en kalabalık familyadır. Yaklaşık on milyon yıl önce, miyosen devrinde ortaya çıkmıştır. Yunus hayvanlar aleminin en zeki canlılardan olduğu kabul edilir. Oyunculukları ve arkadaş yanlısı tavırlarıyla insanlar tarafından sevilir.

            Yunusların ağızlarında ki gagaya  benzer çıkıntı suda ki hareketlerini kolaylaştıran bir başka tasarımdır. Bu gaga sayesinde suyu daha iyi yarmakta, daha az enerji harcamakta, daha hızlı yüzmekte. Günümüzde modern gemilerde bu çıkıntıya benzer çıkıntı  ön kısımda yer almaktadır. Sosyal yaşantılarında yunuslar, büyük guruplar halinde yaşarlar. Güvenli bir koruma için dişiler ve yavruları sürünün ortasında yer alır. Yunus yavruları doğum sırasında  önce kuyrukları dışarı çıkacak biçimde doğarlar. Bu sayede doğum tamamlanana kadar yavrunun havasızlıktan ölmesi engellenmiş olur. Yunusun başı doğum kanalından çıkar çıkmaz, ilk nefesini almak için hızla su yüzeyine çıkarılır. Genellikle yardım amacıyla anne yunusa bir başka dişi yunusta eşlik eder. Anne yunus doğumdan sonra yavrusunu emzirir. Süt emmek için dudağı olmayan yavru, annesinin karnındaki  bir yarıktan  çıkan iki süt kaynağından beslenir. Bu bölgeye ufak ağız darbeleriyle dokunduğunda süt fışkırır. Yavru her gün onlarca süt içer. Bu sütün % 50 yağdan meydana  gelir. (İneklerde ise sütün sadece %15'i yağdır.) Bu yoğun  kıvam sayesinde yavrunun vücut ısısını dengelemek için ihtiyaç duyduğu yağlı deri tabakası hızla oluşur. Hızlı dalışlar esnasında  diğer dişiler yavruyu aşağı doğru inerek yardımcı olurlar. Ayrıca yavruya avlanmayı ve solunum almayı öğretirler. Bazıları sevdiği aile üyesinin peşinden ayrılmazlar.

            Akciğerlerini mükemmel kullanan yunuslar, 250 metreye kadar rahatlıkla dalabilirler. Yunus balıkları yapılan araştırmalarda aldığı bir nefes %80'ini kullanırken, insanlar aldığı nefesin %18'ini kullanırlar. Bir yunus on beş dakika nefesini tutabilir. Kırk üç  farklı türü olan yunusların boyutları da türler arasında farklılık göstermektedir. En çok bilinen tür olan şişe burun yunuslar yaklaşık iki buçuk metre  uzunluğunda ve 200-300 kilo gram ağırlığındadır. En küçük yunus türü maul yunusları yaklaşık  1,2 metre uzunluğunda  ve 40 kilogram  ağırlığındadır. Yunusların ortalama ömürleri 17 yıldır. Bazı türleri 50 yaşına kadar yaşarlar. Bir çok yunus türü gemileri takip eder. Su  üstünde atlar, oynarlar, aktifliklerini gösterirler. Bilim adamlarına  göre  yunusların  gemilere yakın yüzmelerinin nedeni az enerji  harcamalarından.

            Yunuslarda yarasa gibi yönlerini bulmak  ve avlanmak için seslerini kullanırlar. Yüksek frekanslı sesin objelere ya da diğer canlılara  çarpıp yansıması sonucu oluşan ek odan faydalanırlar. Boğulmalarını engellemek  amacıyla yunuslar uyuduklarında beyinlerinin sadece yarısı uykuya dalar, yarısı uyanık kalır. Bu şekilde uyanık kalan yarısıyla nefes almaya  devam edebilirler. Her yunusun kendisine has imzası ya da  adı olarak  adlandırılabileceği bir ''ıslığı'' vardır. Yunustaki göz yapısı çok farklıdır. 300  derecelik acıya sahiptirler. Gözlerin terine kısmında oluşan bir katman nedeniyle, gece görüşleri vardır. Bu sayede yunuslar, gece aynı gündüz gibi görüşe sahiptirler. Yunus balıklarının iki saatte bir kendini yeniler. Bu yenileme   sayesinde  pürüzsüz ve hidrodinamik olurlar. Daha da şaşırtıcısı olan konu, yaralarının çok hızlı iyileşebilmesidir. Çok ciddi yaralanmalarda bile yunus balığı iki hafta kadar bir sürede  yarayı iyileştirir. Kopan parçaları da yeniden oluşturmaktadırlar. Yunuslar su yüzeyinden altı metre  yükseğe sıçrayabilirler. Yunuslar balıkçı tekneleri ve balinaların korkuttuğu balıkların kaçış yollarını keserek avlanırlar. Japonya ve Peru'da  yunus eti yenilmektedir. Yunuslar mayın temizlemek için kullanılmıştır. İnsanların dostu ve arkadaşıdır yunuslar. Ayrıca özel havuzlarda gösteri ve rehabilitasyon tedavisinde de kullanılmaktadırlar.

            Yunuslarla ilgili A.B.D de milyonlarca dolar harcanarak yunuslar üzerinde ki gizemli sırları çözmeye çalışıyorlar. Yunuslar suda ki kadınların ve kendi cinslerinde ki dişilerin hamile olup olmadıklarını biliyorlar. Kanserli hastaların tedavisinde yunusların yararlı olduklarını söylüyorlar. Yunusların beyinleri insan beyinlerine benzediğini söylüyorlar. Yunusların kendi aralarında bir dili olduğu biliniyor. Yunuslar yoksa uzaydan mı geldiler.

            Yunus balığı gibi sevgi dolu yaşamınız olsun.

Süleyman ERKAN

 

06-04-2016