Genç Yazar Cemal Ulu

Genç Yazar Cemal Ulu:

Hayat kolay

 

“Biz her bir insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık" (İsra Suresi 13. Ayet )

*Bize  kısaca kendinizi tanıtır mısınız, hangi okullarda okudunuz, nerede çalıştınız?

CEMAL ULU: 23 Nisan 1994 Uşak doğumluyum. İlköğretim ve liseyi Uşak’ta bitirdim. Üniversite için Şanlıurfa’ya gittim 2012 yılında. Yalnız birkaç nedenden dolayı 1 yıl sonra geri Uşak’a döndüm. Çok küçük yaşlarda yazmaya başladım. Yazmanın ve okumanın dışında pek fazla iş tecrübem olmadı. Bir aralar Radyo programı yaptım. Birçok edebiyat çalışmalarında yer aldım. Şimdi ise Düz Yazı Yayınevi Genel Koordinatörüyüm.

            *Yazmaya başlama hikâyenizi anlatır mısınız? Yazma ve okuma sevdası nasıl başladı, gelişti?

CEMAL ULU: Çok küçük yaşlarda başladım ama ve bu işin bana doğar doğmaz aşılandığına inanırım. 23 Nisan 1994 tarihinde Ulusal Egemenliğin 74. yılı ülkenin her yerinde olduğu gibi Uşak’ta da coşku ile kutlanırken, Uşak sokakları şiirlerle yankılanırken gözümü açmışım dünyaya ve şiir yankılarını duşmuş kulaklarım. İlköğretim de müsamere ve bayramlar bana sürekli şiir okuturlardı. Kompozisyon yarışmalarında dereceye girerdim. O zamanlar kısa kısa dörtlükler yazıp onları kendimce mırıldanıp şarkı yapardım. Sonra bunlar şarkı sözü olmaya başladı. O şarkı sözleri de zamanla şiir oldu. Tabi şiir demek biraz güç. 14-15 yaşlarından itibaren gazete, dergi, radyolarda şiirlerim yer alırdı. Okudukça yazdım, yazdıkça yaşadım, yaşadıkça tecrübe kazandım, tecrübe kazandıkça daha iyi yazmaya başladım. Sürekli bu döngüyle yaşamaya çalıştım ve hala da öyle. Okumanın kutsal olduğunu düşünerek hiçbir zaman vazgeçmedim. Ki, okumak zaten kutsal bir emirdir.

            *Ailenizden bahseder misiniz, anne ve babanız ne iş yapar kardeşler nerde okur ve size destekleri neler?

CEMAL ULU: Belki de hayatta sahip olduğum en büyük güzellik ailem. Sürekli yanımda olan, beni her daim destekleyen, şen şakrak, komedi bir ailem var. Annem ev hanımı babam ise emekli terzi. Bir ablam ve bir abim var. Her ikisi de evliler kendi hayatları var. Ben ailenin en küçüğüyüm. Aile olmak kavramını her daim kendi ailemde fazlasıyla görürüm. Onlar benim her şeyim, canımdan bir parça. Onların bir tanesinin eksik olması, bende büyük bir kayba neden olur. Maddi manevi her daim desteklerini esirgemezler. Ve çalışmalarımdan gurur duyarlar. Bunu ağızlarından duymasam bile hissedebiliyorum.

            *Genç yaşta kitaplar çıkarmışsınız. İlk kitabınız ne zaman çıkardınız ve bugüne kadar ki kitaplarınızın adı ve konusu nedir?

CEMAL ULU: İlk kitabımı 2013 yılında henüz 19 yaşındayken çıkardım. “Belki Bir Umuttu” isminde içinde farklı farklı konularda 73 adet şiirin olduğu bir kitap. Yalnız ilk kitabım olduğu için içine de ilk şiirlerimi koymak istedim. Yani kitabın içindeki şiirler 15 yaşında bir çocuğun şiirleri. Fazla bir şey beklemedim bu kitaptan sadece amacım piyasaya bir adım atayım ve tanımaya başlayayım. Ben de buradayım demek için belki de erken bir adımdı ama her an dünyadan göç edeceğimizi düşünerek acele etmek istedim. Pişmanda değilim. Bu kitapla kendimi epeyce tanıttım. İsmimi duyurdum. 2015 yılında Velhasıl Kelam isminde bir kitap daha çıkardım. Hatta yeni bir kitap çünkü 2015 yılının sonunda çıktı. Lakin bu kitabın yayıncısından beklediğimizi alamadık ve anlaşmamızı fes ettik şu an bu kitap yani 2. kitabım önümüzdeki günlerde tekrar basılacak ve yayına girecek. Hayatı ve insanoğlunu konu edinirim kendime genelde. Okurlar eserlerimde sevdaya inanan ama beşeri aşka karşı çıkan bir yazar görürler. İlahi aşkın gerçek aşk olduğunu savunan birçok bölüm ile karşılaşırlar. Biraz psikolojik, biraz duygusal, biraz gerçek ve birazda kurgunun birleşimiyle sevdaya, aşka dair yazdıklarımı okurlar. Şuan da üzerinde çalıştığım bir romanım var. Onunla beraber bu yıl içinde 2 kitabım çıkmış olacak

            *Genç yaşta hem yazar hem yayıncı olmak nasıl bir duygu?

CEMAL ULU: İnsanlar genelde beni yaşımdan büyük görüyorlar. Sonra yaşımı öğrendiklerinde hayret ediyorlar. İnsanlar şaşırıyor tabii, çünkü kafalarında canlandıkları yazar modeli; şapkalı, sakallı, uzun saçlı, koca göbekli yetişkin bir tip. Tabi karşılara yazar olarak çıkmak gurur verici. Saygınlık kazanıyorsunuz. Hem yazar hem yayıncı olunca da daha çok saygınlık kazanıyorsunuz. Yayıncılık tabi günümüz piyasasına göre çok çok zor bir sektör. Ama biz bu zoru başarmak için çalışıyoruz. Düz Yazı Yayınevi’nin bir parçacı olmak benim için çok fazla gurur ve mutluluk sebebi. Bunun içinde Genel Yayın Yönetmenimiz Yusuf Gürer'e minnettarım. Onunla beraber sadece yayıncılık anlamında, hem yazarlık anlamında pişiyoruz ve iyi işler çıkaracağımıza gönülden inanıyorum.

            *Hem yazar şair hem yayıncı hem de öğrenci olmak  kolay olmasa gerek. Üstesinden nasıl geliyorsunuz?

CEMAL ULU: Şair olamadım bence daha çünkü yazdığım şiirler şair olmak için yetersiz. Şair olmak için şiiri çok iyi bilmek gerekir. Bunun yanında çok iyi yazabilmek. Ben bu konuda daha çok eksiğim olduğunu düşünüyorum. Ama yazarlık konusunda gösterdiğim başarılar yazar olduğumun kanıtı. Ve bunlara yayınevindeki rolümde eklenince doğru yolda ilerlediğimi görüyorum. Bir yandan yazar olmak diğer yandan yayıncı ve öğrenci olmak tabi zor. Günümüz çok yoğun geçiyor. Zaten hem okumak hem de bu işleri yürütmek için açık öğretimi tercih ettim. Bir yandan kitap yazıyorsunuz, bir yandan yayınevinin işleri, diğer yandan kitap okuyorsunuz, Tarih okuyorsunuz… Tarih öğrencisi olmak çok zevkli ama bir o kadar da çok zor. Bu zorluklar içindeki mücadelem inşallah güzel şekilde geçer. “Kader gayrete aşıktır" demiş İbnü’l Arabi. Biz de kaderimiz için, hayatımız için gayret ediyoruz. Çünkü hayat kolay “Biz her bir insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık" (İsra Suresi 13. Ayet )

            *Yayınevi çalışmalarından bahseder misiniz, hangi tür kitaplar yayınlarsınız?

CEMAL ULU: Eser yayımlama konusunda eserin nitelikli olması, kaliteli olması, üslubun bu eseri nitelikli bir şekilde taçlandırması bizim için önemli. Edebiyat, Kişisel Gelişim, Sağlık, Çocuk Edebiyatı, Tarihi Dini ve birçok türde yazılmış eserleri yayınevi bünyemize kazandırmayı amaçlıyoruz her zaman. Nitelikli ve kaliteli eserler yaparak kitap dünyasına soluk olmak her zaman hedeflerimizin en üstünde. Her kitabımızı büyük bir heyecanla üzerinde titizlikle çalışarak basımını gerçekleştiriyoruz. Katıldığımız fuarlar, söyleşiler, konferanslar ile kendimizi ifade etmeye, rengimizi göstermeye çalışıyoruz. Şu ana kadar hiçbir şikayet ve olumsuz eleştiri almamamız doğru işler yaptığımı göstermekte. Umarım bundan sonra da hep böyle devam eder. Bunun sırrı ise çalışkan, azimli, eğlenceli, samimi ve güzel bir ekip olmamız. Çünkü "biz güzel bir yayıneviyiz."

            *Günümüzde gençler okumadan yazıyorlar. Bu konuda neler diyeceksiniz?

CEMAL ULU: Yazmak isteyenlere, yazar olmak isteyenlere şöyle soralım o zaman. İlk okula başlarken direk harfleri öğrenmeden, okumadan yazmaya mı başlamışlar? Tabi ki de hayır. Yazmak kelimeler ile oynama sanatıdır. Kelimeleri anlamlarıyla birlikte bilmemiz ve yazıda kullanabilmemiz için öğrenmek, okumak gerekir. Okudukça daha iyi yazılır, daha iyi yazdıkça da daha çok tecrübe kazanılır. Yetenekte olması lazım tabi biraz. Bunların hepsi bir araya geldiğinde ortaya muazzam yazarlar çıkar. Ama okumadan yazar olunmaz.

            *Yazarlık ve Şairlikte yaş sizce önemli mi?

CEMAL ULU: Yaşın ne önemi var ki. Yaş sadece dünyada var oluş süremizi gösterir. Yani ben birçok konuda en çok da yazarlık konusunda yaşa bakılmasına karşıyım. Bizler koca İstanbul’u 20 yaşında fetheden o aziz komutan Fatih Sultan Mehmet Han’ın torunlarıyız. O değil midir ki yine o yaşlarda Avni olan. Öyleyse yaşın hiçbir önemi yoktur.

            *İyi yazar olmak isteyen gençlere neler tavsiye edersiniz?

CEMAL ULU: Çok fazla okuma, araştırmak, bilgi sahibi olmak lazım. Kendisine kendisinden başka bir rakip görmemeleri lazım. Eleştirilere tamamen açık olmaları lazım. Sabır en önemlisi tabi. Her zaman hedefleri; yazdıklarının bir öncekinden daha fazla sağlam ve güzel olmasına dikkat etmeleri lazım.

            Bu güzel söyleşi için ben çok teşekkür ediyorum sizlere. Bu ülkede gerçekten çok sağlam yazan genç kalemler var. Kimileri imkansızlıktan kitabını çıkaramamış, kimileri ise kitabını çıkarmış ama ellerinden tutulmamış. Fırsat verilmiyor gençlere. Piyasada belli başlı isimler var. Herkes onları ezberlemiş, yazar denildiğinde sadece onların isimleri geçiyor. Ama aramızda Orhan Kemaller, Nazım Hikmetler, Necip Fazıllar, Cemal Süreyyalar ve daha birçok kalemi usta genç yazarlar var. Fırsat verilmesi lazım. Çünkü genç beyinlere ihtiyaç var artık. Yıllardır hep aynı isimlerle Türkiye’de kitap dünyası, edebiyat dünyası sürekli çöküşte ve çaresi, ilacı da gençler diyorum ben.