Aşk Biterse Arkadaşlık Başlar

Samimi duygularla yaşatılan dostluk, arkadaşlıklar için bitiş yoktur ölene kadar devam eder. Çıkara dayanmaz, bencilliğe yer yoktur. Sevginin harç yapıldığı yıkılmayan bir duvardır. Arkadaşlar yalnızca kendileri için değil birbirleri için de yaşarlar. Ölene kadar anlatılan, bitmeyen okul ve askerlik arkadaşlıkları sevgiye dayanan ilişkilerdir. Elli – altmış yıl önceki okul arkadaşlarım hala gözlerimin önündedir. Bir zamanlar mektuplaşırken şimdi telefonla konuştuğum arkadaşlarım var. Oğlum Fatih otuz yıldır tıp arkadaşlarını unutamıyor, arada buluşuyor gezilere gidiyorlar. Geçen gün Rasim Canbolat’ın elli yıllık okul arkadaşı ile buluşmasında gözlerinden sevinçler akıyordu. Tokat’ın bütün güzelliklerini gezdirerek mutlu ettiğini anlatıyordu.

Şimdi gelelim asıl konumuza. Basından okuduğuma göre severek evlenen eşler arasındaki aşk azami iki buçuk yılda bitiyormuş. Doğru olabilir. Başlayıp da bitmeyen ne var ki. Ama aşk biterken hiç bitmeyecek arkadaşlık sevgisinin başladığını herkes görmez. Bu arkadaşlık yıllar ilerledikçe fark edilir. Öyle bir arkadaşlık başlar ki biç bir arkadaşlık onun yerini tutamaz. Nereye gitseler beraber olurlar. Birbirlerine ayrılmaz bağlarla bağlı gibidirler. Ömür boyu devam edip kabre kadar süren bir arkadaşlıktır. Bu olmadığı takdirde her biri önceliği kendi almak eşinden sonraya kalmamak ister. Korkusu eşinin ölümünden sonra yalnız kalmaktır. Artık çocuklar evden uzaklaşmış, eş dost azalmıştır. Öksüz çocuktan farkı olmayacağını düşünür. Sürekli endişe içindedir. Tıpkı Bacon’un “dertlerini dökecek dostları olmayanlar kendi kendilerini kemiren yamyamlardır.” Sözündeki gibi. İşte her yaşlı bu duruma düşmekten korkar. Bu yüzden yaşlıların yalnız bırakılmayıp ziyaret edilmesi, hal hatır sorulması dostlarının ve gençlerin görevidir. 

Burada anlatmaya çalıştığım elbette uyumlu çiftlerin arkadaşlığıdır. Uyum yaşamayanlarda bu arkadaşlığı göremezsiniz. Sürekli didişerek ömürlerini tüketirler. Uyumlu çiftlerin durumunda arkadaş olan eşlerin birinin ölümünde sağ kalanın yeniden evlenmesi hemen hemen yok gibidir. Uyumlu eş bulamayacağı korkusu vardır içinde. Ölen eşinin anılarıyla ömrünü tamamlar. İleri yaşta eşini kaybeden köyümüzden Folak Ahmet onu ölene kadar unutamamıştı. Her gün köyün kenarındaki tepeye oturur iki kilometre uzaktaki mezarlığı gözleyerek ağlardı.

Her insanın Allah’tan isteği muhakkak beraber yaşadığı dünyadan beraber gitmektir. Kimseye muhtaç olmadan yaşayıp göçmek ister. Yani yaşarken ölmek ister. Yatalak kalıp ölü yaşamayı kimse istemez. Ölümü arar olur. Eşlere bir yastıkta yaşamaları dileğiyle.

 

Saygılarımla.