Büyük Ülke Olmak

Dünyadaki ileri ülkelere baktığımızda; teknolojide söz sahibi olduklarını, diğer ülkelere bilgi ve teknoloji ihraç ettiklerini, zeki insanlara sahip çıkıp destek verdiklerini, insan haklarında önde olduklarını gözlemliyoruz. Bunun tersi durumları yaşayan ülkelerin ne halde olduklarını da görmek zor değil zaten. Tüm bu yazılanlardan en önemlisi elbette bilim ve teknolojiye dayanan yoğun eğitimin öne çıkarılmasıdır. Eğitim olması gerektiği gibi yapıldığında ülkeyi zirveye çıkarır ama yanlış eğitim çağın gerisine de düşürebilir. Çocukların kafasını dogmalarla, hurafelerle doldurur, müspet bilimden uzaklaştırırsanız kendini geliştiremeyecek çağının gerisine düşecektir. Terör örgütlerinin kullandığı insanlar böyle eğitim kurumlarının eseridir. İnsan haklarından uzak, mezhepçi, bölücü eğitimden geçen biri elbet içinde yaşadığı topluma olumlu katkı sunmayacaktır.

            Karaman’da tacize uğrayan 45 çocuğun başlarına gelenler de böyle bir eğitim sonucudur. Basın ve siyasilerimiz konuyu başka yönlere çekerek olayın üstünü kapatmaya çalışıyorlar ama bu yanlış bir tutumdur ve yeni örneklere yol açma riski vardır. Devletin okulları dururken o tür eğitim kurumlarında çocukların işi ne.. Bu rezalete neden olanlar kadar çocuğunu gönderen veliler de suçludur. Çocuğuna dini eğitim vereceğiz diye gerçek müspet eğitimden uzaklaştırdığının farkında değiller. Dini eğitim evde de verilebilir kendi kontrolünde.. Bu hataya nasıl düşüyorlar.

            Bilgi insanın zekasını geliştiren sevginin anasıdır. Doğru yolu insan kendi bilgisiyle bulmalıdır. Doğru yapılan iş en büyük ibadettir. Din sadece organlarımızla yaptığımız eylem değildir, kalp ve zihindeki inanç, hak, adalet ve insanlıktır aynı zamanda. İslam iyi insanlık projesidir. İnsan bilgisini ne kadar artırırsa doğru kararlar vermesi kolaylaşır. Hz. Ali’nin “akıldan daha büyük zenginlik, ahmaklıktan daha büyük fakirlik yoktur” sözü unutulmamalıdır. Akıllı olmak için bizi güneş gibi aydınlatan bilgiye yönelmeliyiz.

            Malatya’da kız ve erkek el ele tutuşup oynayanların zina yaptığını söyleyen öğretmene bir bakın. Aklı nerelere çalışıyor. Ülkenin en önemli kültürel zenginliği olan halk oyunlarının değerinden bihaber. İnsanlar kardeşçe el ele tutuşamazlar mı? Bunları görüyorsun madem tacize uğrayan çocukları neden görmüyorsun.

            Dünyanın en iyi yüz üniversitesi içine Koç 35, Sabancı 52, Bilkent 76 sıradan giriyor. Üçü de özel üniversite. Devlet üniversiteleri ilk yüzde yok.  Bu noksanlık devletimizin ayıbıdır. Eğitim noksanlığıdır. Sağ olsunlar o özel üniversiteler ülkemizin onurunu koruyorlar. Prof. Dr. Aziz Sancar, Tuncelili Erdinç Sezgin gibi bilim adamları ülke dışındaki üniversitelerde yetişiyor. Demek ki yeterli ortamı yurdumuzda bulamıyorlar. Oralarda yetişen bilim adamları geri de dönmüyorlar. Bu da önemli bir eksikliktir.

            Allah ülkemizi karanlık düşüncelerden, karanlık eğitimlerden korusun.  

 

Saygılarımla.