SOHBET

 Her zaman böyle yapıyor: Kıvrak bir manevra ile sohbet konusunu kendi alanına yönlendiriveriyor:

            -Ben onu bunu bilmem arkadaş, köyden yetişen her öğretmen, kendi köyü için bazı faydalı şeyler yapmalı. Kendi adıma ben, görevimi yaptığıma inanıyorum. Şöyle ki:

            Öğretmen okulunda okurken köylülerimiz, gâvur mektebinde okuyor diye beni aşağılıyorlardı. Öyle mi yapıyorsunuz dedim, yaz tatilinde, Molla Ali Emmime bana kuran öğretmesi için yalvardım. Birkaç arkadaş daha buldum. Hep beraber Kur’an öğrendik. Bir gün kitabım koltuğumda giderken beni kınayan Ahmet Emmiye rastladım. Kitabımı açtım:

            “Ahmet Emmi dedim şurayı çıkaramadım bana yardımcı olur musun?”

            “Ben ne anlarım ulan okuryazarlığım mı var ki!”

            “Ben okuyayım mı? Hani bana gâvur mektebinde okuyor diyordun?”

            “Git ulan başımdan. Sen şeytan olmuşsun sen oğlum!”

            Molla Ali emmime öğrencilerinin durumunu soruyorlarmış da.

            “Okula gidenler daha çabuk kavrıyor eski yazıyı cevabını alıyorlarmış.

 

            Böylece Ahmet Emmi’nin indinde gâvurluktan şeytanlığa terfi ettim ama hem okulumu akladım köylümün gözünde, hem de birkaç arkadaşımın Kur’an öğrenmesine sebep oldum.