SİGARA, SİGARA

Günümüzün sinsi belalarından biriside sigaradır. Bir defa bulaştı mı, hem kendine hem, çevrene yaymaya başlarsın. Kurtuluşu kolay kolay olmaz. İyi de tütünden oluşan sigara nedir? Sigara patlıcangiller familyasından bir bitkidir.Yeşil yaprağı toplanıp,kurutularak, kıyılır ince kağıda sarılarak sigara haline getirilir. Bir tür keyif verici maddedir.

            Tütün günümüzde bulunsaydı haşhaş, eroin, esrar gibi narkotik polisleri tütünü de takip ederler, yasaklarlardı. Amerika'nın keşfini yapan Kristof Colomb 1492 yılında gerçekleştirdiği ilk seferinde kızıl derililerin kullandığı tütünü, yeni  katıdan, eski tıkaya getirmiştir. 1493 yılında ilk kez İspanya'nın Barselona şehrine ulaşan tütün, hızla Avrupa'ya yayılmıştır. Sonra da Osmanlı İmparatorluğuna  ulaşmıştır. Bir süre zevk ve keyifle içilen sigara sonraları zararlı olduğu anlaşılmıştır. Tütün için 16. ve 17. yüzyıllarda büyük tartışmalar yaşanmıştır. İspanya'da engisizyon mahkemeleri kurulmuş, tütün içenler, cezalandırılmış hatta yakılmışlardır. Osmanlı'da 4. Murat sigara içenlerin kellelerini kesmiştir. Bu olaylara rağmen sigara içenlerin sayıları hızla artmış. Bazıları da tütünü ilaç olarak kabul etmişlerdir. Fransa Kraliçesinin doktoru, kendi adını verdiği (Nikotin 'in)baş ağrısına iyi geldiğini iddia etmiştir. Bazen de kanayan yaraya tütün basılınca kesileceğine inanılırdı.

            Kuru otun (tütün) yanınca canlılara 4000'den fazla  maddenin açığa çıkması mantık dışı gibi  geriyor ilk önce insana. Bilim adamları bunları ispatlamış, kanıtlamışlardır. Bunlardan bazılarını şöyle sırala ya biliriz. (-Polonyum;210 radyo aktif/ kanserojen.)(Radon,radyasyon)(Metanol, füze yakıtı.)(T0lüen, tiner.) (Kadmiyum, akü metali.)(Bütan, tüp gazı.)(DDT, böcek öldürücü.)(Hidrojen, siyanür, gaz odası zehri.)(Aseton,oje sökücü.)(Naftalin, güve kovucu.)(Arsenik, fare  zehri.)(Amonyak, tuvalet temizleyicisi.)(Karbon monaksit, egzoz gazı.)(Katran, asfalt zifti.) ve 3885 toksit madde. Buyurun efendim buradan yakınız? Bu kadar zararlı bir maddeyi vatandaşlardan ve çevreden uzak tutmak için sigarayla savaşan dernekleri, duman avcıları, bilim adamları, eğitim ordusu çalışsalar da istenilen sonuca ulaşamamaktadırlar. Toplumun belalısı olan tütün, verem, kanser, lösemi, trafik kazaları,orman yangınları,enflasyon vb. ana sebebi sigarayla savaşta daha aktif olmalıyız.

            Ülkemizde her yıl sigaradan,  tahmini  yüz altı bin insanın öldüğü düşünülmektedir.

            -Her gün içinde  üç yüz kişinin olduğu, bir uçak düşmekte.

            -Her gün içi dolu altı otobüs,uçuruma düşüyor.İçinden hiç bir birey sağ çıkmıyor.

            -Her yıl yüz bin nüfuslu  bir şehrimize atom bombası atılıyor.

            -Her yıl 4.000  karı, kocadan biri pasif sigara dumanı  ile diğer eşin ölümüne  neden olmaktadır.

            -Her yıl ülkemizde  içilen sigaralar nedeniyle iki milyon ağaç yok oluyor.

            -Her yıl ülkemizde 1.500 civarında  bebek ve çocuk(0-5 yaş) yanlarında sigara içildiği için anneleri,babaları tarafından öldürülmektedir.

            -Her gün 3.000 çocuk ve genç (11-19 yaşlar arası) sigaraya başlamaktadırlar.

            -Her  yıl ülkemizde iş yerlerinde  çalışanlar pasif sigara  dumanı ile 4.500 civarında mesai arkadaşının ölümüne neden olmaktadır.

            Terör olaylarından  bin insanımız, trafik kazalarından üç bin insanımızı ortalama kaybediyoruz. Sigara terörüne bir yılda yüz binden fazla  insanımızı kaybediyoruz. Buna iş kazalarını, yangın, boğulma, cinayetler, alkol ve uyuşturucuları, diğer hastalıkları da eklediğimizde durumumuzun ne kadar zor olduğunu görürüz. Bunların önüne geçebilmek için küçük yaştan insanlarımızı eğitmeliyiz.

            Sigaranın sebep olduğu  en önemli hastalıklar, kalp ve damar hastalıkları, %60; çeşitli kanserler % 35'dir. Akciğer ve gırtlak kanserinin %97'sinin sebebi sigaradır. Tansiyon ve kolesterol olanların rahatsızlığını sigara iki katına çıkarmaktadır. "Sigara sekiz saniyede  beyne ulaşır. Her nefeste  yaklaşık elli bin beyin hücresini öldürür. Bu süreçte  vücut mutluluk hormonu adı verilen endokrin salgılar. Aslında bu salgıyı beynimiz  otomatik olarak salgılamaktayken tiryakilerde bu olay manüel olup, sigara içimine bağlı olmaktadır. ''(Sigarayla savaşanlar net'ten alındı.)

            Recep Yazıcıoğlu'nun Tokat'ta Valiliği sırasında, tüm okulların duvarlarına şöyle bir yazı gözümüze çarpardı. (Sigara süründürür, içki öldürür, kumar söndürür.) Sigara, içki, kumarla yaptığı mücadele sonunda 4. Murat diye basında adı çıkmıştı. Hiç kimse zevki için, bir başkasının temiz hava soluma hakkına engel olmamalı. Anneler, babalar, öğretmenler, yöneticiler, doktorlar, sanatçılar,  siyasetçiler bu ölüm tuzağına düşmeden, düşmüş insanları kurtarmak boynumuzun borcudur.

            Bilim adamları (uyuşturucu kurbanlarının % 99.99' u önce sigara kullanmışlardır.) derler. Sigara uyuşturucuya giden yolun ilk başlangıç, il koludur. Uyuşturucuyla mücadelenin  önceliği tütün olmalıdır. Nikotinin ABD Federal Gıda Kurulu göre, morfin, eroin, kokain gibi  bir uyuşturucu olduğunu söylenmektedir. Sigara çevre kirliliğine de yol açmaktadır. Sokaklarımızı izmaritle kirlettiği gibi, dikkatsiz sigara içenler orman, ev, tarım arazilerini de yakabiliyorlar. Her yönüyle zararlı olan sigara  dumanı en kirli havadan on kez daha kirlidir. Buna rağmen neden sigarayı sever ve içeriz. Ben bir anlam veremiyorum.

            Sigara içenler kendilerine göre bir bahane bulurlar. Sıkıntıdan içiyorum, derdim var, efkarımı dağıtıyor, kötü arkadaş dan iyidir, dert ortağım vb... derler. Dumanını yel, parasını el alır, derdi de kendinde kalır. Tütün  dünyada  en çok zehri bir arada bulunduran  bitki olduğundan; koyun, at, eşek, inek hiçbir otobur  bu bitkiyi yemez. Hatta hiçbir böcek bile  yapraklarının üzerine konmaz. Sigaraya verilen para çocuğumuzun, evimizin, geleceğimizin, istikbalimizin engelleyen vasıtadır. Karı-koca sigara içen bir ailede ekonomik durumları da iyi değilse, geçim sıkıntısı, kavgalara ayrılmalara sebep de olabilir.

            2002 yılında ülkemizde sigaraya harcanan (7.600.000.000.000.000) yedi katrilyon altı yüz trilyon TL.

            2003 yılında (10.000.000.000.000.000) on katrilyon TL'dir. 2002 yılı MEB  bütçesi 7.4 katrilyondur. Bu miktar sadece para  birimi ile ölçülendir. Sağlık, huzursuzluk, ameliyatlar, ölümleri de  ortaya koyduğumuz zaman, ortaya korkunç bir meblağ  çıkarmaktadır. Sigaraya harcanan paraların, eğitim ve öğretimde harcandığını düşününüz, ülkemiz ne hale gelir. Gençler ulu önder Mustafa Kemal'in dediği gibi ''Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.'' Sizlerin her türlü zararlı alışkanlık ve maddelerden uzak duracağınızı biliyorum. Bu ülkeyi ilerde sizler yöneteceksiniz. Anlatılanlar ürpertici ve korkunç gelebilir. Ne yazık ki  gerçekler acıdır. Sigarasız, hastalıksız bir sevgi yolu sizleri beklemektedir.

Süleyman ERKAN

Şişli-İstanbul

 

28-04-2016