Anne, Peygamber, Öğretmen

Öğrenmenin yaşı, zamanı, sınırı ve süresi yoktur. Öğrenmeye biz farkında olmadan annemizin karnında başlıyoruz. Yaşamı kutsallaştıran, geliştiren, önemli hale getiren özelliklerin başı öğrenmektir. Öğrenebilmek için bir eğitmenin gözetim ve tecrübesiyle eğitilmek gerekir ki öğrenme desteklensin, güçlensin. Güçlü bir eğitim, düzenli öğrenim almış bir birey hayattan zevk alan, yaşamın tadını ve zevkini çıkartan insandır. Ayaklarının üstünde dik duran, başkalarına yol gösterendir.

Anne en iyi öğreten, eğiten bir öğretmendir. İlk kucağına aldığı an süt emzirmesinde, ninnilerinin namesinden, altını değiştirirken söylediği sözlere kadar hep eğitim vardır. Anadilini öğrenmesinden, toplum kurallarına uyulmasına kadar hep ana eğitimi vardır. Her canlının annelik duyguları aynıdır. Sahiplenen, koruyan kollayan, yol gösterendir. Sevgi, saygı ve sıcacık anne şefkatinin yerini hiç bir şey dolduramaz. Anne de insandır. Hüzünleri, sevinçleri, hırsı ve hayalleri vardır. Annelik içgüdüsü farklı, anlatılmaz yaşanan bir duygudur.

Bir öğretmen arkadaşım anlatmıştı. ''Köyün birinde samanlık ve odunluk alev alev yanıyor, köylüler de elinden geldiğince söndürmeye çalışıyorlarmış. Öğretmen arkadaş da kürekle toprak atıp yangını söndürmeye çalışmış. Bir ara küreğe yaslanıp çalışanları seyre daldığı bir anda, ayağının yanına bir fare gelip tekrar fare deliğinin ağzına gidiyormuş. Bu fare bana ne anlatmak istiyor derken delikten bir yavrusunu dışarı çıkarmış. Anladım ki yavrularını yangından kurtarmaya çalışıyor. Kürekle yedi tane yavruyu aldım emin ve güvenilir bir yere koydum. Sonra fare yavrularını tek tek kontrol etti. Tekrar benim ayağımın altına gelerek sevinç hareketleri yapmaya başladı. İki ayak üstüne mi kalkmasın, yerlerde yuvarlanmasın mı, ses çıkararak sağa sola mı koşmasın. Bana minnet ve şükran edercesine dans yaparak yavrularının yanına gitti. Bir kaç saat sonrada yavruları da kendisi de kaybolmuştu.” Bu bir hayvanda olsa kendisi anneydi. Bu durumda her anne aynı şeyleri yapardı. Annelik ayrı bir duygu, ayrı bir mutluluk ve gururdur. Vermeden almak Allah'a aittir. Anne evladına canından can, malından mal, bilgisinden bilgi, ahlakından ahlak vererek evladını en üst seviyede destekler. Koruyucu, kollayıcı, savunucudur. Hiç bir yerde, hiç bir şekilde canlılar sevgisiz yaşayamazlar. Sevginin ana kaynağı annedir. Memeliler için anne, tohum için toprak anne, balıklar için de su annedir.  Sevmezse ve istemezse yaşamı, hiç bir canlı yaşayamaz. Yaşamımıza renk ve güzellik katan anneler gününü bir gün değil her nefes alışımızda anmamız lazım.

Her mutlulukta ve üzüntümüzde Allah'tan sonra annemize minnet ve şükran duymalıyız. Çünkü annemizin genlerinin %80'ini, babamızın da % 20'sini taşıyoruz. Anne yaşamımızın kaynağı, varlığımızın ana sebebidir.

Peygamberlik insanlara doğruluğu, güzelliği, iyiliği göstermek için Allah tarafından gönderilen vasfı yüksek insandır. Aldığı emirleri, bildiği iyi, doğruları topluma, insanlığın yararına olan her şeyi anlatmak, uygulayarak göstermekle yükümlüdür. Kendisinin çektiği acılara, zorluklara, güçlüklere rağmen kötülükleri, haksızlıkları, yanlışlıkları yok etmek görevleridir. Bilgi, eğitim, sabır, güç, direnme ve mücadelesini yaparken Allah her zaman yardımcısıdır. Peygamberi de bir anne doğurur, büyütür ve eğitir. Dünyadaki tüm peygamberler birlik, beraberlik, kardeşlik, yardımlaşma destek ve paylaşmayı işaret göstermektedir. Biliyorlar ki paylaşıldıkça çoğalacağına inanıyorlardı. Kardeşlik duygularıyla yaşadıkça dünyanın daha güzel olacağına inançları vardı. Kötülük ve savaşlardan da insanların zora, yokluğa ve köleliğe düşeceklerini biliyorlardı. Her mücadelenin bir mükafatı vardır.

Öğretmenlik, annelik, peygamberlik gibi fedakarlık ister. Onun için denilir ki öğretmenlik mesleği peygamberlik mesleğidir. Bilginin, sabrın, hoşgörünün harmanlanıp karşındaki kişiyi eğiten, öğretene öğretmen denir. İlk eğitimini anne baba ocağından alan çocuk, sonra öğretmeninin eğitim, bilimiyle buluşur. Anne babanın yoğurup hamur haline getirdiği çocuğu öğretmen, aile, çevreyle birlikte şekillendirirler. Topluma yararlı bir birey haline getirir. Öğretmenlik para ile yapılacak bir meslek değil. Öğretmenlik fedakarlık, emek, zaman, bilgi, beceri, öz güven ister. Öğretmen bunun karşılığında bir şey beklemezken, toplum ve yöneticiler bu olguyu görüp değerlendirmelidirler. Öğretmene hak ettiği saygıyı, sevgiyle emeğinin karşılığı olan para da fazlasıyla verilmelidir. O zaman toplumun arzu ettiği medeniyet seviyesini yakalaması daha çabuk olur.

Anneye, peygambere, öğretmenine sahip çıkan bir toplumda yokluk, yoksulluk, haksızlık, yalan yanlışlık olmaz. Ancak bu saydıklarım geri kalmış bağnaz ve geri kalmış toplumlarda görülür. Toplumsal barışın kaynağı annedir. Toplumun maneviyatının, desteğinin kaynağı peygamberlerdir. Toplumun kalkınıp gelişmesinin temel güç kaynağının motoru öğretmendir. Tüm güzellikler anne ile başlar. Annelerin gününü ve günlerini kutlarım. Eli çapa tutanın, kalem tutanın, hamur yoğurup süt sahanın, o mübarek ellerinden öperim...

Sizin gösterdiğiniz sevgi yolunda yürümeye, yürütmeye çalışacağım...

 

SÜLEYMAN ERKAN / 07-05-2016 / ŞİŞLİ-İSTANBUL