Can Pazarı

Can, güzeldir. Can hayatımıza yön verendir. Can derde düştü mü, baş dermanını arar. Kol ve ayaklar  çarpana çalar. Hiç bir can, hiç bir topluluk, hiç bir millet can derdine düşmesin. Bu güzelim ülkenin üzerimde yaşayan insanların can pazarı yaşaması ne kadar zor ve güçtür. Farkında olmadan can pazarında yaşıyoruz. Her birey, aile, toplum, kitle kendini kurtarma peşinde. Daha iyi okuma, iyi bir meslek sahibi olmak ve üst seviyede gelir elde edip, rahat yaşayabilmek için can pazarındadır. Doğu Anadolu'da, Güney Anadolu'da  batıda  Türkiye'nin terör olaylarıyla anılmaya, herkes can pazarı yaşamaya başladı. Acabalar çoğaldı. Çocuğum okula gidiş gelişte bir şey olur mu? Eşim işe gidiş gelişte bir olayla  karşılaşır mı? Tatile gitsem mi, gitmesem mi? Çiftçi  tarımda çalışsa mı çalışmasa mı? İşçiler üretseler mi, üretmeseler mi?  Eskiden hükümetin  yanlış politikaları eleştirilir, yorumlanırdı. Bu günlerde o kadar çok olaylar oluyor ki hükümetin yönetimindeki yanlış ve eksiklerini eleştirmeye fırsat bulamıyoruz. Zam olmuş, fiyatlar artmış, maaşların artışları ne kadar olmuş duyanlar ve söyleyenler  yok gibi. Gündemimizde huzur, yaşam ve terör belası hiç başımızdan eksik olmuyor. Her yerde can pazarı var.

            Büyük illere kaçıp, göçen, sığınanların sayısı oldukça yüksek. Kimileri işsizlik yüzünden, kimileri terör korkusu, belası yüzünden. Kimileri eğitim, öğrenim yüzünden büyük illeri mesken tuttuk. Bir tek Türkiye'de yaşayanlar mı büyük illere gelenler. Dünyanın terör, açlık ve yoksulluk belasından  Türkiye'ye sığınıyorlar. Bu kadar insana kapısını açan Türkiye'yi yönetmek ve yönlendirmek zor ve güç olsa gerek. İnsanlık dersine soyunan Avrupa ülkeleri, şöyle bir bakıp düşünmeliler. Mazlum milletlerin halini görmeli. Kendileri aynı durumda olsa kapınızın onlara da acık olduklarını biliyorlar. Ama bizler aynı zor duruma düşsek onlar kapılarını bizlere acarlar mı? Terör turizmde kalbinden vurdu. Turizmden geçinen insanlar zor ve güç durumdalar. Oteller, mağazalar, lokantalar, ulaşım araçları, seyahat acenteler bu olaylar karşısında kara kara düşürür oldular. Ülkemizin büyük bir gelir kaynağı zora girerken, bu alanda çalışanlar ve aileleri zorluklar içindeler. Düşmüşler can pazarına. Bana ne bana bir şey olmaz, benim malım mülküm var diyenler. Gün gelir muhtaç olduğunuzda kimse elinizden tutan bulunmaz. Gün bu gün en ufak olayda duyarlı olanlar, büyük olayları yaşamazlar. Ölenler, öldürenler, geçinemeyip giden komşular. İş bulamayıp gurbete çıkan çocuklarımız. Sonra da peşinden dayanamayıp giden bizler değil miyiz? 

 

            Bu can pazarından tek kurtuluş yolu vardır. Okuyacağız, eğitimli bilinçli olacağız. Bir olacağız! Birliğe önem vereceğiz. Aç gözlü, doyumsuz olmayacağız. Paylaşımcı, yardımsever hoş görülü olacağız. Duyarlı, anlayışlı, gelenek görenek ve törelerimize sadık, bağlı olacağız. Hepsinden önemlisi bu can pazarında çok çalışıp, çok üreteceğiz. Yeni teknik, teknolojiyle buluşacağız. Can pazarını can, cana yaşamaya çevireceğiz. O zaman göreceğiz ki hayat daha lezzetli, insanlığın tadı bam başka olacak. Her insanı kendimiz gibi gördükçe, tüm dünya insanının kardeşlik mayası nasıl aşıl anırmış görülecek. Dünya savaşla değil, düşünce, fikirlerle düzeltilebileceğine inandıkça, bizlerde mutlu yaşamımızı nesillerimize emanet edeceğiz. Hepinize can pazarı yaşamadan, düşünce pazarı yaşamını hayata geçirmenizi dilerim.