ZABITA 153

Bir  toplumun düzen ve kurallarının uyulması ve uygulanması için görev ve sorumluluk alanlar var. Güvenliğimizi sağlayan polisler, jandarmalar 7/24 saat görevleri başındalar. Polisler, kendi görev alanlarında, jandarmalar da dağ, bayır, tepe demeden güvenliğimiz için çalışmaktadırlar. Bir görevli daha var ki yerel yönetimin alanı içindeki belediyelerin görev alanları içinde onlara da zabıta adı veriyoruz. Her gün şık görünümlü mavi elbiseler içinde aramızda görmekteyiz. Bazıları zabıtanın belediye görevlisi gibi görse de iç işleri bakanlığına bağlı emir ve yasaları uygulamak durumundadırlar. Bu yasalar çerçevesinde belediye encümeninin aldığı emirler doğrultusunda halka hizmet etmektedirler. Zabıta belediye yönetiminin ayrılmaz bir parçası, gözü, kulağı, sesi olduğunu biliyoruz. Bazen küçük çocukların polis amca dedikleri de olmaktadır. Halkın sağlıklı, temiz ve düzenli bir yaşama hakları vardır. Bu düzeni ve kendini gayri güçlü sananlara karşı zabıtanın kanun gücünü karşılarında bulurlar. Gün gelir kanunları, doğruluğunu söylediği için zorlanırlar. Bazen korsan satıcıların şiddetine uğrarlar. Haksız kazanç elde eden şirketlerle dişe diş mücadele de ederler. En zoru da siyasetle gelen belediye başkan ve encümenin yanlış karar ve uygulamaları zabıtaları üzmektedir. Bu duruma rağmen zabıta, belediye yönetiminin en önemli can damarından olan bir kurumdur.

Bir şehrin içinde bulunan esnafların düzen, tertip ve yasalara uyulmasından sorumludur. Lokantalar, kahvehaneler, manavlar, pastahaneler, fabrikalar, fırınlar, tartı ölçüde yanlışlıklara, mahalle arasında akan, kokan yerler, kaldırımların düzensizliği v.b. hep zabıtanın sorumluluğu alanı içindedir. Her beyaz masa şikayetinde ilk ulaşan kurum zabıtadır. Trafik, imar işlerine kadar görev ve sorumluluğu geniş bir görev alanına sahiptir. İki zeytin dalı arasının en üst kısmında ay yıldızı temsil eden logosunu mavi zemin üzerinde sonsuzluğu ve derinliği temsil etmektedir.

İçtiğimiz sulardan, aldığımız havadan, yediğimiz besinlere kadar il, ilçe, beldelerde görevli zabıtaların gözetimi ve denetimi altındadır. Sessiz, suskun şekilde alın teri dökseler de, kimse farkında olmasalar da kutsal görevlerini çarşı, pazar, sokak sokak yapmaktadırlar. Her bir zabıtanın kim bilir ne derdi ne hikayeleri, anıları vardır.

Tokat zabıta müdürünün yanına gitmiştim. Zabıtanın görev  ve sorumlulukları hakkında bilgi belge alayım diye. Konuşma ve sohbet arasında bir anısını anlattı ki akıllara durgunluk verircesine.

Müdür: --Yer yer  sivil olarak park, bahçe, mahalleleri gezerim. Halkın arasına dalar sorun ve dertlerini dinlerim. Şehitler parkında oturuyordum. Karşıda sağa sola bakan bir yaşlı amcayı gördüm. Saçları dağınık, perişan, zavallı bir görünüm içindeydi. Değişik masalarda iki, üç beş aile ve kişiler oturuyordu. Beni tek görmüş olacak ki yanıma geldi. Selam verdi. Selamını aldım.

-“Bir simit alsanız da karnımı doyursam. Kahvaltı yapmadım.” dedi. Hem merak ettim hem de şaşırmıştım. Bu kadar masa varken neden beni seçmişti. Kimliğimi veya beni tanıyor muydu?

--Amca gel heri otur bi yol yanıma. Zaten benim de karnım aç. Beraber yemek yeriz, dedim. Adam yanıma oturdu. Adını sordum söyledi. Kendisinin emekli öğretmen olduğunu duyunca hem çok  şaşırdım hem de gözlerimden yaşlar gelmeye başladı. İçimi derin biz sızı kaplamıştı. Koluna girdim, karnım aç değildi ama onunla lokantaya gittik. Yemek yerken sohbete de devam ettik. Üç evladının olduğunu, üçünün de kendisine bakmadığını anlattı. Eşinin öldüğünü, küçük evladına da kredi çektiğini tüm maaşının oraya yattığını, kendisine de 400-500 Tl’nin kaldığını anlattı. Bu parayla bir ay geçinmek zorunda olduğunu söyledi. O anlattıkça ben ezilip büzülüyordum. Amcanın adını soyadını aldım. Ne zaman isterseniz yanıma uğrayabileceğini söyledim. Ve ayrıldık.

Her görevin kutsallığına inanan bir birey olarak topluma, kitlelere ve bireylere hizmet eden, her insan ve meslekleri seviyorum. Haksız kazanç sağlayanların karşısındadır zabıta. Çevre düzenini bozan, sağlığımızla oynayan tertipsiz insanların korkulu rüyası zabıta. Bizler evimize çevremize dikkat edersek, yediğimiz yiyecekleri kontrol ederek alırsak, yanlış ve hata yapanları 153’e iletirsek zabıtaya yardımcı olmuş oluruz. Hepimizin gönüllü birer zabıta olmamız gerekmez mi? Mavi giysili, zeytin dallı amblemiyle bizler için çalışan zabıtalara selam olsun. İyi ki varsınız. Sevgi yolunuz açık olsun.

 

 

Süleyman ERKAN / 27-05-2016 / TOKAT