SATILMIŞ ŞAHİN

Tam otların sarardığı zamandı. Yere yüzükoyun uzanmışız. Geniş, uçsuz bucaksız gibi görünen düzlükte güneş tepemizde kızgın bir top. Hava buharlaşıp buharlaşıp yükseliyor. Seraplar birbirini izliyor. Etrafta ne bir ağaç, ne bir yapı gölgelenmek için. Hayvanlarımız, doymak için yiyecek bulma telaşındayken benden taş çatlasa bir iki yaş büyük olan arkadaşımla sohbetteyiz. Sohbet dedimse daha çok o konuşuyor, ben dinliyorum, her zamanki gibi…

            Söz nerelerden dönüp dolaştıysa gelecek günlerimizin plânlamasına geldi:

            -Bak İrasim, altı kardeşsiniz. Araziniz bir evi rahatça geçindiriyor, şimdilik. Yarın çoluk çocuğa karışıp bir de ayrılırsanız hissenize el kadar bi yer düşecek. Bununla geçinemezsiniz. Kardeşlerin gelişetli maşallah! Taşı sıksa suyunu çıkarırlar. Onlar nerde olsa bir yolunu bulup hayatlarını sürdürebilirler. İçlerinde en zayıfı, en çelimsizi sensin. İnşaatlarda çalışamazsın. Zaten yeterli arazin olmayacak ya olsa bile senin çiftçilik yapabileceğini hayal bile edemiyorum. Az çok kafan çalışıyor. Bana göre senin okumaktan başka yapabileceğin bir şey yok. Ne yap yap, bir yatılı okul bulup kapağı at.

            Ay dolandı. Haftalar, aylar yıllar geçti. Ekmeğimizi uzak kentlerde bulduk. Çocuklarımız, torunlarımız oldu. Ne zaman doğum yerimizde, köyümüzde bir topluluk içinde buluşsak beni görünce aklına hemen arazideki sohbetimiz gelir. Öyküsüne zevkle anlattıktan sonra “İrasim’e zamanında böyle böyle demiştim. Sağ olsun sözümü tuttu da kurtardı kendisini. Şimdi uzaktan yakından gördükçe seviniyorum. Çorbada benim de tuzum oldu mu, diyerekten…”

            Bir sözüyle geleceğimi planladığına inanan arkadaşımı sükunetle dinlerim. Ne doğrular, ne yalanlarım. Bırakırım arkadaşım bir hayat kurtardığını düşünüp ve de bunu tanıdıklarla paylaşarak mutlu oluyorsa varsın olsun. İnancına turp sıkıp gölge düşürmekle ne kazanacağım ki? Gönül kırmaktan başka… Ben de hazır bulunanlar gibi sessizce dinler, olumlu bir iş başardığını zevkle anlatan arkadaşıma teşekkür ederim.

            Dün aldım acı haberini Sülogilin Satılmış’ın. Yüreğimden ince bir telin koptuğunu hissettim. Kendisine gani gani rahmet dileklerimle zevkle anlattığı başarısının öyküsünü, yeri geldikçe anlatacağım sözünü veririm.

 

            Işıklar içinde uyusun.