BEŞ KURUŞ

Belki de aklınızdan "nereden çıktı  bu beş kuruş" diyenler olacaktır. Belki alım gücü yok gibi görülse de günlük hayatımızda yer yer kullandığımız  paranın adıdır beş kuruş. Marketlerde, manavlarda, bakkallarda etiketlere baktığımızda bizlere şöyle cevap verirler; 75 krş. 95 krş. 55 krş. 85 krş. 2,15 krş. 145, 25 krş. Birler hanesinin tam ortasında yer  alan beş kuruş tek başına  ne gücü, ne de bir değeri vardır. Bazen bir insan ötekine öfkelenince kızar bağırır; ''Kaç kuruşluk adamsın be..", "Bu adam beş kuruş etmez." derken kişinin topluma laik biri olmadığını, parasal bir değerinin bulunmadığını anlatır. Bu cümlenin içinde  bilginin, eğitimin ve görgünün de gizlice sorgulandığının kimse farkına bile varmaz.

            Kaldırımda yürürken yerde beş kuruş gördüm. Eğilip aldım. Yanımdaki arkadaş merakla bana bakıyor, ne yaptığımı izliyordu. Beş kuruşu aldım şöyle bir baktım. Pırıl pırıl parlıyordu, yeniydi. Üfledim ve cebime koydum. Arkadaşım , "Be  kardeşim sen de beş kuruşa tenezzül ediyorsun?" dedi. Arkadaşımın yüzüne baktım hafiften gülümsedim, yürüdük. Sakince bir yere oturduk çaylarımızı yudumlarken sana beş kuruşu anlatayım mı ustam dedim. Anlat bakalım neymiş bu beş kuruş. Cebimden beş kuruşu çıkarıp masanın üstüne koydum. Arkadaşıma; --Ne görüyorsun burada dedim. O da; --Sadece beş kuruş görüyorum dedi. --Bununla ne alabilirsiniz? --Ne alabilirim ki hiç bir şey alınmaz. Yerde görsem eğilip almam bile. --Peki beş lira, elli lira veya beş yüz lira görseniz kimselerin olmadığını da fark etseniz alır mısınız? --Evet alırım çevreye bara düşüren var mı diye bir kaç kez seslenirim. Yoksa cebime atarım. --Peki beş kuruşu neden almazsınız, tenezzül etmezsiniz. Değerinin olmadığı ve alım gücü düşük olduğu için değil mi? --Ben o parayı niçin alırım biliyor musunuz? O parada milletimin alın teri, emeği var. Harcanan emek, zaman ve  bir  değer var. Ön yüzünde beş kuruş ve tarihi yazarken çevresinde yeşili ve bereketi temsil eden  ve Türkiye Cumhuriyeti yazısı var. Arkasında Türk ulusuna emeği geçmiş ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün resim var. Bu kadar değerleri bir arada taşıyan bir madeni  ayaklar altında ezilmesi ve yerde sürünmesine razı olamam. Her şeyden önce Türk parasını koruyan bir kanunumuz ve ona sahip çıkan yurttaşları var. Sizler bu değeri görmemiş olabilirsiniz? Farkında da  olmaya bilirsiniz? Ama ben yerden bu alım gücü düşük, manevi değeri yüksek metali alırım. Bu bir örnek davranış olarak kendimi görevlendiririm...

            Arkadaşla başka sohbetler de ettik. --Ben senin gibi düşünmemiştim bundan sonra bende  sizin gibi davranacağım dedi.  Bazı değerleri iyi bilmek gerekir. "Damlaya damlaya göl olur" sözünü unutmamak gerek. "İnek yavrudan, para buçuktan birikir" sözü de Anadolu'muzda yaygındır. Herkesin sevgi yolu acık olsun...

Süleyman ERKAN

21-06-2016

 

 ŞİŞLİ-İSTANBUL.