TÜRKİYE - GÜRCİSTAN BEKTAŞÎ KÜLTÜRÜ VE OZANLAR SEMPOZYUMU (1)

Yolculuğa başlamadan önce evde yapılan hazırlıklar vardır. Birkaç gün önceden en ince ayrıntıya kadar planlanır. Eksiksiz bir çalışma yol boyunca rahatlığınızı sağlar. Gün sayısına uygun bavul seçilir ve özenle hazırlanır. Kimlikler, dosyalar, okunacak kitaplar ve yurt dışı ise pasaport gibi ayrıntılar zevkle, şarkılar eşliğinde hazır hale getirilir.

            Gitmek; bulunduğumuz yerden başka yerlere doğru yönelmek, geçmek, uçmak diye de tanımlayabiliriz. Yol üzerine, yolcu üzerine, araç ve heybe üzerine yazılar ve şiirler yazılmış, şarkılar, türküler söylenmiştir.

            Hal odur ki, seyahati seviyor iseniz, güzel günlere hazırsınız demektir.

            Hayalini yitiren insan, dünya hayatının son demlerindedir diye düşünüyorum. Gerçeğin veya hayalin uzantıları rahatlatıyor, huzur veriyorsa devam etmek gerek. Ufukların ardı, bulunduğun sokak, bir alt cadde, karşı köy veya uzaktaki bir şehir, hatta yurt dışı da olabilir.

            Seyahatleri seviyorum. Bilinenlere ve bilinmezlere doğru yurtiçi ve yurtdışına yaptığım yolculuk sonrası dinleniyor ve isteyerek tatlı bir akıntıyla yaşadıklarımı, gördüklerimi yazmaya çalışıyorum.

            T.C. Başbakanlık Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanlığının desteğinde; Hacı Bektaşî Veli Kültür Derneği Başkanlığı ile Ukrayna–Gürcistan Uluslararası Eğitim–Bilim Üniversitesinin birlikte düzenledikleri 30-31 Mayıs 2016 tarihlerinde yapılan “Türkiye Gürcistan Bektaşî Kültürü ve Ozanlar Sempozyumu” Gürcistan’ın başkenti Tiflis’de gerçekleştirildi.

            Sempozyum ve sempozyum çerçevesinde yapılacak kültürel etkinlikler 28 Mayıs -04 Haziran 2016 tarihleri arasında oldu.

             “Hoca Ahmet Yesevî’de Türkçe Sevgisi” adlı bildiri ile katıldığım sempozyum için otobüs yolculuğumuz 28 Mayıs 2016 Cumartesi günü sabah 07.00 de Ankara’dan başladı.

            Hacı Bektaşî Veli Kültür Derneği Başkanı Mustafa Özcivan ve katılımcıları Hacıbektaş’tan alarak yola devam ediyoruz.

            İlk durağımız Tokat’ın Zile İlçesi, bizi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Yardımcı ve Belediye yetkilileri karşılıyor. Öğle sonrası “Zile’nin Bektaşî Kültüründeki Yeri ve Önemi” Panelini belediyenin katkıları ile yapıyoruz. Zile kaymakamı da katılıyor bir de konuşma yapıyor. İlçe dışında olan belediye başkanı Lütfi Vidinel, güzel bir mesajla bize hoş geldiniz diyor.

            Yrd. Doç. Dr. Mehmet Yardımcı Zile doğumludur. Zile kültürü ile ilgili Yardımcı’nın çalışmaları başlı başına bir araştırma konusudur. Zile kültürü ile ilgili aradığınız her alanda çalışmaları olan eğitimci, araştırmacı ve şair.

            Tokat’ta görev yaptığım yılları hatırlıyor, her ilçesine, kasabasına ve köyüne mutlaka yolumun düştüğünü birlikte olduğum yol arkadaşlarımla paylaşıyor, Zile ile ilgili de birkaç anımı da aktarıyorum.

            Akşam Samsun’da kalıyoruz. Sabahın erken saatlerinde kısa bir yürüyüş yapmak ve etrafı incelemek için dışarı çıkıyorum. Kaldığımız otelden dahi görülecek kadar denize yakınız. Gece boyu yağan yağmurun tatlı serinliğinde kısa bir yürüyüşle önemli anılarımın olduğu ve küçük kardeşimin yaşadığı şehre gülümsüyorum.

            Ötesi Karadeniz. Tüm yönlerim deniz ve yeşilin tonları. Doyamadığımız güzelliklere yağmur da aralıksız eşlik ediyor. Yolculuğumuz boyunca bizimle birlikteliği sürüyor.

            Cam kenarında dalgalar, tekne ve irili ufaklı gemiler kıyı boyunca uzanan yemyeşil dağlara selam vermeden geçmiyor.

            Otobüste müzik, sohbet, anılar, şiir,  yolculardaki huzur ve mutlulukla bütünleşiyor.  Üniversite hocaları, şairler, ozanlar ve sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticileri unutulmaz bir yolculuğu birlikte yaşıyorlar.

            Başkanlığını yürüttüğüm, Dünya Yazarlar ve Aydınlar Derneği kurucu yönetim kurulu üyemiz Prof. Dr. Celal Demir ve Üyemiz 2008 yılından itibaren Çanakkale’de Ulusal ve Uluslararası programları birlikte yaptığımız ve dernek üyemiz Mustafa Berçin ile ilk uzun yolculuğumuz. Sempozyumu düzenleme ve yürütme kurulu Hacı Bektaşi Veli Kültür Derneği Başkanı Mustafa Özcivan, Benimde yönetiminde bulunduğum, Dünya Söz Akademisi Başkanı Prof. Dr. Hayrettin İvgin, Nail Tan, Yrd. Doç. Dr. Mehmet Yardımcı, Âşık Necdet Kurt otobüsün ön kısmındayız ve sohbetlerimize ortak olarak yola devam ediyoruz. Âşıklar, Kenan Şahbudak, Kamber Nar ve Hacı Bektaşi Veli Kültür Derneği yönetim kurulu üyeleri de aramızdalar. Her gezi yazılarımda unuttuklarım olmakta, adını bu yazıya almadıklarım varsa hoşgörülerini istiyorum.

            Yolumuz uzun ama yolculuk harika geçiyor.

            Gitmek, kelimesiyle başladığımız yazımızın içerisini detaylandırdığımızda o kadar çok alana girmemiz gerekmektedir ki, ola ki güneşle bulutların, toprakla yağmurun buluşması gibi sıcak, sımsıcak bir vaktin bir haftayla sınırlı duygularını kelimelere teslim edeceğim.

           

                                                           ***

            29 Mayıs 2016 Pazar günü sabahın erken saatlerinde başlayan Samsun – Tiflis yolculuğumuz Kara denizin muhteşem doğa ziyafetiyle sürüyor. İstediğimiz an mola veriyor, tertemiz havanın deniz destekli oksijenini büyük bir zevkle ciğerimize alıp veriyoruz. Dünyanın en güzel bölgelerinden biri olarak kabul edilen bölgede her bulunuşumun unutulmaz tadı ve lezzetini yeni baştan yaşıyorum. Eşsiz güzellikleri, doğa harikaları beni yeni baştan büyülü ve duygu dolu saatlere ulaştırıyor. Yeşil ve mavinin estetiği, müziği, sanatı ve zirvenin bir arada uyumlu oluşuna şahit olmak mutluluk veriyor.

            Sahil, yerleşim olarak sürekli birbirini tamamlıyor. Köyler, kasabalar, ilçeler ve iller, ara vermeden süslüyor. Akşam saatlerinde gümrükten geçiyor, komşu ülkenin Başkenti Tiflis’e gece yarısına doğru ulaşıyoruz.

            Komşu ülke Gürcistan’a ilk ziyaretim. Ama ülke ilgili az da olsa bilgi sahibiyim. Tiflis, Batum, Borçalı, Ahıska ilk hatırladıklarım. Yolculuk öncesi birçok alanda da bildiklerimi tazeliyorum.

            Ziyaretimiz ve programımıza başlamadan önce Kura nehri ile ilgili internetten tarama yapıyorum.

            Kaynağını Allahuekber dağlarından alan Kura nehrinin toplam uzunluğu 1515 km dolayındadır. Kura'nın Türkiye sınırları içindeki uzunluğu ise 189 km. kadardır. Çıldır gölünün kuzeyinde Gürcistan topraklarına giriyor. Azerbaycan sınırları içinde Aras nehri ile birleşerek Hazar Denizi’ne dökülüyor.

            Kura'nın kıyılarında Borjomi, Gori, Mtsheta, Tiflis, Rustavi, Mingeçevir, Yevlah, Sabirabad, Şirvan, Salyan gibi şehirler yer almaktadır.

            30-31 Mayıs 2016 tarihlerinde 2 gün süren Türkiye - Gürcistan Bektaşî Kültürü ve Ozanlar Uluslararası Sempozyumu 30 Haziran 2016 Pazartesi günü saat 10.30 da açılış oturumu ile başlıyor.

            Y. Müh. Mustafa Özcivan(Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği Genel Başkanı), Prof.

Dr. Omari Tabusadze(Ukrayna-Gürcistan Beynelhalq Üniversitesi Rektörü), (Prof. Dr.) Hayrettin İvgin(Dünya Söz Akademisi Başkanı), Prof. Dr. Mahmut Allahmanlı (Azerbaycan Devlet Pedagoji Ü. Öğretim Üyesi), Mustafa Korkmaz (TİKA Tiflis Program Koordinatörü), Zeki Levent Gümrükçü (Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi) konuşmalarını yapıyorlar.

            Aynı gün öğleden sonra oturumlar başlıyor. Sempozyuma; Türkiye, Gürcistan, Azerbaycan, İran, Dağıstan Özerk Cumhuriyeti, Karaçay-Çerkes Özerk Cumhuriyeti. Kabartay-Balkar Özerk Cumhuriyeti gibi ülkelerden toplam 45 bilim adamı ve uzmanınbildirileriyle katıldığını öğreniyorum. Katılımcılar; UNESCO’nun 2016 yılında anılması gereken dünya büyüklerinin bazılarını, Borçalı âşıklardan önemli bazı kişilikleri, Türkiye-Gürcistan kültür benzeşmelerini ve Gürcistan âşıklarını vb. konuları ile ilgili bildirilerini sundular.

            Bilindiği üzere; “Toplumu yakından ilgilendiren herhangi bir konu ya da olay hakkında dinleyiciler karşısında farklı uzman kişilerin konu ya da olayla ilgili yaptığı seri konuşmaların bütününe sempozyum denilmektedir.Sempozyumda yapılan değişik konuşmalar, konuyu bütünleyici niteliktedir. Burada tartışmadan çok sohbet havası vardır. Konuşmalardan sonra dinleyiciler soru sorabilirler.

            Sempozyumdaki amaç, konuyu tartışmak değil, konunun ilgili kişiler tarafından olumlu veya olumsuz yönlerinin ortaya konulup çözüme götürülmesidir. Sempozyumun sonucunda başkan konuyu özetleyerek çıkan sonucu dinleyicilere aktarır.” (http://sempozyum.nedir.com)

            Bildirilerin kitap haline getirileceğini Mustafa Özcivan açıklıyor.Kitabı düzenleme işini Prof. Dr. Celal Demir üstleniyor.

            Akşamları Tiflis Cadde ve sokaklarında yürüyüş yapıyoruz. Rahat, özgür ve tereddütsüz şehir gezimiz gerçekleşiyor. Kura(Kür) nehri bu şehre hayat veriyor.

 

            (Devam edecek)