PROF. DR. YAŞAR NURİ ÖZTÜRK KUR’AN’A SAHİP ÇIKAN ADAM

Ünlü ilahiyatçı Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk aynı zamanda doğum günü olan 22 Haziran günü 71 yaşında vefat etti. Basın kuruluşlarından izlediğime göre sevenleri cami avlusuna sığmayıp yollara taşıyordu. Tabutuna vatandaş elini değil ancak parmağını değdiriyordu. Dinini sevdiren, gerçekleri haykıran, Müslümanlığı yücelten ilahiyatçılarını kaybetmişti halk. Elbet kayıp olan sadece vücudu, yazdıkları ve söyledikleriyle görüşleri yaşamaya devam edecek. Namazını kıldıran imam Ali Köse “Hocamız her zaman, her yerde İslamiyet’i doğru anlatan biriydi” dedi.       

            Yaşar Nuri Öztürk gelmiş geçmiş en önemli ilahiyatçılar arasındadır. Dinimizi yaşadığımız çağa taşıyan biridir. Vatandaşın İslam dininin sevmesinde ve bağlanmasında büyük rol oynamıştır. Hayatı boyunca yobazlarla ve bağnaz düşünceyle mücadele etmiş ve bu konuda cesaretli çıkışlar yapmıştır. Bilimle dini bağdaştırarak büyük bir çığır açan Yaşar Nuri her konuşmasında ve kitaplarında hurafeleri değil gerçek dini anlatmıştır.

            Hocamız insanları Allah ile aldatanlarla mücadele etti. Dini siyasi görüşü ve başka çıkarları için kullananları deşifre etti halka uyanık olmalarını söyledi. Din ve siyasetin ayrı olmasını savundu. Demokrasinin kurulmasında laikliğin önemini anlattı. Milli değerlere bağlı yaşadı. Öz be öz Türk vatandaşıydı. Atatürk ve getirdiği yeniliklere, devrimlerine hep bağlı kalıp savundu. Atatürk’ün İslam dinine büyük saygı duyup gerçek din adamlarını takdir ettiğini, onları hep el üstünde tuttuğunu vatandaşa anlattı. Milletvekilliğinde oy almak için dinci gözükmek gerektiğine inanan arkadaşları yüzünden partisinden ayrıldı. Hocamız “Çağ Kuran’ın gerisinde biz Müslümanlar çağın gerisindeyiz” düşüncesini savunuyordu. Bu yüzden Müslümanların Müslüman olmayan dünyanın gerisinde olduğunu söylüyordu. Onların Kuran’ın ilkelerini daha iyi uyguladıklarından bizim önümüzde seyrettiklerini hatırlattı hep.           

            Hayatı boyunca durmaksızın çalıştı. Dokuz yaşında Kuran’ı hatim etmiş, okul hayatında hep başarılar yaşamış, ilahiyat fakültesini bitirmekle kalmayıp hukuk fakültesini de bitirmiştir. İstanbul Üniversitesine İlahiyat Fakültesinin kurulmasını sağlayarak ilk dekanı olmuştur. İngilizce ve Fransızca dahil beş dil konuşuyordu. Yazdığı onlarca kitap ve yüzlerce makale ile İslamı doğruları ile anlatan bir ilahiyatçıydı. Bütün anlattıklarını Kuran’ın ayetlerine ve peygamberin hadislerine dayandırmıştı. Kısa ömrüne sığdırdığı bunca çabaları ile görevini yaparak bu dünyadan göçtü. Benden küçük olmasına rağmen ellerinden öperim.

            Allah rahmet etsin, ruhun şad olsun Sayın Hocam.

Saygılarımla.

27. 06.2016

Mehmet Tapar

 

Emekli Öğretmen