BİZ BİLİNCİ İLE DOLU KIZIM

Sevgili Kızım ,

Biliyorsun ki kendimden bahsederken “ Ben” demeyi sevmem ve “”Biz” derim. Kendimden bahsederken insanların “ Siz  kimsiniz ? Kaç kişisiniz?” diye sorması garibime gider. Bencilliğin ve bireyselliğin çok ön plana çıktığı günümüzde  kendimizden  bahsederken “Biz” diye bahsetmemiz o yüzden insanların garibine gider. Ama işin doğrusu  “Ben” ve “ sen “ kavramları olmamalı ve  “biz “ ve “siz” kavramlarını  hayatımızda kullanmalıyız ki hem kendimize hem de karşımızdaki insana olan saygımızı kaybetmeyelim.

Canım kızım ,

İşte bu mektubumda sana  “Biz bilinci” ve” siz bilinci” nin ayrıntılarını anlatarak okuman ve hayatında uygulaman halinde hayatta ne kadar başarı sağlayacağını gösterecek.

Canım kızım, bir tane gülüm,

Bu yazdıklarımı sizlere öğüt ve  özel şeyler olduğunu zanneden çoktur. Bu mektuplar şahsi olmaktan çok  insanların , sen yaşta kızların hatta , okuyan ama doğru okuyan ve anlayan herkes için rehber niteliğinde olabilir. Kimisi için de benim sadece sana yazdığım ve kimseyi ilgilendirmeyen   özel bir  mektubum gibi algılanabilir. Bizler okuyanların “algılama dünyasına “ giremeyeceğimiz ve insanların “ nasıl algılayacağı” konusunda  müdahale de edemeyeceğimiz için isteyen istediği şekilde anlar .

Canım kızım,

“Biz bilinci” nedir? Onu sana anlatmak ve tarif etmek isterim önce.

Biz Bilinci: Sen ve ben farklı  fakat onur, farklı anlam ve insan hakları yönünden eşitiz. Bu bilinç içinde olan insan şöyle düşünür.” Sürekli etkileşim içinde birbirimize gereksinim duyarız. Benim kazanabilmem için seninde kazanabilmen gerekir. Senin kaybın uzun vadede benim de kaybım demektir”

Canım kızım,

İşte bu yüzden ben sana mektuplarımı bir baba- kız mektubu olmaktan ziyade daha çok arkadaş – kardeş mektubu olarak  yazmakta ve bunları size sevgi ile sunmaktan gurur duymaktayım.

Canım kızım,

Yaşımdan dolayı bazen bana amca diyenlerde olmakta . Ben amca, dayı  gibi kavramları yaş farkı olarak algılarım . İnsanlarda yaşa önem vermediğimden dolayı da ağabey kavramı bana daha samimi daha içten gelir. Amca,dayı kavramları resmi iken bana  ağabey kavramı daha sevgi dolu gelir. Bu yüzden de saygıya dayanan resmiyetten çok sevgiye dayalı samimiyeti tercih ederim.

Canım kızım,

Pek çok anne ve baba, çocuklarımız şımarmasın, bir disiplin içinde olsun diyerek çocuklarının kendisinden korkmasını isterken, bilmeden çocuklarını sevgiye ihtiyacı olduğunu da düşünemeden  ilerleyen yaşlarında çocuklarının kendilerinden koparak ya arkadaş çevrelerinde kötü alışkanlıklar edinmesine, ya da aileden soğuyarak  kendisine çok faydası olmayacak  arkadaş çevresi edinerek , okumak öğrenmek gelişmek yerine zamanı kendilerine fayda  sağlamayacak şeylere ayırarak  ileriki hayatlarını da zora sokarlar. Aileden hakiki manada sevgi görenler ise aileden zor uzaklaşırlar.

Canım kızım , bir tane gülüm,

Ben bilincinin karşısında sen bilinci vardır ki bu  “ ben bilmem, sen bilirsin” tavrıdır ve  bu bazen gençler arasında arkadaşlarına davranışları ile açıkça gösterilir. Bazı insanlar sen bilinci ile arkadaşları veya öğretmenleri veyahut   başka birine karşı bu tavrı takınırlar ki , kendi düşünceleri, yaşam tarzları ve  hayatları hiçe  sayarlar. Bazen duyarız “ O arkadaşım için  canımı veririm” derler. Halbuki  biz arkadaşımız için değil, kendimiz için yaşamaktayız. Bu yüzden de  atalarımız “önce can sonra canan” dememişler boşuna .

Canım kızım, dikensiz gülüm,

Sen bilincini, ben bilincini aşarak “biz bilinci”nde toplanırsak o zaman aramızda sevgi ve saygı son noktaya gelerek yaşamanın ve insan olduğumuzun bilincine ermiş oluruz.

Canım kızım,

Hayat bizlere her güzelliği sunar. Bizlere kötülükleri veya iyi kötü arasında farkı  fark edebilmemiz için bir akıl da sunar. Artık bunlar arasında seçim yaparak hayatımızı güzelleştirmek ve çirkinleştirmek için bizler çaba harcarız. Bizlere  yön vermek yol göstermek bahanesi ile bizlerin saflığından faydalanarak olmamış şeyleri olmuş gibi göstererek  kendi yanlışlarına bizleri alet etmek isteyenlerde olacak hayatta bunlar bazen kendi çocuklarımız , yakınlarımız bile olur. İşte bu yüzden de  dikkatli olmak insanların söyledikleri “seni seviyorum” laflarının bile gerçeği yansıtıp ansıtmadığına bakmamız lazım. Yani hayatı ince eleyerek sık dokumamız lazım.

Canım kızım,

Hayatta güçlü olmak lazım. Bu da özgüvenle olur. Güçlü insan  sen bilincini aşarak “ Ben bilirim, benim elimden gelir, benim aklım erer” diyerek eyleme geçen insandır. Sen bilincini terk eden bir kız her zaman hayattaki zorlukların da üstesinden gelerek , önce derslerinde üstün başarı göstermeye bakacak, ama okuduklarını öğrendiklerini hayatta da uygulayarak, gerektiği zaman anlamadıklarını babalarına annelerine sorarak ve hata yaptıkları zaman da hemen hatalarından ders alarak ve hatalarını hayat derslerine   dönüştürür.

Canım kızım benim gül bahçem,

Okulunda gerçekten başarılı olan ve bilinçlenen insan kendisini kullanmak isteyen ve “ sen bilincini” kendisine uygulamak isteyen kız ve erkek arkadaşlarına karşı uyanık olur. “ sen bilmezsin ben bilirim” diye yaklaşanlara güçlü insan  mesajı vererek cevap verir. Zaten güçlü olan insanlara da  sen bilincindeki insanlar kolayca yaklaşamaz. Sen de zaten bunun bilincindesin.Sen istemediğin müddetçe sana kimse kötülükte bulunamıyor. Daha 10 yaşına bile basmadan bunun bilincine ermen beni sevindirmekte işte.

Canım kızım benim kızım,

Bizler aynı zamanda  hayatta güçlü insan olmak yanında etkili yaşam gücüne de sahip olmalıyız. Etkili yaşam ilkesine sahip insan ise kısa vadeli olan ile uzun vadeli olanı birbirinden ayırarak  kısa vadeli hedeflerine ulaşırken senin gibi mesela bu sene  derslerimde geçen seneye nazaran daha başarılı olacağım derken , bir yandan da  hedef belirleyerek hangi lisede okuyacağı, hangi mesleğini yapacağını da düşünür.

Canım kızım , güzelim,

Hayatımız bizlere rast gele verilmedi. Hayatımızı şekillendirmek her zaman olmasa da bizim elimizde olan şeyler. Bazen bakarız ki kendi hayatını şekillendiremeyen insanlar  en yakın insanların hayatlarını şekillendirdiklerini iddia ederek   kendilerini züğürt tesellisi içinde bir ruh haline sokarlar. Bu gülünç duruma düşmemek için başkalarından , başkalarına yardımlarımızdan çok hayatta kimseye muhtaç olmamak ve insanlar ile  güçlü insan  rollerimizi güçlü olarak yaparak hayatımızı  güzellikle geride güzel evlatlar ve eserler bırakarak   tamamlamaya bakmak en güzel insanlık olacak. Belki mevki ve makama dayalı şeyler bitecek bırakacağımız evlatlar ve eserler öldükten sonra bizim şahsiyetimizi yansıtmaya devam edecek.

Canım kızım, hayatımın gülü,

Benim eserim de sen olacaksın, ağabeyin olacak. Sizlere hayatın zorluklarını  yenmeniz için  yazdığım ve belki ilerde sizlerden çok başkalarının faydalanacağı bu mektuplar, her gün severek kucakladığımız sevgimiz olacak. Sizinle geçirdiğimiz güzel günler olacak ve ilerde “ ahh babam, canım babam ne güzel şeyler yazmış” bize diyeceğin günleri de bugünden candan gönülden hissederek tebessümle bu mektupları yazmaya devam etmekteyim.

Canım kızım bir tanem,

 

Hayatımızı hep beraber güzellikle devam etmeye bakalım. Ben yazarak siz ise bizleri severek el ele güzelliklere….