ENGELLİ BAHANE ÜRETMEMELİ

       Değerli engelli Kardeşim,

       Engelliler haftası etkinliklerinde, görme engelli bir bayan arkadaşımızla tanışmıştım. Konuşma sırasında “Eskiden engelli olmamdan dolayı utanırdım. Şimdi ise engelli olmaktan gurur duyuyorum” dedi. Bu çok güzel bir farkına varıştı. Benimle aynı duyguları paylaşan bu güzel düşünceli kardeşimizi bu güzel düşüncesinden dolayı ödüllendirmek lazımdı ve yanımda olan “Engelleri Aşanlar” kitabımı hediye ettim. Baktım ki engelli olarak hayata pozitif baktığımız zaman hayat ta bizlere cömertçe başarıları veriyor. Olaylara olumlu bakmak, hayatımıza kalite getirerek mutlu olmamızı da sağlıyor.

       Değerli Kardeşim,

       Hitaplarımda engelli olmamızı vurgulamamız, bazı engelli olmayan insanlar tarafından” Bu kadar engelli olmanızı vurgulamanız bazı engelli arkadaşlarınızı rahatsız etmez mi” diye sormasına sebep oluyor. Ben de onlara   “ Rahatsız olmak engellilikle alakalı değil. İnsan olmakla, insanın mizacı ile alakalı olan şey. Bu yüzden rahatsız olanda olur olmayanda. Bizim amacımız başkasını rahatsız etmek değil, bilakis mektuplarımızla “Engellilerle sağlamların birlikte yaşama kültürü oluşması” için onların farkındalıklarına dikkat çekmek için bunu vurguluyorum. Bizim niyetimiz iyi olduktan sonra başkaları da ne niyetle olaya yaklaşıyor artık bu bizim sorunumuz değil. Rahatsız mı olurlar, destek mi olurlar, köstek mi olurlar?” bu onların sorunu.

     Değerli Kardeşim,

      Bundan sonra başlık ve ilk hitaptan sonra engelli olmamızdan bahsetmeyerek kardeşliğimizden bahsedelim sadece. Bu da kimseyi üzmez sanırım.

      Değerli Kardeşim,

 Bugünkü konumuz “Engelli bahane üretmemeli”. Yani engelli insan hayatta tutunabilmek için bahane üretmek yerine, ezilmeden iş üretmek, değer üretmek ve kendisine gerçek manada değer veren arkadaşlarını da anlayarak, onların yol göstermelerini dikkate alarak yoluna devam etmelidir. Nasıl mı? Hayatımdan örnek vereyim mi?

       Değerli Kardeşim,

       Ben işitme engelliyim. Hiç duymam. Normal okullarda okudum. Kitap okumayı sevmediğim zaman okulda başarısız olurken kitap okumayı sevince ve bir konuyu anlamadığımda tekrar tekrar okuyunca anladığımın farkına vardım. Zaten engelli olmayanlarda bir konuyu tekrar tekrar çalışarak başarıyı yakalamıyorlar mı? İşte bahane üretmeden “Anlamıyorum” demeden anlayana kadar çalışmak bahane üretmeyi terk etmektir. İnsan sabrederse alışınca zaten kolay geliyor. İş alışmakta. Şunu bilmeli ki başarılı olmakta ısrar etmek, er ya de geç başarıyı getiriyor insana.

       Değerli Kardeşim,

       Çalışkan olmak istiyorsak kendimizi tembel arkadaşlarımızdan uzak tutarak bizi çalışkanlığa teşvik edecek ve hatalarımızı da yüzümüze ama kimsenin olmadığı ortamlarda söyleyerek doğrunun da ne olduğunu söyleyecek arkadaşlar bulmak ve onlara gerçek manada değer vermek anlamak lazım. Gerçek dost sadece sözle yardım etmez aynı zamanda kitaplar, dergiler ve bize faydalı olacak ufak tefek ama manevi değeri olan hediyeler veren insandır da aynı zamanda. Ancak çevremde gözlemlediğim zaman engellilerin sanki her yazı her söz aleyhlerinde imiş gibi algı oluşturduklarına üzülerek şahit oluyorum bazen.

      Değerli Kardeşim,

       Engelli insan, bahane üretmeyi bıraktığı gibi olayları ve insanları doğru algılamayı da öğrenmelidir. Herkes hata yapar. Engellilerde hata yapar.  Toplumumuzda  “ Engelli yanlış düşünür, çok hata yapar” önyargısı ne kadar yanlış ise engelli kardeşlerimizde bazılarının “Biz engelliyiz her hatamız bağışlanır, biz özür dilemeyiz” düşüncesi de yanlıştır. Tersine hata yapan engelli hatasında  hemen özür dilemesini  bilecek ve iyilik gördüğü zaman da   teşekkür etmesini, bilecek  ki  toplumumuzda  zaten var  olan engellilere karşı önyargıyı da   böylece yıkmış  olacağız.Yani toplumu suçlamadan  toplumda bizlere de sevgi gösterene  daha çok sevgi göstererek  bizi  anlamayandan da  uzak kalarak  bu tepkimizi veya  takdirimizi medeni şekilde yapacağız ki, “Birlikte yaşama  kültürü “ oluşmasına  katkımız  büyük olsun.

     Değerli Kardeşim,

     İnsanlar maddi şeyleri ile değer kazanıyor gibi görünse de, zengine sevgi genelde yapaydır. İnsana sevgi, yapmacıksız sevgi öldükten sonra da devam eder. Sırf zengin olduğundan saygı duyulan insanlar ölünce unutuluyor ama zenginliğini fakir ve engelli insanlar ile paylaşan ki  ‘çok zaman zenginliği ben sevgi ve bilgi zenginliği olarak algılarım.’ Unutulmuyor.  Örnek vermek gerekirse tarihte unutulmayan insanların hayatına bakmak yeterli. Ben isim vermem gerekirse görevi sırasında herkes sevgi ve bilgisini sunan, samimiyetle sunan Recep Yazıcıoğlu’nu hatırlatmak isterim. Çok genç insan O’nu hiç görmemişler ama anne ve babalarından yazılardan filmlerden onu tanıyarak sevebiliyorlar. İşte zenginlik budur.Bu da insanı katıksız sevmek ve insana sadece insan olduğu için yani “Yaratılanı  hoş gördüm ve sevdim yaratandan ötürü” anlayışının  sonucu.   

     Değerli Kardeşim,

      Biz bahane üretmekle hiç bir şey kazanamayız. Sadece kendimizi kandırmış olmakla kalmayıp çevremizde de  “bahane üreten engelli”  olumsuz imajı aşılamış oluruz. Bu yüzden bahane üretmeden bizi gerçek manada seven engelli ve engelli olmayan insanlardan haya yapmışsak özür dileyerek ve teşekkür ederek yolumuza devam edelim.

      Değerli Kardeşim,

      Mektubumuzun sonuna gelmişken duamıza herkesi “amin” demeye davet ederek duamızı beraber yapalım.

 

    “Allah’ım bizi bir imtihan ederek engelli yarattın. Bunu neden yaptığını sen bizden daha iyi bilensin. Biz halimizden şikayet etmiyoruz. Her şeyi bilen sen bunda da bir hikmet bahşetmişsindir. Buna rağmen anlayışsız cahil insanlar arasında bizi savunmasız bırakma. Bizi azimli kıl,  bahane üreten değil, çare üreten ve anlayan insan yap. Bu gücü bize bağışla sen bağışlayanların en büyüğüsün. Bahane üretmek şeytanın işidir. Sen bizi şeytandan koru. Bizi şeytanı musallat etme. Bizi güzel şeyler öğütleyen meleklerinle destekle. Bizi bu dünyada yardımsız bırakma. Bize şah damarımızdan daha yakın olan sen bizi de çalışmaya, okumayı sevmeye alıştırırsın. Sonsuz rahmetin, sevgin bizlere verdiğin değeri biliyoruz. Dünyada her şeyden çok sevdiğimiz sen bizi güçsüz bırakmazsın. Beni  annemi babamı eşim ve çocuklarımı ve dünyadaki tüm engelli kardeşlerimi  sen af eyle. Bağışla ve  bizi azmimizde  daim kıl. Amin.”